Hyundai Accent Era Hakkında Herşey + ( Değişiklikler)

Tigran

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
13 Eki 2013
Mesajlar
1,961
Tepki puanı
0
Yaş
27

Öncelikle herkese merhabalar

Kısa bir açıklama yapmak gerekirse özellikle internet ortamına bakıldığından Accent Era hakkında yanlış bilginin çok fazla olduğunu gördüm. Neyin ne olduğunu da kimse düzgünce bir köşeye yazamamış... Bende el atmak istedim. Bu araç hakkında hem bilgilendirme hemde azda olsa kullanırken de ne gördüysem , ne hissettiysem tarafsız bir şekilde becerebilirsem anlatıcam . :)

Aslında video çekmek istiyordum ama yeterli ekipmanım olmadığı için amatör bir çekim olacağını düşünüp yazılı ifade etmeyi daha mantıklı buldum.

Ufak ufak bilgilendirmeler yaparak başlayalım.

Bildiğimiz üzere bu araçlar 2006-2012 arasında üretildi. 2006'da başlayıp 2007'nin 2. yarısına kadar üretilen modeller ithal (Kore) olup devamında gelen modeller ise yerli olarak kaldı. İhtal ve Yerli arasında çok büyük farklar olmasada amortisör , yay , abs beyni , ana ünite (teyp) , aydınlatma grubu , kapı fitilleri gibi farklılıklar var. Bu farklılıkların getirdiği olumsuzluklardan bahsedersek ;

1- Mando (Yerli) marka olan amortisör grubu hem yol tutuşu hemde konfor anlamında Maysan ( İthal) marka amortisör grubundan bariz daha kötü ve bir o kadarda dayanıksız o sebeple ki ortalama 20.000 kilometre sonra lokurtu yapmaya , tümseklerde zıplatmaya çukurlarda pat,küt sesler çıkartmaya başlıyor.
2- Artek ( Yerli) marka olan ana ünitelerde de aynı sıkıntı var her zaman yapmasada arada sırada cd okumama , cd geri vermeme , radyodan cd'ye geçiş yapmama gibi problemleri var tabi ki normal olarak ithal olan cihazlarda bunların hiçbiri yok.
3- Yerli üretim olan aydınlatma grubunda da kalite farkı kendini gösteriyor. İthal olanlara kıyasla daha çabuk soluyorlar ve far motorları erkenden meftah oluyor. Bu sebeple ki piyasada gördüğümüz çoğu Accent Era'nın far grubu pırlanta gibi parlıyor :)
4- Kapı fitillerinde yine yerli olan modeller içeriye çok rüzgar sesi alıyor ve erkenden çatlaklar , yırtılmalar oluşmaya başlıyor ve vakti gelince özelliğini kaybedip arabayı yıkarken içeriye su almalara başlıyor.

# Kronik Sorunları :

Kronik sorun diyebileceğimiz turbo problemi var. Bu problem hem yerli hem de ithal olan kasalarda mevcut üretici de kendisi değil zaten. Garrett firmasının GT1544V diye bir modeli kullanılıyor ve bu turbo tam bir fiyasko internetten araştırdığım kadarıyla eski PSA'nın dizel motorlarında da aynı durum varmış özelliklede Ford'ta sebebide bu turbonun benzeri bir modelini kullanıyor olmaları. Bu durumdan kurtulmak neredeyse imkansız ne kadar dikkatli kullansanızda durumu sadece geçiktirmiş oluyorsunuz çünkü ortalama 100.000 kilometre civarında ıslık (ambulans sireni) sesine başlıyor... (Bu sebepleki vakti zamanında servis turbo değiştirmekten bıktığı için garanti kapsamındaki Era'lara yazılım atıp turbo devrini ve basıncını düşürdü :) )Bu sorundan kökten çözüm bulmak isteyen bir arkadaşımız çıkarsa sakın servislere yada turbocu arkadaşlara kanıp turboya balans ayarı yada rektefiye işlemi yaptırmasın hiçbir işe yaramaz sadece 500-600 lira paranız boşuna çöpe gider... Yerine Garrett firmasının Türkiye distiribitörü ile irtibata geçip turboyu ordan temin etmek daha mantıklı olur böylece hem daha ucuz hemde daha sağlıklı bir şekilde sorunu çözmüş olursunuz.

Birde her modelde olmasada (EPS) yani Elektrik Destekli Direksiyon sistemi olan Era'larda yaşanan bir sorun var. Bu sorunda kafaya takılıcak bir sorun değil çünkü Assan firması (EPS) sistemine ömür boyu garanti veriyor direksiyondan yana probleminiz varsa en yakın yetkili servise gidip durumu izah edebilirsiniz... Önce biraz burun kıvırsalarda parça değişimini daha sonra yapıyorlar.
Not : (EPS) 2006-2007 model olanlarda nadir de olsa 2008 modellerde ve Style donanım paketlilerde oluyor. Yine de aracınızda EPS olup olmadığını öğrenmek için kızdırma bujisi ve yağ filtresi simgesilerin olduğu sol kısma bakın orada EPS simgesi çıkıyorsa vardır çıkmıyorsa yoktur.

Devam edecek olursak en çok karıştırılan konulardan birisi de makyajlı kasamı ? makyajsız kasamı ?

# Makyajsız kasa 2006-2008 arası üretilen modeller.

# Makyajlı kasa olanlar 2009-2012 arası üretilen modeller.

Not: Bazı 2009'un 1. yarısına kadar üretilen modeller tam makyaj geçirmedi ama yinede makyajlandığı için makyajlı sınıfına giriyor.

# Birde 2010-2012 arası üretilen modellerde makyajlı kasalara ek bir kaç değişiklik yapıldı. Gösterge rengi mavi'den beyaz'a çevirildi. (Bununda sebebi galiba mavi rengin dikkat dağıtması. )Birde dizel (CRDi) ünite'nin Euro 5 normuna göre ayarlanması oldu buda performansı epey törpüledi.

Makyajlanması iyimi oldu ? Hayır olmadı kalite daha da düştü.

# Kıyaslama yaparak gidicek olursak ;

1- Makyajsız kasanın gösterge ve orta konsol ışıklandırması yeşil. Makyajlı kasanın ise mavi.
a) Getirdiği olumsuzluk ise gece yolculuklarında gözü çok fazla yoruyor olması.

2- Makyajlı kasada önceki kasanın sahip olduğu hararet göstergesi ve yol bilgisayarının olmayışı.
a) Hararet göstergesinin olmaması büyük bir eksik sonuçta her insan arabasına aynı titizlikle bakmayabiliyor birde uyarı ışıklarına dikkat etmezse hararet kaçınılmaz olur.
b) Çok büyük bir eksik gibi görünmesede makyajsız kasada mevcut olan yol bilgisayarında ortalama tüketim , depodaki yakıtla gidilecek menzil , dış sıcaklık göstergesi gibi özellikler var.

3- Makyajlı kasalardaki ana ünite double boyutlarını aldı ve usb destekli hale geldi . Makyajsız kasalarda ki ise usb desteksiz ve normal ebatlarda.
a) Usb destekli olması sürekli cd doldurma zahmetinden kurtarıyor.
b) Double boyutlarını aldığı için alt tarafındaki benim için kullanışlı olan eşya gözünün iptal olmasına sebep oluyor.
c) Tecrübe etmedim ama dediklerine göre hoparlör'ler aynı olmasına rağmen makyajlı kasalarda gelen ana ünitenin ses kalitesi daha kötüymüş.

4- En çok karıştırılan ve en çok önem arzeden konu ise makyajlı kasalarda önceki modellerin sahip olduğu disk arka frenlerin kampana olması.
a) Buda EBD destekli bir fren sistemini bitiriyor. Kısaca fren performansı önceki kasaya göre daha kötü.

5- Birde ön panjur , CRDi logoları , VGT logoları önceki kasaya göre daha farklı.

Birazda teknik bilgi vermek gerekirse 3 farklı motora 2 farklı şanzımana sahip.

Şanzımanlardan başlamak gerekirse 5 ileri manuel şanzıman ve 4 ileri tork konvertörlü otomatik şanzıman olarak üretildi. Demode olmuş 4 ileri otomatik şanzımanı Hyundai hala ısrarla üretmeye devam ediyor Accent Blue ve Elantra'yı inceleyebilirsiniz.

Motorlar ise ;

# 1.4 DOCH 16 V MPi
1399 cc.
97 beygir (6.000 dv.-dk.)
128 nm tork (4.700 dv.-dk.)
0-100 : 12.3 - Otomatik Şanzıman (14.5)
Şehir İçi yakıt tüketimi : 8.0 - O.Ş (9.5)
Şehir dışı yakıt tüketimi : 5.1 O.Ş (5.4)
Karma tüketim : 6.2 - O.Ş (6.9)

# 1.5 CRDi 16 V - VGT
1493 cc.
110 beygir (4.000 dv.-dk.)
235 nm tork (1900-2.750 dv.-dk.)
0-100 : 11.5 ( Defalarca zaman tuttum 10.4-10.5 civarı çıkıyor) O.Ş (12.7)
Şehir içi yakıt tüketimi : 5.6 - O.Ş (7.7)
Şehir dışı yakıt tüketimi : 4.0 - O.Ş (4.8)
Karma tüketim : 4.6 - O.Ş (5.9)

# 1.6 DOHC -CVVT (Değişken zamanlamalı subap kontrol sistemli)
1599 cc.
112 beygir (6.000 dv.-dk.)
149 nm tork (4.500 dv.-dk.)
0-100 : 10.2 O.Ş (12.0)
Şehir içi yakıt tüketimi : 8.4 - O.Ş (9.5)
Şehir dışı yakıt tüketimi : 5.2 - O.Ş (5.5)
Karma tüketim : 6.4 - O.Ş (7.0)

# Ortak
Ön : Bağımsız Mac Pherson tipi , helezon yaylar ve denge çubuğu

Arka : Denge çubuk akslı bağımsız süspansiyonlar ve helezon yaylar.

Amortisörler: gazlı tip teleskopik.

Donanımsal Zenginlikler: Accent Era'nın donanım paketleri ; Start , Team , Select , Style , Style Sport olarak 5 gruba ayrılıyor. Biz Style donanım paketini aldığımızı farzedersek ;

İç Donanım : Gecikmeli sönen iç aydınlatma , Harita okuma lambaları , Güneş gözlüğü saklama gözü , Metal görünümlü ön konsol , Ön koltuk arkalarında cep , Portatif küllük , Sürücü bölümüne has kol dayama , Arka kol dayama , Deri direksiyon simidi ve vites topuzu , Direksiyon yükseklik ayarı , Dört cam otomatik ,Işıklı makyaj aynaları , Elektrikli ve ısıtmalı yan aynalar ,Fasılalı silecekler , Uzaktan kumandalı merkezi kilit ve alarm , 60/40 katalanabilir arka koltuklar , Çift kademeli yükseklik ve derinlik ayarlı sürücü koltuğu , Yol bilgisayarı , Direksiyondan kontrollü müzik sistemi , Digital klima , İçeriden açılabilen bagaj kapağı ve depo kapağı.

Dış donanım : 15 inch alaşımlı (çelik) jantlar , Ön - Arka sis farları , 2 kademeli elektrikli açılır tavan , Gövde rengi tampon , yan aynalar , kapı kolları ve yan koruma çıtaları.

Güvenlik : ABS + EBD destekli fren sistemi , Sürücü ve yolcu hava yastığı , Ön yan ve perde hava yastıkları , Çocuk koltuğu sabitleme mekanizması , Kapı içi emniyet kirişleri , Darbe anında otomatik açılabilen kapı kilitleri , Kaza anında katlanabilen direksiyon mili , İmmobilizer , Çocuk emniyet kilidi , Aktif gergili emniyet kemerleri , Yükseklik ayarlı ön emniyet kemerleri.

Sınıfını ve yılını düşünürsek oldukça dolu olduğunu ve hiçte düşünülmemiş bir araba olmadığını anlayabiliyorsunuz.

Bilgilendirme kısmını da atlattık şimdi ben kendi arabamı anlatayım biraz. Ruhsatta 2008 geçiyor ama aslında 2007 Haziran ayı çıkışlı. (Yerli olan modellerden) 146.000 kilometre'de . Select donanım paketi en üst versiyonun (Style) bir alt kademesi. Arada ki fark 15 inch Alaşımlı (Çelik) Jant , 2 kademeli açılır elektrikli tavan , orta konsoldaki plastik çerçevenin metal görünümünde olması ve deri kaplı direksiyon simidi'nin olmaması. Hazır donanıma gelmişken eski ithal üretim olan Era'ların Style Sport diye geçen donanım paketlerinde 16 inch Alaşımlı Jant , Ön koltuk ısıtma gibi ekstralar oluyor.
Şimdi ben bu arabayla neler yaptım , neler yaşadım bahsedicek olursam. Arabayı aldığımdan bu yana 9 ay geçmiş. Bende bu kadar zamanda 10.000 kilometre yol yaptım. Birde tatile giderken Kaş'ın o bol virajlı dağ yollarında iyice zorlaya zorlaya kullandım. Arabanın da ne olduğunu tam kavradım... Kısaca elime de oturdu .
İlk aldığım dönemlerde :

Şu sıralar :

Arabayla bu güne kadar yaşadığım sorunlardan bahsedecek olursam. Arabada geç çalışma problemi vardı. İşte bu problemde de motor kuru kuru dönüyor çalışmıyordu. Bu sorunun sebebinin immobilizer kaynaklı daha doğrusu kontak üzerinde bulunan immo anteni yüzünden olduğunu anladık. Bu parçanın servis fiyatı da 60 lira ama değiştirmeye vaktim olmadı. Onun haricinde başka da problem göstermedi. (Bu arada bu immo anteni sorununa kronik sorun diyebiliriz)

Madde madde yazarak anlatıcam ;
# Herşeyden önce arabanın üstünde (8 aylık) 185/65/R14 ebatlı Continental Conti Eco Contact 3 lastikler var.

Yol Tutuşu : Arabayı zorladığında önden kayma yok denecek kadar az . Yanlız arabanın kilosuyla (1205 kg) veya önden verdiği aşırı dümen ile ilgili olsa gerek arkasında önle paralel bir denge yok. Bu sebeple arkasını bırakıyor ama alıştıktan sonra korkulucak bir tarafı olmadığını anlıyorsunuz. Arabanın yerden yüksekliği epey bir fazla (14.5 cm) ve üstündeki yaylar çok esnek yapılı. Dolayısıyla yan rüzgarlardan çok fazla etkileniyor ve özellikle sert rüzgarlı havalarda direksiyonu sıkı sıkıya tutmak gerekiyor. Esnekliğin gerektirdiği gereksiz salınımdan dolayı da yana yatmada epey bir var.
Not : Bu iki problemde hiç önemsenmeyecek şeyler değil o yüzden kesinlikle Accent Era alacak olan yada kullanan arkadaşlar reklam gibi olucak ama (Eibach Pro-Kit 3 cm) spor yay takımı alın hatta ilk yapacağınız değişiklik olsun. Zamanında bu konu üstünde çok fazla durmuştum bu yaylardan memnun olmayan görmedim. Fiyatı 550-600 civarında ama almaya kesinlikle değer. Hem yana yatmalar hemde rüzgardan etkilenmeler minimum düzeye iniyormuş.

Konfor : Normalde bu konuya değinmesem olurdu. Çünkü benim arabamın sağ arka amortisör'ü patlak , ön takım viraj lastikleri eskimiş ve en kötüsü üstünde Yerli Mando'lar var. Benim arabamın verdiği konfor normalden daha kötü olacağı kesin ama şu haliyle biraz bahsetmek gerekirse ufak çukurlardan , kasislerden geçerken konfordan yana sıkıntı yok sadece sağ arka amortisörüm'den gelen rahatsız edici sesleri saymazsak. Fakat derin bir çukura girdiğinde yada hızlıca bir kasisten geçince pat - küt giriyor. Arabada fazlaca zıplama (salınım) hakim her şekilde kendini belli ediyor . Bunların da en büyük sorumlusu yerli Mando'lar takım olarak kaliteli amortisörler ile değişim yapılırsa farkı hissedersiniz.

Trim sesleri : Arabada trim sesi yok denecek kadar az sadece ön yolcu kapısının bazen yaptığı ufak zırıltı vardı onuda çözdüm onun haricinde rahatsız edicek hiçbir şekilde trim sesi duymuyorsunuz.

İzolasyon : Arabanın en kötü yanı izolasyon.Arabayı almayı düşünenler bütçeyi biraz arttırıp Bitüself alıp uygulasın çünkü kesinlikle şart. Üstünde ki lastikleri alırken lastiğin üstündeki etikete bakmıştım üzerinde 70 db yazıyordu. Ona rağmen lastik sesi çok fazla geliyor ama özellikle mıcırlı yollarda çok fazla can sıkıyor. Rüzgar sesi 100 km/h'dan sonra başlıyor ve hıza bağlı kademeli olarak artıyor tabi bunun sebebi eskimiş ve epey bir yıpranmış olan kapı fitilleri olsada yinede çok fazla azalacağını düşünmüyorum. Motor sesi içeriye çok fazla yansımıyor sadece arabayı biraz zorladığında yani 3.500 devir/dk. ve üstünde içeriye giriyor oda zaten traktör sesi şeklinde değil. Zaten genel anlamda motor sessiz sayılabilecek düzeyde sesler çıkarıyor(Rölanti 45 dB) - (100 km/h ile seyrederken 66 dB).
Kapı fitilinin hali​

Direksiyon : EPS destekli olan modellerin aksine aracımda hidrolik direksiyon mevcut. Ne çok yumuşak nede çok sert. Orta karar bir yapısı var. Ama bir olumsuzluğu var hıza duyarlı değil hızlanınca sertleşmiyor. Fakat normalde de yeterli sertliği verdiği için çokta yakınmıyorsunuz.Şehir içinde park ederken veya kullanırken fazla yormuyor ama mesela arkada bir sürü araba sizin arabayı sokmanızı bekliyor sizde ufacık yere girmek için çırpınıyorsunuz o zaman ağır olduğunu hissettiriyor. Yüksek hızlarda (160 km/h) civarında hafif oynak gibi görünüyor ama alıştıktan sonra korkutacak bir havasıda kalmıyor. Ani bir kontra verdiğiniz zaman boşa dönercesine bir yapı sergilemiyor. Zaten genel anlamda çok hisli bir yapısı var en ufak komutlara bile tepki veriyor en ufak çukurdan , tümsekten , bozuk bir yoldan geçerken size geri dönüş yapıyor.

Frenler : Fren pedali kademeli. Bir arabada benim en çok istediğim türden ne kadar basarsan o kadar duruyor. Test'te 100-0 km/h'a durma mesafesi 39 metre olarak gösterilmiş o kadar test edicek imkanım olmadı ama bence kesinlikle tedirgin edicek bir yapıda değil.Genel anlamda frenlemeden yana bir sıkıntı yaşamadım zaten. Sadece bazen kavşaklara fazla süratli girip frene abandığım zaman ABS biraz erken devreye girip pedala vurmaya başlıyor. Birde şöyle bir test yaptım 120 km/h çıkıp ani frenleme yaptım üst üste yaklaşık 4 sefer ve ne fren pedalinde nede fren sisteminde en ufak şişme , titreme , sertleşme görmedim.

Vites Kutusu ve Debriyaj : Vites geçişleri hafif kemikli sayılabilecek bir yapıda geçişleri çok net yanlız önceki aracım Tigra da'ki gibi de insanı yoran cins'ten değil. Debriyaj hidrolik takviyeli yumuşak olması gerekiyor yanlız benim arabamın üstünde fabrikadan çıkma baskı-balata olduğu için epey bir yorulmuş durumda ve değişme zamanı yaklaşıyor bu sebeple olması gerekenden biraz daha sert bunuda 60.000 kilometre'de Era'ya binince anlamıştım. O aracın debriyağı pamuk gibiydi onu söyleyebilirim. Birde yukarıda yazmayı unutmuşum Era'larda kronik debriyaj sesi vardır.Debriyaj çatalı problemli yağsız kaldığı zaman her debriyaja başısınızda gıcık bir ses geliyor , onunda çözümü bakıma gidildiğinde debriyaj sistemini iyice bir yağlamak .

Motor : Bildiğimiz üzere motor 1.5 CRDi 110 beygir - 235 nm tork'a sahip. Özellikle tork devrini iyi yakaladığınız zaman çok atik bir yapısı var. Güç patlamaları fazlasıyla mevcut (2000 devir/dk.) başlayıp 3.500 devir'e kadar rahat rahat götürüyor. Heleki birde bu devir aralığında fazla kullanıyor iseniz kullanımı çok keyifli oluyor. Turbo boşluğu var ama çokta aşırı olduğu söylenemez alt devirlerde kendini gösteriyor 1.000-1500 devir/dk. arası o devirleride ölü devirler oluyor normal olarak da epey tepkisiz ve gazı biraz ezmek gerekiyor 1.500 devirden sonra motor kendini toparlıyor ve turbo boşluğu da ortadan kalkıyor. Onun haricinde dediğim gibi 3.500 devirlere çok rahat tırmanıyor o devirden sonra yaklaşık 3.750 devir civarında artık kuru kuru devir çeviriyor hiçbir şekilde keyif vermiyor 4.500 civarında da kesiciye giriyor zaten.

Yakıt tüketimi : Şu sıralar bakım zamanı geldiği için sakin kullanımda dahi 5.5-6 litre civarında geziyor karma tüketimde ilk aldığım zaman periyodik bakımı yapılmışken ;
Şehir İçi : 5.2-5.5 arası (Sakin kullanım)
Şehir İçi : 6-6.5 arası (Klima açık + Gazı ezerek)
Şehir Dışı : 4.2-4.5 ( Klima kapalı + Sakin kullanım)
Şehir Dışı : 5.8-6 (Agresif kullanım)
Şehir Dışı : 6.8-7 ( Klima açık + Agresif kullanım)
Karma : 5-5.2 (Sakin Kullanım)
Karma : 5.8-6 (Klima açık + Gazı ezerek)
Karma : 6-6.5 (Agresif kullanım)
Not : Bunlar tekrar tekrar denemiş olduğum sonuçlar.

Aydınlatma : Özellikle kısa farlar bana çok iyi aydınlatıyor gibi gelmiyor. Gerçi bu zamana kadar sarı ampul olup yeterli aydınlatmayı sağlayan çok fazla araba da görmedim ama yinede çok yeterli sayılmaz. Sanayi'ye gittiğim zaman ilk işim bir çift kaliteli kısa farlar için ampul almak olucak. Uzunlarda da yetersiz gibi görünen aydınlatma var ama yinede biraz kendini toparlıyor. Ayrıca selektör atmak kolay , uzunları yakmak insanı biraz daha zor bazen uzunları yakayım derken sinyalleri de yanında çalıştırabiliyorsun.

Müzik Sistemi : Ön kapılarda 2 adet tweeter ve 2 adet hoparlör , arkada pandizot'ta da 2 adet oval hoparlör mevcut. Ana ünite yukarıda belirttiğim gibi makyajsız kasa olduğu için sadece mp3 ve wma desteği veriyor. Kullanımı kolay kullanırken zorlanmıyorsunuz. Kontağı AC konumuna getirdiğiniz an kendini açıyor daha sonra stop edince kapatıyor. Radyo frekansları'nı yakalama gücü yeterli. Müzik sistemini direksiyondan da kontrol etme imkanı var onunda kullanımı basit ve konumlandırılması başarılı. Ses kalitesi iyi , çıkış gücü gayet yeterli, ses seviyesini 28'lere getirmediğiniz sürece hiçbir şekilde bozmuyor. Bass tonu ayarlarını yükselttiğin zaman oval hoparlörlerin etkisiyle bir tokluk geliyor ama bu sefer ses biraz kalitesizleşiyor.

Eşya Gözü ve Kullanışlılık : Eşya gözü konusunda problemsiz. Sis far düğmeleri'nin altında bir eşya gözü var ve zemininde kauçuk türden kaydırmaz malzeme var , direksiyon'un altında epeyce uzun ama dar bir göz var , (Makyajsız kasalarda) ana ünite altında epey kullanışlı bir göz var , ön ve arka kapılarda eşya gözleri ve pet şişe koyma yerleri var , klima kontrol ünitesi'nin altında kapaklı işlevsel bir göz var , Vites kolu'nun arkasında işlevsel iki adet bardaklık var , el freni arkasında araba kokusu vs. koymaya müsait eşya gözü var , gözlük'lük var (gözlüğünüzü çizmemesi için keçe ile kaplamışlar) yanlız büyük gözlük'ler sığmıyor, arka kol dayama var orda da bardaklık ve eşya gözü var , sadece sürücü'nün işine yarayacak cinsten ön kol dayama var , güneşlikler'i ışıklı ve makyaj aynalı , bilet tutucuları var , ilave güneş siperlik'leri var , önde çakmak , portatif küllük ve 12 v girişi var ,kullanımı kolay digital kliması var nem sensör'lü (havada'ki neme göre kendi derecesini ayarlıyor) , kocaman elektrikli ve ısıtmalı yan aynaları var. (Tigra'nın minyatür aynalarından sonra çok kullanışlı gelmişti). Birde benim en çok sevdiğim özelliklerinden birisi mesela farınızı yaktınız ve unuttunuz kontağı kapattığınız an farları otomatik kapatıyor tekrar kontağı taktınız da ise hangi konumdaysa aynı konumda çalışmaya devam ediyor. Birde diyelim ki arabayı açtınız kilitlemeyi unuttunuz eğer kapıları açmazsanız 30 saniye sonra kendini otomatik tekrar kilitliyor. Araba daha öncede söylediğim gibi kesinlikle düşünülmüş bir araba zaten bulduğum tek eksi ise sürücünün cam otomatiği'nin tek dokunuşla açınıp tek konuşla kapanmaması oldu. (Diğer camlar da zaten tek dokunuşla açılma durumuda yok)

Koltuklar : Koltukların yapısı hafif sert dolgulu uzun yolculuklarda kalça yada bel kısmını ağrıtmıyor rahat bir yolculuk yapabiliyorsunuz. Sürücü koltuğu 6 yönlü ayarlanabiliyor ve oturma poziyonuna çok rahat erişilebiliyor. Arka koltuklarda yeterli diz ve boy mesafesi var(1.85). Birde arabanın arka koltukları ön koltuklar'dan bariz daha rahat.

Kokpit : Kokpit kalitesi ne iyi ne kötü sert plastik malzeme kullanılmış. Ama bu arabanın en dolusu zamanında 35.000 liraya satıldığını düşünürsek kimse bu arabada plastik kalitesi beklemez. Genel anlamda kokpit'in konumlandırması güzel şimdiki arabalar gibi yüksekte konumlandırılmamış yani oturduğunuz yerden kaputu görebiliyorsunuz.

Bagaj : 390 litre bagajı var. Tamam belki C Segmenti arabalara göre kıyaslarsak biraz küçük evet ama öyle yetersiz gelecek kadarda da küçük değil yükleme eşiği de alçak. Yanlız bagajı açabilmek için ya anahtar ile açmak gerekiyor yada içeriden sürücü kısmındaki paspasın altından gerekli kolu çekmeniz gerekiyor diğer türlü Alman arabalarındaki gibi kumanda'dan açma yada bagaj kapağında ekstra bir düğme ile açma yok. Bu da ne zaman can sıkıyor mesela elinizde yük varken epey uğraştırıyor onu söyleyebilirim.

Sonuç : Bu kadar paraya bu kadar ekmek düşüncesiyle bakarsak fazlasıyla
hakkını veren bir araba olduğunu düşünüyorum. Bu araba insanların abarttıkları kadar kötü , iğrenç bir araba olmadığını yada ne olduğunu size açıklamaya çalıştım almayı düşüne arkadaşlar tercihinizi iyi yaparsanız ve bu dediklerimi de dikkate alırsanız fazlasıyla sizi ve ailenizi mutlu edicek bir araba oluduğunu söyleyebilirim. Zannetmeyin ki araba benimde o yüzden övüyorum öyle bir şey yok zaten şu sıralar ev alma muhabbeti döndüğü için satma olasılığımda var yerine daha yaşlı ciğerli bir araba alıp yada daha başka bir araba alıp tekrar buradan bilgi sahibi yapabilirim belki ileride :). Biraz uzuncana yazdım biliyorum ama sıkılmadan okuyan herkese de teşekkür ederim.

---------- Yeni Mesaj eklenme zamanı: 02:50 ---------- Önceki Mesaj zamanı: 02:38 ----------

Eşya gözü , bagaj ve ilgili donanımlar ile alakalı resimler :


















 

Fætih

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
3 May 2008
Mesajlar
9,372
Tepki puanı
1
Yaş
29
mertle benim dediğim herşeyi kabullenmişsin bir tek frenleri hariç :D

arabayı gömmüşsün doğukan :)
[MENTION=54413]Flea_[/MENTION]
 

arif06

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
3 Ocak 2013
Mesajlar
1,290
Tepki puanı
0
Era ticariye iyi yakışıyor.
 

Flea_

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
9 Tem 2012
Mesajlar
3,982
Tepki puanı
0
mertle benim dediğim herşeyi kabullenmişsin bir tek frenleri hariç :D

arabayı gömmüşsün doğukan :)
[MENTION=54413]Flea_[/MENTION]


Herşey zamanla be fatih, 2 yıl önce vectra C kasayı yere göğe sığdıramazdım, şuan insignia astra gömüyorum ben :D Bence frenlerin eksi yanının görülmeme sebebi ; sık kullanılmayan frene bir anda abanınca iyi tutması, fakat sürekli kontralarla 50 60 km hızlarla dağ yolunda arabayı kullansa, yoğun sıklıkta kullanılan frenlerin ne kadar kolay şiştiğini, gereksiz abs devreye girmelerini, pedal sertleşme ve hissizleşmelerini görecektir.
Bu arada ana ünite denen cdçalar-teyp tam bir hezimet, 2008 model hyundai matrix'te kullandığımızın birebiri ve gerek güç olsun gerek hoparlör olsun çok zayıf, orta-üst ses seviyesinde kulak tırmalayan çıtırtı parazitler yayıyor...Kesinlikle bir amfi desteği üzerine kaliteli hoparlörlerle destek verilmeli...
Ek olarak turbo konusunda da fikir zıtlığına gidiyorum, VGT turbolar çok güzeldir. Doğukan kardeşime opel dizeline bir binmesini tavsiye ederim, dizele binmeye tövbe etme sebebidir alt devir hantallığı ve turbo-lag problemi sebebiyle...Bunun haricinde on numara inceleme olmuş
 

Fætih

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
3 May 2008
Mesajlar
9,372
Tepki puanı
1
Yaş
29
mert senin arabanın kesin turbo sorunu vardı :D
1.9 cdti kullandım geçen turbo dolma oranı iyidi hatta 1.3 cdti ile aynı gibi...
 

Tigran

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
13 Eki 2013
Mesajlar
1,961
Tepki puanı
0
Yaş
27
mertle benim dediğim herşeyi kabullenmişsin bir tek frenleri hariç :D

arabayı gömmüşsün doğukan :)
[MENTION=54413]Flea_[/MENTION]

Fatih kabullenmek değilde 9 ay içinde ne yaşadıysam onu kısaca aktardım. Ben gömmek diye düşünmüyorum sonuçta parasını hakeden bir araba :)

---------- Yeni Mesaj eklenme zamanı: 01:06 ---------- Önceki Mesaj zamanı: 00:57 ----------

Herşey zamanla be fatih, 2 yıl önce vectra C kasayı yere göğe sığdıramazdım, şuan insignia astra gömüyorum ben :D Bence frenlerin eksi yanının görülmeme sebebi ; sık kullanılmayan frene bir anda abanınca iyi tutması, fakat sürekli kontralarla 50 60 km hızlarla dağ yolunda arabayı kullansa, yoğun sıklıkta kullanılan frenlerin ne kadar kolay şiştiğini, gereksiz abs devreye girmelerini, pedal sertleşme ve hissizleşmelerini görecektir.
Bu arada ana ünite denen cdçalar-teyp tam bir hezimet, 2008 model hyundai matrix'te kullandığımızın birebiri ve gerek güç olsun gerek hoparlör olsun çok zayıf, orta-üst ses seviyesinde kulak tırmalayan çıtırtı parazitler yayıyor...Kesinlikle bir amfi desteği üzerine kaliteli hoparlörlerle destek verilmeli...
Ek olarak turbo konusunda da fikir zıtlığına gidiyorum, VGT turbolar çok güzeldir. Doğukan kardeşime opel dizeline bir binmesini tavsiye ederim, dizele binmeye tövbe etme sebebidir alt devir hantallığı ve turbo-lag problemi sebebiyle...Bunun haricinde on numara inceleme olmuş

Şimdi hazır fren konusu açılmışken çok doğru bir cümle yazmışsın.Hemen hemen her araba zaten normalde sıklıkla kullanmadığın sürece iyi tutar. Ama frenleri küçümsenecek kadar kötü olmadığını anlatmaya çalıştım tamam çok aşırı performans'lı denemez bunu da ABS'nin erken devreye girmelerinden anlayabiliyorum ama hiçbir şekilde küçümsenecek bir araba da değil. Turbo konusunda ben VGT kötü demedim zaten özelliği turbo boşluğunu en aza indirip alt devirlerde yüksek tork üst devirlerde yüksek performans vermesi klasik turbo'lar dan çok daha iyi o doğru ama kronik sorunlu olduğu da doğru ortalama yukarıda yazdığım gibi 100.000 kilometre sonra ıslık(ambulans sireni) sesine başlıyor oda sadece ses , palleri felan ileri dönemlerde kırmıyor. Bu arada ayrıca teşekkür ederim yorumun için :)

---------- Yeni Mesaj eklenme zamanı: 02:10 ---------- Önceki Mesaj zamanı: 01:06 ----------

Herkese merhabalar

Daha önce özellikle konfor başlığı altında MaysanMando amortisörlerin kalitesizliğinden , yaşattığı rahatsızlıklardan bahsetmiştim. (+ Sağ arka amortisörün patlak olmasıda işin tuzu biberiydi) Bende bu sorundan kurtulmak adına gidip takım olarak (Monroe) amortisör satın aldım. Şimdi Mando (Kore) olanı dururken neden bunu aldın diye sorarsanız.
1- İnternette yazan yorumlara göre bu amortisörler Accent Era'lar da büyük değişiklikler yapıyormuş.
2- Monroe markasının bu işi daha iyi bildiklerini düşünerek.
3- Mando amortisörler'den 40 lira pahalı olması bana Monroe almanın daha mantıklı olduğuna yöneltti.
Piyasa Accent Era amortisör grubu diyince karşımıza 5 tane marka çıkıyor.
Mypart : Çin malı bir ürün , kalite olarak (Yerli) Mando'lar ile kıyaslanabilir. Fiyatı konusunda en uygunu.
Maysan Mando : Bildiğimiz yerli üretim olan amortisör. Anlatmama gerek yok zaten uzun uzun bahsetmiştim daha önce. Fiyat olarak buda gayet uygun.
Mando : İthal olan amortisör grubu bu daha öncede söylediğim gibi kalite olarak bariz Maysan Mando'lardan daha iyi. Fiyat olarak çok uygun sayılmaz.
Monroe : Bu amortisörler bundan 2 sene önceye kadar Türkiye'de yoktu ve en çok tavsiye edilen marka nakit probleminiz pek yoksa kesinlikle tavsiye ederim. Fiyat konusunda en pahalılar arasında.
KYB : Bu amortisör japon malı ve yol tutuşuna büyük katkısı varmış fakat konfor konusunda çok başarılı değilmiş bende o yüzden almamıştım. Fiyat konusunda en pahalısı oluyor.
Şimdi aldığım ürünün montajını yapmadım alalı da epey oluyor. Reklam gibi olmasın ama ürünleri aldığım site resimde görünüyor. Ürün ile ilgili açıklama da mevcut siteden alışveriş yapabilirsiniz 3 günde kargo teslim edilmişti epey de sarıp sarmalamışlardı.

Buda sipariş faturam ben aldığım zaman fiyatlar bu şekildeydi.


Not : Bu arada amortisör alıcak olanlar stock kodunu mutlaka bir yere yazsın dalgınlıkla Kia Rio yada Getz'in amortisörleri gönderilebilir.
Amortisör stock kodu ;
# Ön Sağ : 72297-1
# Ön Sol : 72298-1
# Arka Sağ + Sol : 05621-21659-1

Bunlarda bana gelen amortisörler.



 
Son düzenleme:

Flea_

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
9 Tem 2012
Mesajlar
3,982
Tepki puanı
0
mert senin arabanın kesin turbo sorunu vardı :D
1.9 cdti kullandım geçen turbo dolma oranı iyidi hatta 1.3 cdti ile aynı gibi...

Valla benim arabada hayvan gibi doluyordu turbo da şanzıman 1200 devire kadar düşürüyor motoru, bu da ister istemez kolay dolmayı engelliyor, turbo boyutu büyük. hadi benim arabada sorun var desem, arkadaşta cillop gibi 2007 1.9cdti elegance opcline var, onda da öyle. Opel cdti serisi de gaz tepkilerinde çok başarılı değil, renault dizelleri eline hiç biri su dökemiyor şu dizelde, turbo lag sıfır, atmosferik gibi tepki veriyor. Opel'in birden güç patlama olayını sevmiyorum ben, doğrusal değil yani bunu kastediyorum, bi boşluk hep oluyo ve dolunca hoooooo diye atılıyor ileriye. DPF tıkandığında turbo tertibatı temizlendi hortumlar kelepçeler yenilendi, herşey kontrol edildi, sorunuz olduğundan dokunmadı eleman. Varsa bişi yap dedim, valla olsa yaparım sonuçta para kazanıcam dedi ikna olduk :D Bu gidişle ben fluence falan alırım he, iyice memur kafasındayım :D Ama hiç belli olmaz, kışın ortasına kadar bir ev projemiz var, bitiminde 3.2gts gelebilir, içimde uktedir alıcam :D
 

Fætih

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
3 May 2008
Mesajlar
9,372
Tepki puanı
1
Yaş
29
1.9 cdti kullandım ama manuel :D fenaydı yani turbo lag var o yok değil ama öyle aman aman bir sıkıntı değildi. active selectte olabilir o...
 

Flea_

Kayıtlı Kullanıcı
Bilgi Girilmemiş
Katılım
9 Tem 2012
Mesajlar
3,982
Tepki puanı
0
1.9 cdti kullandım ama manuel :D fenaydı yani turbo lag var o yok değil ama öyle aman aman bir sıkıntı değildi. active selectte olabilir o...

105hplik linea, 95hplik corsa, 68hplik fiesta gibi manuel arabalar vectra 1.9cdtı dan daha atik hisettiriyor, sen manuel 1.9cdti binmişsin, bildiğin roket etkisi vermiştir o . Tork konvertörü hayatını söndürüyor insanın, araba gidiyor ama hissiyat yok :D
 

kaderaniz

Kayıtlı Kullanıcı
31-Hatay
Katılım
3 Eyl 2007
Mesajlar
4,293
Tepki puanı
1
Araba iyidir, kötüdür, eksiktir, fazladır bilmem ama güzel inceleme olmuş. Emek vermişsin. Güle güle kullan.
 
Üst Alt