- Katılım
- 20 Nis 2014
- Mesajlar
- 10
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 48
Merhaba arkadaşlar,
Tanışma sayfasında bahsettiğim üzere bir yazı hazırlamaya karar verdim. Yazıyla ilgili beklentileriniz yüksek olmasın, amatör bir yazı olacak önce onu belirteyim special_zik Daha sonra aklınıza takılan bir şey olursa cevaplamaya çalışırım. Hepimizin bildiği gibi aracın huyunu suyunu öğrenmek zamanla mümkün oluyor. Bu sebeple yazıyı yeri geldikçe güncellemeyi düşünüyorum.
Öncelikle eski aracımdan bahsedeyim (eski demeye dilim varmıyor). 2008âde Astra HB enjoy H kasa 1.3 CDTI ve 90 HP ile tanıştım Opel ailesiyle. Aslında ilk aracım demek daha doğru olur. Araç kullanmayı onunla öğrendim desem yeridir. Ölkeninin kuzeyinden güneyine beni hiç üzmeden ulaştırdı. Uzun yolda 6.vites rahatlığı ve yakıt ekonomisi ile gerekse yol tutuşundaki güvenli duruşuyla doğru bir tercih yaptığımı defalarca kanıtladı. Aslında 2014 şubatâa kadar aracımı değiştirmeyi ciddi olarak düşünmemiştim. Ta ki opelâin geliştirdiği 1.6 dizel 136 hpâlik motorunu zafiraâdan sonra astraya da uyguladığını duyana kadar victoryy
Kendi fikrimdir, eski aracımda gözlemlediğim eksiklikler şunlardı (sıralama önemsiz) :
- HB araç olduğu için artan bagaj ihtiyaçlarım (8 yaşında ikiz kızlarım var, her birinin ayrı bavulu
). Tatile gidişlerde yer sorunumuz oluyordu.
- Kırmızı ışıklardan sonra sanki hızlanırken nazlanma (yakıta acımazsanız fişek gibi kalktığını da bilirim :-[).
- Yokuş yukarı tırmanışlarda durup yeniden kalktığımda birinci vitesi ne kadar devirlendirsemde ikinci vitese attığımda oluşan aracın bayılması.
- Biraz eğimli bir yolda kalkış sırasında klima açıksa ve devirlendirmeden kalkmaya çalışırsam stop etmesi(aslında bu birazda kullanımla ilgili, bu tür durumlarda aracı iyice bir devirlendirip hareket etmeyi refleks edindim).
- Bir üst viteste iken hız biraz düşse toparlanmadaki isteksizlik, mecburen bir alt vites geçişi.
- Aslında aracıma o kadar çok alıştımki elim başka bir eksi durum yazmaya gitmiyor. Bu da bir eksiklik dft012
Bunun haricinde artıları ; vergisi, yakıt eknomisi (özellikle uzun yolda, şehir içi 5.0-6.6 yı gördüm), sağlamlığı ve yol tutuşu, güvenlik hissi. Güney Koreâli kardeşlerin marka vermeyecem sedan 1.6 dizel manuel aracını kullandıktan sonra aracımın yol tutuşuna bir kez daha saygı duydum.
Bütün bunlar neticesinde, 6 yıl sonra yeni araç arayışına girdim. Toyada coralla, skoda octavia, jetta hepsini inceledim. İçlerinden octaviaâyı çok beğendim. İnternette bi yerde okuduğum ve beğendiğim bir yorum vardı octavia için: âOctavia tavsiye rekortmenidir, x ise satış dancee ) 7 ileri dsg , 1.6 tdi , 105 hp, elegance donanımı ciddi olarak almaya karar verdim. Aracın bagaj hacmi, arka koltuk diz mesafesi, ses sistemi ve donanımı rakiplerine göre oldukça dolu bir araç. 12 Nisanâda ailemi de alıp, beğendiğim araç için son kez onlarında fikirlerini almak için octavia bayisine gittik. Kızlarım arabanın içine bayıldılar. Son kararı vermeden, bir de opele gidelim bakalım dedik. 136 Hpâlik araçlar showroomda yerlerini almıştı, bu benim için süpriz oldu. Hemen sedana yöneldim, gerek dış ve gerekse iç tasarımla aile meclisi son kararını opelden yana kullandı. Bense bir test sürüşü yapmadan karar vermek istemedim. Kısa bir test sürüşünden sonra elbette karar vermem zor olacaktı. Ancak araçta bir şey vardı , dizginlenmiş bir güç hissi. Birinci vitesten ikiye göz açıp kapayıncaya kadar geçtim, devirlenme ve hızlanma ivmesi çok iyiydi. O akşam araştırmalarımı internetten tamamladım. Bir iki yorum ve bir arkadaşın yaptığı test haricinde bir bilgi yoktu yerli sitelerde. Benzerleri arasında kağıt üzerinde bile bu güçte bir motorun olmaması, ailemin bu aracı daha çok beğenmesi (onlar sedan kasanın dış ve iç güzelliğine kapıldılar), benimde zaten bir opel sahibi olmam kesin kararımı vermeme neden oldu.
Fiyat/performans benim için elbette birinci sırada olan bir kriterdir. C sınıfı araçlarda hangi marka olursa olsun birbirine benzer fiyat ve donanım aralığındalar. Aralarında fark çok az oynadığı için ilk görüşte içine sinecek bir araç ön plana çıkıyor bu durumda. Diğer markaların benzer araçlarının artı ve eksilerini değerlendirip, puanladığımda Opel astra J sedan 1.6 dizel 136 hp sport + stil paketi seçmiş oldum.
şimdi gelelim yeni aracın incelemesine. Öncelikle J kasa sedan 2012 den beri var ve pek çoğunuz aşağıda yazacaklarımı zaten biliyorsunuz. Benim için yeni ve farklı oldukları için belirttim bazılarını.
- Ön konsoldaki sert plastik miktarı önceki aracıma göre daha fazla. Açıkçası ben eski aracımın ön konsol kalitesini daha başarılı buldum.
- Saklama yerleri çok iyi, önceden cüzdan ve telefonları kapı koluna sıkıştırırdım. Bunda böyle bir sorun yok, ıvır zıvır koymak için gerekli alanlar yeterli. Gözlük kabı olsaymış iyi olurmuş (octavia da var).
- Stil pakette 7â renkli ekran geliyor. Dokunmatik değil, HB kasada geri görüş kamerası varmış. Sedanda da olsaydı güzel olurdu.
- Stil pakette intelilink özelliği geliyor. Cep telefonundan(note 2) müzikleri bluetooth üzerinden denedim, başarılı bir şekilde çalıyor. Araç üzerinden cep telefonu ile görüşme yapılabiliyor. İki farklı telefon ile haberleşebililir mi denemedim, en kısa zamanda deneyecem.
- Stil pakette 7 hoparlör var. Ses uzmanı değilim, ama önceki aracıma göre daha renkli ses sistemi var.
- USB üzerinden henüz deneyemedim, hafta sonu deneyip sonuçları yazarım. Özellikle müzik, fotoğraf ve film oynatıyor mu diye merak ediyorum.
- Sunroof ilk kez kullanıyorum. İki şekilde kullanmak mümkün. İlki açılı bir şekilde sunroof yukarı kalkıyor, diğeri de tamamen açılıyor. Öocuklarım daha çok beğendiï
- Bagaj hacmi kitapçığa göre 420 lt. Dün ilk kez denedim, kızların okul çantaları, benim fotoğraf makinam, laptop çantam ve alış veriş torbaları ile HB bagajından sonra salon gibi geldi ;D
- Elektronik park frenini beğendim, yukarı bir tık çekiyorsun park freni devreye giriyor. Frene basılarak bir tık öne itiyorsun, devreden çıkıyor.
- Yokuşta kalkış desteğini denedim. 1.5-2 saniye kadar viteste iken ayağını frenden çekince aracı tutuyor. Aracı hareketlendirmek için yeterli gibi, ama en az 3 sn olsaymış daha iyi olurdu.
- Start stop sistemi çok yamanï Araç durduğu anda tak diye devreye giriyor. Hız göstergesinde ibre auto start/stop yazısı üzerinde duruyor. Debriyaja basıldığı anda hemen motor çalışıyor. şehiriçi trafikte farkını hissettirecek gibi. Ancak uzun yolda devreden çıkartabilirim, malum turbo meselesi. Ancak adamlar bunu yaptığına göre böyle bir sorun olacağını tahmin etmiyorum. Tek tuşla devreden çıkıyor (eco tuşu).
- Sürücü koltuğu sport donanımda cosmoya göre daha rahat geldi bana. Ama cosmo daki standart özellikleri de isterdim. Xeon ve afl, alarm gibi özellikler güzel. Aradaki fiyat farkına değmeyeceğini ve bütçeyi daha da aşmamayı düşündüğümden sport seçtim. Ama katlanabilir aynaların opsiyon değilde standartta olması çok daha iyi olurdu.
- Hatch backâden sonra sedan boyutlarına geçişte optik görüşe alışmam gerekecek.
- Forumda OGS nin takılacağı yer ile ilgili bilgiler vardı. Başarabilirsem en kısa zamanda önceki araçtan söktüğüm OGSâyi yeni yuvasına takacam.
- Genelde eski aracım 110-120 den sonra yol sesini içeri verirdi. Bunda daha deneyemedim.
- Lastikler continental eco contact 5, önceki aracımda bridgestone. Aradaki fark nedir bilmiyorum, kullandıkça görecem.
- Torpido gözü h kasada iki bölmeli ve soğutucu özellikliydi. Bu tekli çekmece şeklinde sanırım soğutucu özelliği yok.
Gelelim 136 beygirlik motora questionnn
Arkadaşlar, daha rodaj süresinde olduğumdan ve şuana kadar şehiriçinde kullandığımdan 3.vitesten yukarısını henüz görmedim desem yeridir. Hafta sonu 100 kmâlik bir şehirdışı yol yapacam oradaki deneyimlerimi de paylaşırım.
- şehiriçinde, kalkışlarda nazlanma yok, araç fırlayıp gidecek hissi veriyor (gidiyor da zaten). 0-100 km sürelerindeki saliselerle uğracak yaşta değilim, sorumluluklarım varï 1.3 90 hpâye göre yorumluyorum.
- Birinci vitesten sonra hemen ikiye attığımda önceki aracımda bir yığılma olurdu, bunda öyle bir şey yok, toplayıp gidiyor.
- Araç ruhsata göre 1503 kg ağırlığında tosun gibiï Yakıt tüketimi için bir şey söyleyemem çok erken. Teslim aldığımda ortalama 9.1 lt gözüküyordu (4 km). Değerleri sıfırlamayı dün başardım. Ancak tahminim 5.5-6.5 âe inecektir.
- Bu motor gerçekten sessiz, önceki de çok sesli sayılmaz dı ama onun seni dışardan yavru aslan kükremesi gibi fark ettirirdi kendini.
- 1.3 90 hp ye göre alıştığım bir sürüş stilim olduğu için sık sık vites yükselt uyarısı alıyorum ï
- Klima açıkken kalkış denedim, hiç bir sorun görünmüyor.
- Yokuşta kalkış denedim, devirlenmede ve ivmelenmede bir sorun görünmüyor.
- Frenlemede önceki aracıma göre bir fark göremedim, sorun yok görünüyor.
Benim naçizane tespitlerim şimdilik bu kadar. İlerleyen günlerde aracı daha çok kullandıkça yeni deneyimlerimi ve gözlemlerimi yazmaya çalışırım. Sizlerin soruları olursa, elimden geldiğince cevaplarım.
Allah herkese gönlündeki ve daha iyilerini nasip etsin. Kazasız belasız sürüşler dilerim.
Syg.
Tanışma sayfasında bahsettiğim üzere bir yazı hazırlamaya karar verdim. Yazıyla ilgili beklentileriniz yüksek olmasın, amatör bir yazı olacak önce onu belirteyim special_zik Daha sonra aklınıza takılan bir şey olursa cevaplamaya çalışırım. Hepimizin bildiği gibi aracın huyunu suyunu öğrenmek zamanla mümkün oluyor. Bu sebeple yazıyı yeri geldikçe güncellemeyi düşünüyorum.
Öncelikle eski aracımdan bahsedeyim (eski demeye dilim varmıyor). 2008âde Astra HB enjoy H kasa 1.3 CDTI ve 90 HP ile tanıştım Opel ailesiyle. Aslında ilk aracım demek daha doğru olur. Araç kullanmayı onunla öğrendim desem yeridir. Ölkeninin kuzeyinden güneyine beni hiç üzmeden ulaştırdı. Uzun yolda 6.vites rahatlığı ve yakıt ekonomisi ile gerekse yol tutuşundaki güvenli duruşuyla doğru bir tercih yaptığımı defalarca kanıtladı. Aslında 2014 şubatâa kadar aracımı değiştirmeyi ciddi olarak düşünmemiştim. Ta ki opelâin geliştirdiği 1.6 dizel 136 hpâlik motorunu zafiraâdan sonra astraya da uyguladığını duyana kadar victoryy
Kendi fikrimdir, eski aracımda gözlemlediğim eksiklikler şunlardı (sıralama önemsiz) :
- HB araç olduğu için artan bagaj ihtiyaçlarım (8 yaşında ikiz kızlarım var, her birinin ayrı bavulu

- Kırmızı ışıklardan sonra sanki hızlanırken nazlanma (yakıta acımazsanız fişek gibi kalktığını da bilirim :-[).
- Yokuş yukarı tırmanışlarda durup yeniden kalktığımda birinci vitesi ne kadar devirlendirsemde ikinci vitese attığımda oluşan aracın bayılması.
- Biraz eğimli bir yolda kalkış sırasında klima açıksa ve devirlendirmeden kalkmaya çalışırsam stop etmesi(aslında bu birazda kullanımla ilgili, bu tür durumlarda aracı iyice bir devirlendirip hareket etmeyi refleks edindim).
- Bir üst viteste iken hız biraz düşse toparlanmadaki isteksizlik, mecburen bir alt vites geçişi.
- Aslında aracıma o kadar çok alıştımki elim başka bir eksi durum yazmaya gitmiyor. Bu da bir eksiklik dft012
Bunun haricinde artıları ; vergisi, yakıt eknomisi (özellikle uzun yolda, şehir içi 5.0-6.6 yı gördüm), sağlamlığı ve yol tutuşu, güvenlik hissi. Güney Koreâli kardeşlerin marka vermeyecem sedan 1.6 dizel manuel aracını kullandıktan sonra aracımın yol tutuşuna bir kez daha saygı duydum.
Bütün bunlar neticesinde, 6 yıl sonra yeni araç arayışına girdim. Toyada coralla, skoda octavia, jetta hepsini inceledim. İçlerinden octaviaâyı çok beğendim. İnternette bi yerde okuduğum ve beğendiğim bir yorum vardı octavia için: âOctavia tavsiye rekortmenidir, x ise satış dancee ) 7 ileri dsg , 1.6 tdi , 105 hp, elegance donanımı ciddi olarak almaya karar verdim. Aracın bagaj hacmi, arka koltuk diz mesafesi, ses sistemi ve donanımı rakiplerine göre oldukça dolu bir araç. 12 Nisanâda ailemi de alıp, beğendiğim araç için son kez onlarında fikirlerini almak için octavia bayisine gittik. Kızlarım arabanın içine bayıldılar. Son kararı vermeden, bir de opele gidelim bakalım dedik. 136 Hpâlik araçlar showroomda yerlerini almıştı, bu benim için süpriz oldu. Hemen sedana yöneldim, gerek dış ve gerekse iç tasarımla aile meclisi son kararını opelden yana kullandı. Bense bir test sürüşü yapmadan karar vermek istemedim. Kısa bir test sürüşünden sonra elbette karar vermem zor olacaktı. Ancak araçta bir şey vardı , dizginlenmiş bir güç hissi. Birinci vitesten ikiye göz açıp kapayıncaya kadar geçtim, devirlenme ve hızlanma ivmesi çok iyiydi. O akşam araştırmalarımı internetten tamamladım. Bir iki yorum ve bir arkadaşın yaptığı test haricinde bir bilgi yoktu yerli sitelerde. Benzerleri arasında kağıt üzerinde bile bu güçte bir motorun olmaması, ailemin bu aracı daha çok beğenmesi (onlar sedan kasanın dış ve iç güzelliğine kapıldılar), benimde zaten bir opel sahibi olmam kesin kararımı vermeme neden oldu.
Fiyat/performans benim için elbette birinci sırada olan bir kriterdir. C sınıfı araçlarda hangi marka olursa olsun birbirine benzer fiyat ve donanım aralığındalar. Aralarında fark çok az oynadığı için ilk görüşte içine sinecek bir araç ön plana çıkıyor bu durumda. Diğer markaların benzer araçlarının artı ve eksilerini değerlendirip, puanladığımda Opel astra J sedan 1.6 dizel 136 hp sport + stil paketi seçmiş oldum.
şimdi gelelim yeni aracın incelemesine. Öncelikle J kasa sedan 2012 den beri var ve pek çoğunuz aşağıda yazacaklarımı zaten biliyorsunuz. Benim için yeni ve farklı oldukları için belirttim bazılarını.
- Ön konsoldaki sert plastik miktarı önceki aracıma göre daha fazla. Açıkçası ben eski aracımın ön konsol kalitesini daha başarılı buldum.
- Saklama yerleri çok iyi, önceden cüzdan ve telefonları kapı koluna sıkıştırırdım. Bunda böyle bir sorun yok, ıvır zıvır koymak için gerekli alanlar yeterli. Gözlük kabı olsaymış iyi olurmuş (octavia da var).
- Stil pakette 7â renkli ekran geliyor. Dokunmatik değil, HB kasada geri görüş kamerası varmış. Sedanda da olsaydı güzel olurdu.
- Stil pakette intelilink özelliği geliyor. Cep telefonundan(note 2) müzikleri bluetooth üzerinden denedim, başarılı bir şekilde çalıyor. Araç üzerinden cep telefonu ile görüşme yapılabiliyor. İki farklı telefon ile haberleşebililir mi denemedim, en kısa zamanda deneyecem.
- Stil pakette 7 hoparlör var. Ses uzmanı değilim, ama önceki aracıma göre daha renkli ses sistemi var.
- USB üzerinden henüz deneyemedim, hafta sonu deneyip sonuçları yazarım. Özellikle müzik, fotoğraf ve film oynatıyor mu diye merak ediyorum.
- Sunroof ilk kez kullanıyorum. İki şekilde kullanmak mümkün. İlki açılı bir şekilde sunroof yukarı kalkıyor, diğeri de tamamen açılıyor. Öocuklarım daha çok beğendiï
- Bagaj hacmi kitapçığa göre 420 lt. Dün ilk kez denedim, kızların okul çantaları, benim fotoğraf makinam, laptop çantam ve alış veriş torbaları ile HB bagajından sonra salon gibi geldi ;D
- Elektronik park frenini beğendim, yukarı bir tık çekiyorsun park freni devreye giriyor. Frene basılarak bir tık öne itiyorsun, devreden çıkıyor.
- Yokuşta kalkış desteğini denedim. 1.5-2 saniye kadar viteste iken ayağını frenden çekince aracı tutuyor. Aracı hareketlendirmek için yeterli gibi, ama en az 3 sn olsaymış daha iyi olurdu.
- Start stop sistemi çok yamanï Araç durduğu anda tak diye devreye giriyor. Hız göstergesinde ibre auto start/stop yazısı üzerinde duruyor. Debriyaja basıldığı anda hemen motor çalışıyor. şehiriçi trafikte farkını hissettirecek gibi. Ancak uzun yolda devreden çıkartabilirim, malum turbo meselesi. Ancak adamlar bunu yaptığına göre böyle bir sorun olacağını tahmin etmiyorum. Tek tuşla devreden çıkıyor (eco tuşu).
- Sürücü koltuğu sport donanımda cosmoya göre daha rahat geldi bana. Ama cosmo daki standart özellikleri de isterdim. Xeon ve afl, alarm gibi özellikler güzel. Aradaki fiyat farkına değmeyeceğini ve bütçeyi daha da aşmamayı düşündüğümden sport seçtim. Ama katlanabilir aynaların opsiyon değilde standartta olması çok daha iyi olurdu.
- Hatch backâden sonra sedan boyutlarına geçişte optik görüşe alışmam gerekecek.
- Forumda OGS nin takılacağı yer ile ilgili bilgiler vardı. Başarabilirsem en kısa zamanda önceki araçtan söktüğüm OGSâyi yeni yuvasına takacam.
- Genelde eski aracım 110-120 den sonra yol sesini içeri verirdi. Bunda daha deneyemedim.
- Lastikler continental eco contact 5, önceki aracımda bridgestone. Aradaki fark nedir bilmiyorum, kullandıkça görecem.
- Torpido gözü h kasada iki bölmeli ve soğutucu özellikliydi. Bu tekli çekmece şeklinde sanırım soğutucu özelliği yok.
Gelelim 136 beygirlik motora questionnn
Arkadaşlar, daha rodaj süresinde olduğumdan ve şuana kadar şehiriçinde kullandığımdan 3.vitesten yukarısını henüz görmedim desem yeridir. Hafta sonu 100 kmâlik bir şehirdışı yol yapacam oradaki deneyimlerimi de paylaşırım.
- şehiriçinde, kalkışlarda nazlanma yok, araç fırlayıp gidecek hissi veriyor (gidiyor da zaten). 0-100 km sürelerindeki saliselerle uğracak yaşta değilim, sorumluluklarım varï 1.3 90 hpâye göre yorumluyorum.
- Birinci vitesten sonra hemen ikiye attığımda önceki aracımda bir yığılma olurdu, bunda öyle bir şey yok, toplayıp gidiyor.
- Araç ruhsata göre 1503 kg ağırlığında tosun gibiï Yakıt tüketimi için bir şey söyleyemem çok erken. Teslim aldığımda ortalama 9.1 lt gözüküyordu (4 km). Değerleri sıfırlamayı dün başardım. Ancak tahminim 5.5-6.5 âe inecektir.
- Bu motor gerçekten sessiz, önceki de çok sesli sayılmaz dı ama onun seni dışardan yavru aslan kükremesi gibi fark ettirirdi kendini.
- 1.3 90 hp ye göre alıştığım bir sürüş stilim olduğu için sık sık vites yükselt uyarısı alıyorum ï
- Klima açıkken kalkış denedim, hiç bir sorun görünmüyor.
- Yokuşta kalkış denedim, devirlenmede ve ivmelenmede bir sorun görünmüyor.
- Frenlemede önceki aracıma göre bir fark göremedim, sorun yok görünüyor.
Benim naçizane tespitlerim şimdilik bu kadar. İlerleyen günlerde aracı daha çok kullandıkça yeni deneyimlerimi ve gözlemlerimi yazmaya çalışırım. Sizlerin soruları olursa, elimden geldiğince cevaplarım.
Allah herkese gönlündeki ve daha iyilerini nasip etsin. Kazasız belasız sürüşler dilerim.
Syg.