Orijinalini görmek için tıklayınız : Muhteşem yüzyıl adındaki saçmalığı protesto edelim!!!
TuRkiShPoWeR
06-01-2011, 01:23
Show tv de yayınlanan bu dizi Osmanlıya, ceddimize ve bir dönemin alnı açık padişahına hakaretler etmekte ve dolayısıyla aşağılamaktadır.Bu dizinin yayından kaldırılması için elimizden geleni yapmalıyız.Bu çirkinliğe göz yumamayız.Şikayet etmek isteyenler http://www.rtuk.org.tr/sayfalar/GorusOneri.aspx adresine detaylı biçimde şikayetlerini bildirebilirler.Geçmişimizin karalanmasına göz yummayalım...
muratezcan
06-01-2011, 08:45
Henüz ilk bölümü yayınlanmış olan bir dizi için hızlı bir yorum geldi. Seyredip değerlendirelim.
eskikasa
06-01-2011, 08:49
dün akşam oynuyodu, hanımla k.valide izlerken azıcık baktım.
başröldeki arkadaş, ismini bilemiyorum, pek kanuni sultan süleyman'mış gibi durmuyodu. İnsan azıcık heybetli bi oyuncu bulur.
Ecdada hakaret var mıydı yok muydu o kadar takip etmedim.
Konuyu açan arkadaş belki bahseder bu detaylardan.
eskikasa
06-01-2011, 09:00
kız güzeldi ama, drew barrymoore'a benziyodu :)
bu dizinin neresinde hakaret vamış ben anlamadım
anlayan bana da bir anlatsın
hakanatila
06-01-2011, 09:17
saçma bir diziydi tabi nerdeyse Osmanlı haremden ibaretmiş imajı veriliyor, bir daha seyretmemek en iyi tepki olur
ilginç bi durum.. braveheart da beylerin ilk gece hakkı isteği varken o çağlarda bütün imparatorluklarca siyasi olarak toprak kazanımı ve örf adetler sebebiyle yapılan evliliklerin ve içeriğini tam bilmediğimiz konunun bu kadar magazine edilmesi şaşırtıyor insanı.. böyle bir şeyi savunmak değil aksine şimdi gayri kanuni ilişkileri olan büyükler de az değil.. o dönemde halk ta dahil yaygın olan bi durum..başrol oyuncusunun tarih gözüyle değil macera gözüyle bakılmasını tavsiye etmesi ize ayrı bir vaka..
osmanlı bizim ecdadımız yani atamız.. örnek alabileceğimiz ya da araştırıp kendimize katabileceğimiz bir sürü konu varken illa ki atamızın mahremini irdelemek garip bi durum olsa gerek..
bugün bizim atalarımıza saygı(sızlığı)mız yarın çocuklarımızın bizi misli saygısı şeklinde olabilir..
amacım kimseyi tahkir etmek değil.. ama bunun yapılması da rahatsız ediyor..
sapphire
06-01-2011, 10:15
Osmanlı İmparatorluğu'nun,ceddimizin harem'den ibaret gibi gösterilmesine dayanamıyorum.Bu tv dizisi olabilir,yazı olabilir hangi platformda olursa olsun çok rahatsız edici.Bahsedilen diziyi sadece isminden dolayı 5-10 dakika kadar izledim ve kapattım.İlerleyen bölümlerde ne olur,senaryosu nasıldır bilmiyorum ancak tarihe sadık kalarak,Kanuni'nin hayat hikayesini anlatan,Kuruluş tadında bir dizi daha başarılı olurdu diye düşünüyorum.
tezat olmak için demiyorum ama bu dizi Osmanlının geçmişini Kanuninin hayatını değil Hürrem sultanı sarayda kadınları anlatacak
o da haremden çıktı.
hikayenin nerede başlamasını bekliyordunuz hakkaten merak ettim
sapphire
06-01-2011, 10:27
İlk mesajımda yazdığım gibi dizinin senaryosunu bilmiyorum.Hürrem Sultanı anlatacaklarsa Muhteşem Yüzyıl ismi farklı beklentilere sebep oluyor.Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman hakkında daha da genişletirsek beğenseniz de beğenmesiniz de tarih yazmış,çağ açıp çağ kapamış Osmanlı İmparatorluğu hakkında,Hürrem Sultana gelinceye kadar binlerce farklı senaryo ile dizi çekilebilir.
hürrem sultanın ya da diğer bayanların hayatı ya da şahsı sadece haremden mi ibaret:confused:..
bu arada dizinin ismi hürremi sultan denmiyor muhteşem yüzyıl deniyor ki bu muhteşem lakabı kanuniye aittir.. burda hürrem sultan öne çıkarılarak atalarımıza gönderme yapılıyor..
sapphire
06-01-2011, 10:36
Kaldı ki Osmanlı İmparatorluğu,sinema ve dizi olarak çok az ele alınmış bir konu..Aklıma ilk gelen İstanbul'un fethi,böyle bir konu Holywood'un elinde olsa herhalde onlarca kez çekilirdi.
Az öncede Rtük e şikayet mesajımı attım. Ben dizinin ilk bölümü son bölümünü bilmem. İster istemez eşim seyrederken bende merak edip şöyle baktım, bu dizi saçmalıktan başka birsey değil. İlerleyen bölümüne bakalım diyenler var. Ne olacak yönetmen gelen tepkilerden sonra konuyu değiştirebilir. Osmanlı zamanında dünyaya sözünü geçirmiş ve tarih yazan bir imparatorluktur. Bunu da Kanuni gibi Fatih gibi padişahlarımız yapmıştır. Kıcı kırık bir yönetmen reyting uğruna veya artık neyin peşinde ise, bu padişahların hayatını sadece harem ve kadın düşkünü gibi göstermesi saygısızlıktan başka birsey değildir.
Bu Dizi Tarihiyle Barışık Halka Misillemedir
Muhteşem Yüzyıl dizisine, Batı’daki Doğu algısı üzerine Amerika’da doktora yapan akademisyen-yazar Beyazıt Akman’dan tepki geldi.
Akman, Osmanlı mirasının çok daha doğru anlaşılmaya başlandığı bir dönemde dizinin Hollywood’u gölgede bırakan harem fantezilerine yer vermesinin kasıtlı olduğunu, bunun, kendi tarihiyle barışan halka bir misilleme olduğunu söyledi. Batı’daki Türk-İslam algısı ve Oryantalizm üzerine Amerika’da doktora çalışmalarına devam eden, son zamanların en çok konuşulan Fatih romanı “Dünyanın İlk Günü”nün yazarı da olan Beyazıt Akman, aslında dizinin fragmanlarının kırmızı sinyaller verdiğini, ancak hakkaniyetli olmak adına şimdiye kadar sessiz kalmayı tercih ettiğini belirtti: “Kılıçla başlayan, hayvan muamelesi gören kölelerle devam eden, çıplak cariyelerle biten dizi, ‘Barbar Türkler’ kavramının tüm klişelerine haiz. Kasım kasım kasılarak her akşam farklı bir cariyeyi yatağında bekleyen, beylik laflarla ahkâm kesen, dedikodunun bin türlüsünde uzmanlaşmış vasıfsız vezirleriyle poz kesen bu dizinin Süleyman’ının, tarihteki Kanuni ile uzaktan yakından alakası yok. Üstelik dizinin başındaki yarı Türk yarı Tartar bir kavmin Hıristiyan bir köyü yakıp yıkması ve dizinin asıl kahramanı olan sözde Hürrem’in dramını başlatması da ayrı bir çarpıklık.” Illinois State Üniversitesi’nde edebiyat ve sinemada Doğu medeniyetlerinin resmedilmesi üzerine ders veren, doktora çalışmasıyla dünyaca ünlü Smithsonian Enstitüsü’ne kabul edilen en genç akademisyenlerden olan Akman, Batı’nın harem fantezilerinin bizzat kendi insanımız tarafından tarihsel gerçeklik olarak alınmasına bir anlam veremediğini ifade etti. Orta Doğu imparatorluklarını ‘egzotik, despot, barbar, buğulu bir seks cenneti’ gibi göstermenin 18 ve 19. yüzyıldaki İngiliz ve Fransız sömürgeci devletlerinin başlattığı, gayet de etkili bir gelenek olduğunu ifade eden Akman, bunun arkasındaki amacın, pozitivist, bilimsel ve insani bütün değerleri kendi ipoteği altına almaya çalışan kurgusal bir “Batı” kavramının yaratılmasından ileri geldiğini belirtti. Hollywood’un bu geleneği hem kendi kamuoyunda, hem de dünyada “mistik, barbar Doğu” algısı olarak yıllarca pekiştirdiğini kaydeden Akman, “Bu sinemalarda, kadın haklarını hiçe sayan barbar erkekler, ya da Muhammed adını taşıyan teröristler olması da aynı geleneğin ürünleridir.” dedi.
Durduk yerde bu geleneğin niçin tekrar hortlatıldığına bir anlam veremediğini ifade eden Akman, “Cumhuriyet dönemi ile Osmanlı tarihinin barışmaya başladığı, tarihimizin çok daha iyi anlaşıldığı bir dönemde, Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasındaki etkisinin Wikileaks’te bile görüldüğü bir süreçte bu Oryantalist imgelerin kendi kendimize yeniden hortlatılmasının tek bir cevabı olabilir: Seks ile Osmanlı tarihi pazarlamak ve reyting yapmak. Daha da acısı, burada, son yıllarda Osmanlı tarihi üzerine oluşan sempatiyi kırma çabası da söz konusu olabilir. Ucuz yazarlık, araştırma ve derinlik olmadan işe koyulduğunda her zaman bel altına vurur. Elbette Doğu medeniyetleri kusursuzluktan münezzeh değildir. Ancak 15-16. yüzyıl gibi İslam Medeniyeti’nin altın çağlarından olan bir dönemi, Halil İnalcık hocanın deyimiyle Klasik Osmanlı Çağı’nı resmediyorsak insanın elini vicdanına koyması, kılı kırk yararak iş görmesi gerekir. Asmalı Konak’ın mutfak dedikodularıyla Osmanlı Sarayı senaryolaştırılamaz. Demokratik bir ülkede elbette isteyen istediği diziyi yapar, burada meydanı boş bırakmamak, gerekli kişilerin inisiyatif alarak daha sağlam yapımlara imza atmaları önemlidir.” diye konuştu.
ROMANI DİZİ VE FİLM YAPILACAK
Beş yıllık bir araştırmanın ardından İstanbul’un fethini romanlaştırdığı “Dünyanın İlk Günü: İmparatorluk-1” isimli kitabının dizi yapılması görüşmelerinin devam ettiğini belirten Akman, “Yapım gerçekleştiğinde böyle fiyaskolar yaşanmasın diye çok uğraşıyoruz. Bir de şu var: Kasıntıyla edebiyat karakteri olmaz. Sultanın lakabı ‘Muhteşem’ diye hikâye de kendiliğinden muhteşem oluvermez; hakkaniyetli bir Fatih portresi için, hikâyenizin de gönülleri fethedecek kadar azimli ve derin olması gerekir. Aşk elbette olacak, ama Batı’nın harem fantezileri ile değil.” diye konuştu. Akman, Muhteşem Yüzyıl’ın senarist ve yapımcılarının büyük ihtimalle HBO’nun Rome ve Spartacus gibi pornografik ögeler içeren son dönem tarihi yapımlardan etkilendiklerini ama Osmanlı tarihinin bu ucuz oyunlara kaçmadan çok daha iyi hikâyelendirilebileceğini vurguluyor: “Oryantalist klişelere başvurmadan, bilgi ve belgeye dayalı olarak tarihi hikâyelendirmek, sekse ve şehvete kaçmadan da reyting rekorları kıracak hikâyeler kurgulamak perspektif ve donanım işidir. Bu yüzden Spielberg bile Abraham Lincoln’un hayatını film yapacağı zaman, ki en son projesi bu şekilde basına yansıdı, önce bir roman ya da arkasında araştırma yatan bir kitabın haklarını satın alır. Sit-com yazar gibi tarihî dizi ya da sinema yazamazsınız! İnşallah doğru insanlarla çalışarak Fatih yapımını gerçekleştirmek nasip olur.” Akman Muhteşem Yüzyıl hakkındaki sözlerini şu şekilde bitirdi: “Kimse yanılmasın, bu, bir Müslüman Osmanlı Sultanı Süleyman’ın değil, Hıristiyan bir köle kızın Osmanlı’yı sözde dize getirmesinin gerçek-dışı hikâyesidir.”
BEYAZIT AKMAN KİMDİR?
Genç akademisyen-yazar Beyazıt Akman, 7 yıldır Amerika’da yaşıyor ve Batı’daki Türk-İslam algısı üzerine doktorasına devam ediyor, bu konuda üniversitede ders veriyor. Boğaziçi ve ODTÜ’deki lisans eğitiminin ardından Fulbright Bursiyeri olarak Amerika’ya giden Akman’ın Shakespeare ve Daniel Defoe’da Türk ve Osmanlı imgesi üzerine makaleleri ve bildirileri bulunuyor. Genç akademisyen, geçtiğimiz yaz Washington'daki dünyaca ünlü, kütüphaneler ve müzeler kompleksi olan Smithsonian Enstitüsü'ne doktora çalışmalarıyla özel araştırmacı olarak kabul edilmişti. Araştırmalarının etkisiyle, “harem takıntılı” Osmanlı romanlarına alternatif oluşturmak için beş yılda kaleme aldığı 700 sayfalık “Dünyanın İlk Günü” şimdiye kadar hiç gün ışığına çıkartılmamış belgelerle Fatih ve Fetih’i roman formatında anlatıyor. Roman, hem okurlar hem de eleştirmenler tarafından övgüyle karşılanmış, kısa zamanda on binlerce adet basarak yılın en çok konuşulan tarihi romanlardan biri olmuştu. Kitabın üç ayrı yapım şirketi tarafından dizi ve film projelerinde kullanılması için haklarının satın alınmaya çalışıldığı biliniyor.
ALINTIDIR..
sapphire
06-01-2011, 11:03
Herkesin tepkide birleşmesi çok güzel.Cihan İmparatorluğunu çok daha iyi senaryolarla,izlediğimiz zaman bize gurur verecek şekilde ekranda görmek istiyoruz.
Kaldı ki Osmanlı İmparatorluğu,sinema ve dizi olarak çok az ele alınmış bir konu..Aklıma ilk gelen İstanbul'un fethi,böyle bir konu Holywood'un elinde olsa herhalde onlarca kez çekilirdi.
Aynen katılıyorum. Hayal ürünü senaryolar ile Holywood da kahramanlık filmleri çeken gösteriş budalaları, bizim tarihimize sahip olsalar, neler yaparlar tahmin edemiyorum.:) Keşke onlardaki imkanlara sahip olabilseydikte, sayamadığımız o kadar fetih ve savaşları dünyaya gösterebilseydik.
tolga gümüştekin
06-01-2011, 11:06
bence dizi osmanlının sadece sarayda geçen kısmını anlatıyor, osmanlının devasa savaşlarını çekebilecek bütçeleri yoktur,
arada bir siyasi konular da geçer gibi ama izleme oranlarını yükseltecek şey bellidir türkiyede,
bu dizi böle giderve izleme oranı üst seviyelerde olur.
butterfly_effect
06-01-2011, 11:16
Dizinin yazarı Meral Okay. Bu şahsın tarihi gerçeklerden ve Osmanlı sarayındaki harem dairesindeki hayat hakkında kendi kafasındaki fanteziyeler dışında zerre kadar bilgisi olmadığı daha dizinin fragmanından bile anlaşılıyor.
İzlerken kanım dondu... Bir insan, tarihi kendi amacı için magazinsel argümanlara dönüştürmek için çarpıtmanın yanında, ecdadına sövmekten nasıl bir haz duyar anlamış değilim. Böyle bir köksüzlük ancak geçmişiyle kavgalı, ona karşı cinnet haliyle saldıran bir ruh haletinin ürünü olsa gerek!
Müşahhas örneklerden gidersek;
Devlet-i Ali'nin en zirve olduğu dönem resmediliyor sözde. Ancak, koskaca devletin başındaki insanın bütün mesaisi ıvır-zıvır işler, ona el öptür buna el öptür, boğazı seyret, bal-börek... Üstelik bir sahnede kurmaylarıyla gelecek planlarından bahsediyor. Az-çok tarih bilgisi olan 5. sınıf öğrencisinin yazacağı türden sözler. "Avrupadaki kafirleri yeneceğiz", "Doğuda bizim Batı'da" vs. vs.
Bu bile yapan kişilerin olaya vukufiyetten ne kadar uzak olduğunu ortaya koyan birşey.
Kanuni Sultan Süleyman şahsi kişiliğinin resmedilişindeki yanlışlar için sayfalar dolusu yazılır ayrıca.
Okan Yalabık'ın oynadığı karakterde (devşirme yoluyla yetişmiş bir kişi), aynı şekilde devşirme sistemi hakkındaki kıt bilgilerini engin örnekleriyle ortaya koymuşlar. Sözde, ailesinden zorla kaçırılan, koparılan arkadaş halen unutamamış çocukluğunu.
Harem dairesi, valide sultanlar, saray hizmetçilerinin konuşmaları... Yanlışların, çarpıtmaların bini bir para, hangi birini yazacaksın ki...
CNCB-e'deki Rome gibi tarihi filmlerin yerli çakmasını yapmak niyetiyle, kendi kafalarındaki olguları tarihi karakterlerin üzerine yaftalayıp, hiçbir tarihi kıymeti olmayan, iftiralarla dolu bir yapım.
Filmin yapımıcısı ve oyuncuları gözümün önüne geldikçe, Mehmet Akif'in, "..., Acırım tükürüğe, Billahi tükürsem yüzüne!" mısraları geliyor aklıma.
izlememekle kalmayıp show tv ye de şikayet mesajları yollamak lazım aslında...
TuRkiShPoWeR
06-01-2011, 12:18
Tepkimin nedenini açıklamama gerek kalmamış arkadaşlar gerekenleri yazmışlar sağolsunlar.Gelgelelim Önce biraz bilgi edinelim.Kanuni kimdir? Harem nedir? :
Kanuni Sultan Süleyman
I. Süleyman, (d. 6 Kasım 1494, Trabzon – ö. 6 Eylül 1566). 10. Osmanlı padişahı ve İslam halifesidir.
Türk tarihinde Kanuni Sultan Süleyman, batı dünyasında ise Suleyman The Magnificent(Muhteşem Süleyman) olarak bilinir.... Babası Yavuz Sultan Selim, annesi ise Ayşe Hafsa Sultandır. Saltanatında Osmanlı İmparatorluğu en yüksek dönemini yaşamıştır.
Çocuk yaşta Istanbul'da bilim, tarih, edebiyat, din ve askerlik eğitimi aldı. 1509 yılında annesinin doğum yeri olan Kırım'da Kefe sancakbeyliğine atandı. Daha sonra Saruhan sancakbeyliği göreviyle Manisa'ya gönderildi. Padişahın sefere çıktığı vakitlerde Batı sınırını korumak için Edirne'de bulundu. Babasının ölümü sırasında yine Manisa'da bulunan şehzade Süleyman, sadrazam Piri Paşa'nın çağrısı üzerine İstanbul'a gelerek 1 Ekim 1520 tarihinde tahta çıktı.
Kanuni padişah olunca içişlerinde belli bir düzene kavuşmuş devlet yönetimi babasının yaptığı ıslahatlarla sağlamlaşmış temeller üzerinde duran bir devletin başına geçti. İmparatorluğun iç bunalımlarıyla uğraşmadan kısa bir süre Batı dünyasının geçirdiği dönüşümleri izledi. Batı rönesansın yaratığı bir açılma ortamında teknik yönden belli aşamalara ulaşmış; Fransa ve Almanya'da dinsel reformlar yapılarak birlik sağlanmıştı. Kanuni bu ortamda, askeri alanda oldukça üstün duruma gelmiş olan Osmanlı İmparatorluğunun gücünü Batı'ya yine askeri yönden kabul ettirme yolunu seçti.
İmparatorluk içinde Süleyman dürüst hükümdar ve çözülmeye,bozulmaya ,rüşvete karşı olarak biliniyordu.Yetenekli bir kuyumcu ve seçkin bir şair olduğu kadar,Süleyman ayrıca sanatçıların ve filozofların büyük hamisiydi.Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel gelişmesindeki Altın Çağı'nın hükümdarıydı.Süleyman 16 ncı yüzyıl ön seçkin hükümdar olarak kabul ediliyordu;rakipleri Charles V Kutsal Roma İmparatoru (1519-56) , Francis I (Fransa,1515-47), Henry VIII (İngiltere,1509-47),Sigusmund II (Polonya,1548- 1572) ve Ivan IV (Rusya,1530-84).Onun liderliğinde Osmanlı İmparatorluğu Altın Çağı'na ulaştı ve dünya gücü haline geldi.Süleyman,Osmanlı ordusunu Belgrad,Rodos,Macaristan'ın çoğunun fethinde kendisi yönetti.Viyana kuşatması planını hazırladı.Ortadoğu'nun çoğu toprağını imparatorluğa kattı.Karasularını Kuzey Afrika'ya Cezayir'e genişletti.Kısa dönemde Osmanlı'lar Akdeniz,Kızıl Deniz ve İran Körfezinde deniz hakimiyetini başardılar.Osmanlı İmparatorluğu onun ölümünden sonra genişlemesine bir yüzyıl devam etti
----------------------------------
Harem
Osmanlı Devletinde harem denilince maalesef padişahların evi ve eğlence yeri olduğu ifade edilmekte hatta farklı fikirler neredeyse kabul dahi görmemektedir.
Bilgi ve birikimden yoksun Osmanlıya ve İslam’a düşman kişiler tarafından Osmanlı’da harem yanlış olarak aktarılmakta ve zihinler karıştırılmaktadır.
İster Topkapı isterse Yıldız Sarayı olsun saray denilince sadece padişahların oturdukları evleri köşkleri akla gelmemelidir. Bu saraylar bugünkü anlamda Cumhurbaşkanlığı köşkü veya Başbakanlık konutu ve bakanlıklar gibi devlet daireleridir. Bugünkü anlamıyla Cumhurbaşkanlığı lojman veya konutu demek olan mekanlar harem denilen yerlerdir.
Harem kelimesi anlamı itibariyle girilmesi yasak olan yer manasına gelmektedir. Bu manadan hareketle kadınların ikamet ettikleri ve yabancı erkeklerin girmesi yasak olan evlere de İslam aleminde harem adı verildiği gibi yabancı erkeklere haram olan kadınlara da harem adı verilmektedir. Girilmesi yasak olan harem kısmı kadınların ikametlerine tahsis edilmiştir.
Osmanlı haremini üçe ayırmak gerekmektedir. Birincisi asıl harem kapısına kadar olan hareme medhal (antre) kısmıdır. Bu bölümde harem ağalarının emri altındaki erkek köleler istihdam olunmaktadır. Bu bölümde birtek kadın köle yani cariye bulunmamaktadır. İkincisi asıl haremde yaşayan kadın efendilerin padişah ve aileleri içindeki herkesin hizmetçisi durumundaki cariyelerindir. Bu cariyelerin hiçbirisi ile padişahların karı-koca hayatı yaşadığı söylenemediği gibi ilgileri de kesinlikle yoktur. Üçüncüsü asıl haremde yaşayan ve padişahın ailesi kavramı altında toplanan kadın efendiler yani dinen evlenilmesinde sakınca olmayısan eş olarak kendileri ile karı-koca hayatı yaşayan cariyelerdir. Bu gurubun başı bazen baş kadın bazen de valide sultan olmuştur. Batılı bir kısım yazarların haremle ilgili kitapları erotik romanlar gibidir. Tamamen ütopik ifadeler ve sahnelerle doludur. Batıda XVII. yüzyılda başlayan bu yazılar hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadığı gibi mevcut belgelerin ve hatıraların hiçbiri bu nakledilenleri tasdik etmemektedir.
İşin doğrusunu ve batılı yazarların meseleyi çarpıttıklarını 1960’ lı yıllarda haremin restorasyonunda görev alan Fransız tarihçi olan Robert Anhegger ile evli olan Mualla Anhegger’den konumuzla alakalı bir bölümü aktarmak istiyorum:
“Haremin Avrupalıların yazıp çizdiği ile hiçbir alakasının olmadığını fark ettim. Harem Padişahın dilediği kadınla yatması için düzenlenmiş bir kurum değil. Mimarisi bile buna göre düzenlenmemiştir. Padişahın cariyeleri görebilmesi ve aralarından birini seçebilmesi mümkün değil. Kapılar daireler ve geçişler buna göre planlanmamış. Cariyeler yirmibeş kişilik koğuşlarda yatıyor; üst kata yatan kalfaların sıkı denetimi söz konusu… Padişahın kalkıp cariyeler bölümüne geçmesi için kuş olup uçması lazım! Harem bir üniversite gibi düşünülmüş cariyeler ise öğrenci. Zaten cariyelerin yaşadığı bölümün kapısında “Allah’ım bize de hayırlı kapılar aç” yazıyor ve bu yazı doğrultusunda çoğu padişah tarafından çeyizleri verilip evlendirilmiş. Çünkü cariye köle değil cinsel köle hiç değil bence doğru deyim cariyenin padişahın evlatlığı olduğudur. Ve gerçekten de evlatlık gibi hoş tutulup iyi eğittikleri anlaşılıyor. Haremin mimarisi düzenlenirken burada yaşayan herkesin bir dakika bile boş kalmaması hedeflenmiş olmalı. Harem; sanki askeri bir teşkilat. Bu askeri teşkilat düşüncesini haremi restore ederken sık sık fark ettim. Haremdekiler son derece iyi yetişmiş terbiye edilmiş zeki ve yetenekli kimseler. Yalnızca güzel değil aynı zamanda zeki de olanlar devlet kademelerinde yükselmek istiyorlar. Bunda şaşılacak yada ayıplanacak bir yön göremiyorum. Kendilerine güvenen erkekler gibi haremin kadınları da şanslarını sonuna kadar zorluyorlar. Sanılanın aksine yükselmek için dünya güzeli olamaya gerek yok. Kendisine verilen eğitimi en iyi özümsemiş olan güzel yazan güzel konuşan bu yarışa avantajlı başlıyor…”
Sonuç olarak bilinenin aksine Osmanlı’da ‘Harem-i Humayun’, devlet adamları yetiştiren ‘Enderun’ mekteplerine paralel bir kurumdu. Buralar, cinselliğin ayyuka çıktığı, padişahın canı çektiğinde içinden kadın seçip beraber olduğu bir yer değildir. Buradaki kadınlar, Osmanlı’nın en üst kültür grubunu temsil ederdi.
Not : Osmanlıda en üst düzey yöneticilerin dahi giremediği Harem dairesini sanki içinde yaşamış gibi yalan yanlış bilgilerle resmetmeye çalışan gayrimüslim yazarlara itibar ederek Osmanlıyı ve Harem dairesini karalamak tarihimize ihanettir.
"Harem Padişahın dilediği kadınla yatması için düzenlenmiş bir kurum değil. Mimarisi bile buna göre düzenlenmemiştir. Padişahın cariyeleri görebilmesi ve aralarından birini seçebilmesi mümkün değil."
"Harem bir üniversite gibi düşünülmüş cariyeler ise öğrenci. Zaten cariyelerin yaşadığı bölümün kapısında “Allah’ım bize de hayırlı kapılar aç” yazıyor ve bu yazı doğrultusunda çoğu padişah tarafından çeyizleri verilip evlendirilmiş. Çünkü cariye köle değil cinsel köle hiç değil bence doğru deyim cariyenin padişahın evlatlığı olduğudur."
Çok önemli noktalar hakkaten, paylaşım için çok teşekkürler Hakan, ayrıca tepkinden dolayı da tebrik ederim...
baymustang
06-01-2011, 13:47
cariyeler savaş zamanında esir düşmüş ve saihibi olmayan kadınlardan ibaret. kurani kerimde bile cariyelik var. bu sebeple cariyelik sistemi caizdir. bu dizi ise tam bir saçmalıktan ibaret. tamam osmanlında kadın düşkünlüğü vardı ama bu kadarda değil. hatta bunlar sadece imparatorluğun sadece kadından ibaret olduğunu ispat etmeye çalışmış
Büyük dünya devletlerinin , önünde diz çöktüğü,yedi cihana hüküm sürmüş,adaletinden ve büyüklüğünden yabancı ilim adamlarının bile övgüyle sözettiği OSMANLI , bilgisiz ve amacı ne olduğu belirsiz bir yapımcının reyting malzemesi olmuş...Aslında acınacak bir durum...
Arkadaşlar gerekli herşeyi yazmışlar zaten ama kişisel tepkimizide dile getirmek gerek...
Burada asıl düşünülmesi gereken;
Türklerlerin değerli padişahlarından birisi olan KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN ve devletleri OSMANLI İMPARATORLUĞU...nasıl böyle aslı olmayan ve her karesinde art niyet kokan bir yapımla anlatılmaya çalışılır...?
Şikayet için gerekli adresi bilen arkadaşlar burada paylaşırsa umarım faydası olur...
dizi yazarı işçi partili anti-osmanlıcı
dizinin yapımcısı Küçük sırlar ve Kavak yelleri
nin yapımsıcı
tahminime göre ilerleyen bölümlerde eş değişmeler olacak
corsa cdti
06-01-2011, 14:45
Dizinin yazarı Meral Okay. Bu şahsın tarihi gerçeklerden ve Osmanlı sarayındaki harem dairesindeki hayat hakkında kendi kafasındaki fanteziyeler dışında zerre kadar bilgisi olmadığı daha dizinin fragmanından bile anlaşılıyor.
İzlerken kanım dondu... Bir insan, tarihi kendi amacı için magazinsel argümanlara dönüştürmek için çarpıtmanın yanında, ecdadına sövmekten nasıl bir haz duyar anlamış değilim. Böyle bir köksüzlük ancak geçmişiyle kavgalı, ona karşı cinnet haliyle saldıran bir ruh haletinin ürünü olsa gerek!
Müşahhas örneklerden gidersek;
Devlet-i Ali'nin en zirve olduğu dönem resmediliyor sözde. Ancak, koskaca devletin başındaki insanın bütün mesaisi ıvır-zıvır işler, ona el öptür buna el öptür, boğazı seyret, bal-börek... Üstelik bir sahnede kurmaylarıyla gelecek planlarından bahsediyor. Az-çok tarih bilgisi olan 5. sınıf öğrencisinin yazacağı türden sözler. "Avrupadaki kafirleri yeneceğiz", "Doğuda bizim Batı'da" vs. vs.
Bu bile yapan kişilerin olaya vukufiyetten ne kadar uzak olduğunu ortaya koyan birşey.
Kanuni Sultan Süleyman şahsi kişiliğinin resmedilişindeki yanlışlar için sayfalar dolusu yazılır ayrıca.
Okan Yalabık'ın oynadığı karakterde (devşirme yoluyla yetişmiş bir kişi), aynı şekilde devşirme sistemi hakkındaki kıt bilgilerini engin örnekleriyle ortaya koymuşlar. Sözde, ailesinden zorla kaçırılan, koparılan arkadaş halen unutamamış çocukluğunu.
Harem dairesi, valide sultanlar, saray hizmetçilerinin konuşmaları... Yanlışların, çarpıtmaların bini bir para, hangi birini yazacaksın ki...
CNCB-e'deki Rome gibi tarihi filmlerin yerli çakmasını yapmak niyetiyle, kendi kafalarındaki olguları tarihi karakterlerin üzerine yaftalayıp, hiçbir tarihi kıymeti olmayan, iftiralarla dolu bir yapım.
Filmin yapımıcısı ve oyuncuları gözümün önüne geldikçe, Mehmet Akif'in, "..., Acırım tükürüğe, Billahi tükürsem yüzüne!" mısraları geliyor aklıma.
yazdıklarınıza yürekten katılıyor ve teşekkür ediyorum. şikayet mailini gönderdim.
tarihi şan, şeref dolu hak ve adaletten ayrılmamış bir padişahın ve döneminin kime hizmet ettiği belli olmayan bir şekilde karalamak kimsenin hakkı ve haddi değildir.
Türk düşmanı birisi bile çekse bu kadarını beceremezdi. tarihinden bu kadar bi haber olan ya da ceddine ve tarihine böyle ihanet edenlere yazıklar olsun.
eskikasa
06-01-2011, 14:47
bu bir grubun çember biçimde birbirleriyle takılıp takılıp bunu da gayet normal kabul ettiği diziler de acayip yaygınlaştı nedense :confused:
karısını aldatan adamlar, kocasını aldatan kadınlar,kankasının sevgilisini ayartanlar dizilerin mağdurları konumunda hep.
dizi yazarı işçi partili anti-osmanlıcı
dizinin yapımcısı Küçük sırlar ve Kavak yelleri
nin yapımsıcı
tahminime göre ilerleyen bölümlerde eş değişmeler olacak
iyiydi.. :D
dizi yazarı işçi partili anti-osmanlıcı
dizinin yapımcısı Küçük sırlar ve Kavak yelleri
nin yapımsıcı
tahminime göre ilerleyen bölümlerde eş değişmeler olacakilginç tespit :D
Başta bu dizi olmakla beraber yayında olan veya yayınlanmayı bekleyn dizilerin hepsi bana sacma geliyor birileri söyleyemediklerini yapamadıklarını diziler aracılığı ile halkın önüne getiriyor ve en kötü olanıda miletce bu sacma dizilerin muptelası oluyoruz heleki aldatmalı bolca erotik sahneleri olan dizileri hiç kacırmayız
komedinin bile tadı kalmadı erman abiye sacmalığı ile türkçeyi bile katlettiler ben şahsen yerli yabancı kanalların hepsine bakarım bir yabancı sinema bulursam dizi hiç seyretmem
corsa cdti
06-01-2011, 15:32
bu bir grubun çember biçimde birbirleriyle takılıp takılıp bunu da gayet normal kabul ettiği diziler de acayip yaygınlaştı nedense :confused:
karısını aldatan adamlar, kocasını aldatan kadınlar,kankasının sevgilisini ayartanlar dizilerin mağdurları konumunda hep.
bir toplumu bilinçli bir şekilde ahlaksızlaştırıp, yozlaştırıp içeriden yıkmanın en güzel yoludur.
dizilerle, filmlerle, romanlarla önce gençliği özendirirler sonra zamanla bunlar normalmiş gibi algılanmaya başlar ve toplumda yavaş yavaş kabul görür.
bu süreçte tarihimizle irtibatı kopartırlar, geçmiş unutturulur ya da kötülenir.
insan olmanın erdemleri yavaş yavaş kaybolur. maddiyatçı ve köşe dönmeci düşüğnce hakim olur, sonrası malum.
30 yıl kadar önce bir hocam; çağımızın afyonu televizyondur, batı toplumu yozlaştırmak için televizyonu bilinç alttına işleyecek şekilde çok güzel kullanıyor ve kullanmaya devam edecek ve toplumları içten çökertecek demişti. ne kadar haklı olduğunu yıllardır görüyoruz.
Amma pireyi deve yapan milletiz he ! Yahu birakin bu kadar kompleks yapmayi ! )))) Yani adam kahraman diye 24 saat at ustunde gezip durmadi ya ! Ah Kanuni nin yerinde ben olacaktim ki ...... ))))
Hem ayrica herkes oyle bir yorumlar yazmis ki, merak ettim, herkeste nereden bu kadar detayli harem bilgisi ????))))
sadece harem bölümü belki tartışılabilir onun dışında zaten kaliteli bir yapım olmadığı belli osmanlı tarihinden bir kesit bile dizilere filmlere sığmaz zaten.harem konusuna gelince dünyaya hükmedenin o kadarda sefehati olur mantığı anlatılmaya çalışılmış.yorum yapmak için biraz erken ama umarım kanuninin fransa kralına yazdığı mektuptan ,avrupayı haraca bağladığından ,küçücük bir avrupa ülkesinin rusya işgaliyle kanuniden yardım istemesi üzerine kanuninin derhal sefere çıkmasından,fransaya ilk elçimiz gönderilirken fransada aylarca önceden elçimiz için yapılan telaşlı hazırlıklardan kutlamalardan biraz olsun bahsedilir...
Ben bu kadar yıldır okul okuyorum Osmanlının sarayda parayla işçi çalıştırdığını hiç görmedim duymadım sarayda çalışanların hepsi kendi istekleriyle gelip hizmet veren kişilerdir. Sarayda dönmelerin ortalıkta gezdiğini de hiç görmedim ve duymadım.Bizim örf ve adetlerimizde de hiç görmedim görmeyi de istemiyorum.Bende karşıyım azıcık böyle bakınca zaten sinir oldum.Tamam zamanında padişahın farklı ilişkileri olmuş olabilir fakat gene söylüyorum Bu tür şeyler vatandaşlar arasında konuşulmuyor Kaldı ki Koskoca dünyaya hükmetmiş Atalarımıza da yapılmamalı.
Ben ilk bölümü izledim ve bu kadar tepkiye anlam veremdim. tahta ilk çıktığı bölümdü neler yaptığını anlatacaklarmı izlemeden bilemeyiz. ilk bölümden yerden yere vurmak biraz garip. Sonuçta hürrem sultan olsun veya çoğu padişah annesi hep yabancıydı. Sarayların içinde bence dün akşamkinden daha kötü ilişkilerde yaşanmış olabilir bilemeyiz. bence önce bi izleyelim derim.
baymustang
06-01-2011, 17:48
yeliz başkan öyle cariye zaten savaşlarda rehin alınan kadınlardan oluşuyor. ve cariye sisteminde kadınların başına kötü bişey gelmemesi adına o devletin hanı o kadınlardan dinen sorumludur. bu sebeple evlenme hakkına sahiptirler
fluminense
06-01-2011, 18:00
Kim ne derse desin tutat bu dizi..Göreceksiniz:D
Bu arada diziye göz ucuyla baktım,ama bu konuyla ilgili kitaplar okumuşluğum vardır,bütün padişahların % 90'ının annesi hristiyan ya da avrupa-slav-balkan kökenlidir ve sarayda deli entrikalar olurmuş,zaten Hürrem Sultan da Kanuni'yi resmen parmağında oynatmış bi hatundur,kitaplarda yazanlar buna benzer şeyler..Günümüz kadınlarının ilgi alanlarını düşünecek olursak bu dizi prim yapacaktır gibi geliyor bana..
Ben beğenmedim,kıyafetler biraz hoşuma gitti o kadar,Matrakçı Nasuh da var...Dönemin minyatür ustası.
Magazine değil de tarihi gerçeklere yönelse daha güzel olur ama yapımcılarda aynı cnbc-e deki Tudors adlı dizi gibi magazine-entrikaya-saray içi kuyu kazmalara yönelmişler,yapacak başka birşeyleri de yok zaten.Neticede tutacaktır :D bu ülkede aşk-ı memnu gibi bi dizi fenomen oldu çıktı,bitti de kurtulduk,bu da geçer dostlar:D
yeni bir aşk-ı memnu furyası yakalamaya çalışılınıyor planlar bunun üzerine kurulmuş durumda arkadaşlar. büyük ihtimalle.
eskikasa
06-01-2011, 18:21
. Sarayda dönmelerin ortalıkta gezdiğini de hiç görmedim ve duymadım.
derslerde oralara kadar okutulmasa da divan şairlerinin güzel oğlanlara yazdığı methiyeler biçok kitapta mevcut.
eskikasa
06-01-2011, 18:29
kanuni'nin de aşık olmaya hakkı olduğunu da dizi hakkındaki fikirlerden bağımsız olarak dile getirelim, hürrem sultan için yazmış olduğu şiir;
Âşık oldum bir melek ruhsara gayet nazı çok
Yüksek uçar bir humadır dayim pervazı çok
Göz ucu ile bir nazar kılmaz geçer âşıklara
Görmedim işitmedim ânın gibi iğmazı çok
Benim asil agirima giden baska sey. Kanuni bu kadar zevksiz miydi ? Haremdeki hatunlara bir baktim, hele hele Hurrem Sultan'a, bu ne ya ! Yoldan gecen 3 kurusluk gacilari sokmuslar sanki hareme.... Kanuni nin annesi hepsinden guzel valla ! ))))
Çok fazla birşey beklememek lazım esasında Taylan kardeşlerin yönetiminde ve Tims Prodüksyonunda bir yapıtın ne kadar uhrevi olacağı ne kadar gerçekleri yansıtacağı şüpheli.. Ayriyetten tamamen yozlaşmış günümüzde belki insanların kafasının... alabileceği bir ''gevşeklikte'' ki bu dizinin sayesinde Tarihteki birkaç taş ağırlığını bulabilir.. Harem sahneleri ve eğlence olayı kanuni'yi canlandıran halit ergenç'in mimikleri fiyasko onlar ayrı.. Çok yüzeysel bakmak istedim.. Diyor ya ''kararlarıma dünya hazırmı ,osmanlı hazırm?'' diye zaten Türkiye ve Türk Halkı ,genci bir Osmanlı dizisine hazır değilki..
derslerde oralara kadar okutulmasa da divan şairlerinin güzel oğlanlara yazdığı methiyeler biçok kitapta mevcut.
Bana okutulan konularda bahsedilmediğinden zaten bende söylüyorum.Şöyle açıklayayım; liseyi bitirmiş üniversitede bölüm seçme konusunda tarihi seçenler bunları görür edebiyatı seçenlerde.E okuyan nüfusu sadece tarihçiler ve edebiyatçılar oluşturmuyor.Aynı zamanda dizide Makbul İbrahim Paşa’nın eşcinsel olduğunu Ahmet Altan söylüyor fakat Makbul İbrahim Paşa'nın nasıl biri olduğunu o dönemdeki divan Katipliğinde bulunan Celalzade Mustafa Çelebi;padişahın emirleri ve kanunlara çok büyük önem verip her işi adaletle yerine getirdiği ve son derece Dindar bir insan olduğunu yazmaktadır.
Bence de berbat bir dizi ve bir zavallinin Osmanli hakkinda hic birsey bilmeden, tamamen kulaktan dolma ve kasitli ibarelerle "tarihi gercek" gibi karsimiza cikarmaya calistigi sacmaliktan ibaret.
Genelde bu tur "dizileri" baska ulkeler sevmedikleri ulkeler icin devlet finansmaninda filan ceker. Biz ise kendimiz yapiyoruz, insani uzen bu.
Icimizde boyleleri varken disardan gelecek dusmana ihtiyac yok zaten.
Bugün haberTürkte tartışılıyordu :=)
Bugün haberTürkte tartışılıyordu :=)
ilginç bir yaklaşımla filmin danışmanı haremin içeriğini pek bilmediklerini dolayısı ile filmin roman gibi yazıldığını beyan ediyor(lar).. bir nevi cem yılmazın ilhamları bi yerimden alıyorum ama size gösteremem demesi gibi..:)
deseler ki bilinmeyen bir devletin bilinmeyen sultanı haremi v.s.. bu kadar tepki almaz..
barıs_koc
07-01-2011, 10:38
Başkalarının hayatlarını seyretmekten, kendi hayatlarını yaşayamayan bir toplum haline dönüşütürülmeye yönelik harektlerin bir parçası bu da. Üstelik gayet küstah, gayet yalan yanlış bier parça. Bütünle uzaktan yakından ilgisi olmayan. Geçmişiyle bu kadar küstürülen, ecdadına küfreden bir toplum daha var mıdır acep yerküreüzerinde. :(
"Arkaşdalar nerden geldiğinizi ve ne yöne gitmeniz gerektiğini bilen insanlar olarak;
Öncelikle yazılan çizilen yada oynan filimlere inanacak seviyede bir toplum olduğumuzu bilmeniz güzel!! :(
Gerçek olaylar değil KURGUDUR denmesi bence size bir şey ifade etmeli?!
Alıntı yapılabilir, sizlerde bu alıntıdan yola çıkarak yok efendim iyisi yapılabilir yok efendim yapılan yanlıştır yalandır derseniz,,'Orada gerçekler var demekki' dedirtirsiniz....Yapmayın Allahaşkına, Kanuni sapkındır, saray haremdir dendide herkes buna inandı? Hadi inandı ise ARAŞTIRMADAN,, yada değildir deniyorsa ARAŞTIRMADAN ,,o durumda ellerine sağlık derim.Hiç değilse dikkati çekti TARİHE ben bakıp araştıracağım, kimbilir magazin beyinli bir üniversitelide belki dikkatini çekti diye araştırır!...
TuRkiShPoWeR
07-01-2011, 12:17
Bu tepkinin oluşması güzel ama yapımcı ve yayıncı, reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla bu tepkileri bile reklam olarak kullanıyorlar.Birde pişkin pişkin demeç veriyor şerefsizler...
Ben Hurrem Sultana taktim. Bulamamislarmi daha guzelini ????? Ayrica Rusca falan bildigide yok . Dediklerini anlamak icin ben bile alt yazilari okuyorum. Rusca bilen birinin aksani bu kadar kotu olamaz.
eskikasa
07-01-2011, 12:26
Ben Hurrem Sultana taktim. Bulamamislarmi daha guzelini ????? Ayrica Rusca falan bildigide yok . Dediklerini anlamak icin ben bile alt yazilari okuyorum. Rusca bilen birinin aksani bu kadar kotu olamaz.
güzelini bulamayan rusça bilenini nerden bulacak abi :)
Rustan ziyade trakyalı havası var konuşmasında falan da :)
ama fena değildi ya güzeldi bence, tabi biz moskovada yaşamadığımız için senle standardlarımız aynı değildir :rolleyes:
gьzelini bulamayan rusзa bilenini nerden bulacak abi :)
Rustan ziyade trakyalэ havasэ var konuюmasэnda falan da :)
ama fena deрildi ya gьzeldi bence, tabi biz moskovada yaюamadэрэmэz iзin senle standardlarэmэz aynэ deрildir :rolleyes:
Bana soyleselerdi, ben onlara bi ton bulurdum hem Rusca, hem ingilizce , hemde Turkce bilenini ))) Hem guzelliktede buna 10 basarlardi. ))))
eskikasa
07-01-2011, 12:50
Bana soyleselerdi, ben onlara bi ton bulurdum hem Rusca, hem ingilizce , hemde Turkce bilenini ))) Hem guzelliktede buna 10 basarlardi. ))))
:rolleyes:
keşke deselermiş, ortaya şahane bi dizi çıkarmış
o zaman "muhteşem" yüzyıl olurmuş bak :)
barıs_koc
07-01-2011, 13:31
Gerçek olaylar değil KURGUDUR denmesi bence size bir şey ifade etmeli?!
Yapmayın Allah aşkına. KURGUDUR diyerek, o zaman atamız Atatürk hakkında da saçma sapan karalamak için birşeyler kurgulansın, sonra da oturup tarih kitaplarından araştırırız hep beraber. Bunuda normal karşılarız öyle mi ? Sizce mantıklı mı ? Bu ülke ejdadını sapkın, haremde kızları kovalayan bir nesil olarak gösterme cüretini nereden buluyor bu şer....ler. Benim ejdadım haremde değil ordusunun başında düşman kovalayan adamlardı. Öyle bilir öyle söyleriz. Araştırılırsa -k, ben araştırdım- Aşkı memnu denilen ensest diziden hiç bir farkı yoktur ve bu millete izletilmemelidir. Vesselam.
Yapmayın Allah aşkına. KURGUDUR diyerek, o zaman atamız Atatürk hakkında da saçma sapan karalamak için birşeyler kurgulansın, sonra da oturup tarih kitaplarından araştırırız hep beraber. Bunuda normal karşılarız öyle mi ? Sizce mantıklı mı ? Bu ülke ejdadını sapkın, haremde kızları kovalayan bir nesil olarak gösterme cüretini nereden buluyor bu şer....ler. Benim ejdadım haremde değil ordusunun başında düşman kovalayan adamlardı. Öyle bilir öyle söyleriz. Araştırılırsa -k, ben araştırdım- Aşkı memnu denilen ensest diziden hiç bir farkı yoktur ve bu millete izletilmemelidir. Vesselam.
"Yazılan çizilen kurgudur,, buna inanıp bu yönde gidicek KUZU ağız güdülen bir yerde yaşıyorsak evet kaygınız çok yerinde...haklısınız tabiki o açıdan düşünülünce.."
Kurgu anca hayal ürünü olan, gerçek olmayan olay ve kahramanlardır. Burda Kanuni Sultan Süleyman ın hayatı vurgulanıyor, bu kabul edilebilirmi. Madem kurgu üzerinde dizi çekilicek, git Herkül 'ü, Heman'i çek.
Herkes filmi elestiriyor ama gercekte harem hayatinin oyle olmadigini kim nereden bu kadar iyi biliyor ?????? Filmin yapiminda bir suru tarihci calismis, incelenmis , arastirilmis, bu adamlar bu isi bilmiyorda, forumlarda yazanlar nereden bu kadar iyi biliyor peki ???
TuRkiShPoWeR
07-01-2011, 19:16
Herkes filmi elestiriyor ama gercekte harem hayatinin oyle olmadigini kim nereden bu kadar iyi biliyor ?????? Filmin yapiminda bir suru tarihci calismis, incelenmis , arastirilmis, bu adamlar bu isi bilmiyorda, forumlarda yazanlar nereden bu kadar iyi biliyor peki ???
Üstad önde gelen tarihçilerin dizi hakkında ne dediğini araştırırsan bu dizinin asılsız olduğunu anlarsın.İşin ilginç tarafı yapımcı ve senarist te dizinin "kurgu" dizisi olduğunu söyledi.Gelgelelim gerçek bir yaşanmışlığın kurgusu olmaz.Bu ya yüceltme olur ya da karalama.Yüceltme olmadığı apaçık ortada olan birşeyi de tartışmaya bile gerek duymam ben.Bunu görmek için de tarih profösörü olmaya gerek olmadığı kanaatindeyim...
Üstad önde gelen tarihçilerin dizi hakkında ne dediğini araştırırsan bu dizinin asılsız olduğunu anlarsın.İşin ilginç tarafı yapımcı ve senarist te dizinin "kurgu" dizisi olduğunu söyledi.Gelgelelim gerçek bir yaşanmışlığın kurgusu olmaz.Bu ya yüceltme olur ya da karalama.Yüceltme olmadığı apaçık ortada olan birşeyi de tartışmaya bile gerek duymam ben.Bunu görmek için de tarih profösörü olmaya gerek olmadığı kanaatindeyim...
Dun televizyonda birisi soylerken duydum. Adam " Zaten adi uzerinde , HAREM. Yani insanin ozeli.Sonucta hakkinda cok cok az bilgi var " Dedi . Banada cok mantikli geldi. Her ne kadar detayli bilgim olmasada, padisahlarin ozel hayatlarini yazip cizmeye fazla curret edilebilecegine, sonuctada gunumuze bunun hakkinda detayli bilgi kalacagina pek inanmiyorum.O yuzden hem oyle diyenin, hemde boyle diyenin lafinin kurgudan oteye gidebilecegini zannetmiyorum. Ama ortadada bir gercek varki, harem diye bir yer var. PAdisahlarinda orada uslu uslu uzun essek oynadiginida hic sanmiyorum....
beyaz guvercin
07-01-2011, 21:15
ya arkadaşlar biraz uyanık olun memleketin bunca derdi varken işimiz gücümüz harem odasımı?protesto edecekseniz öğrencilere yapılan orantısız gücü protesto edin ,benzin zamlarını işsizliği,hizbullahçının katilin serbest bırakılışını protesto edin
Rainbowx
07-01-2011, 21:44
Bir Sosyal Bilgiler öğretmeni olarak, bölümüm gereği çocuklara hep anlatırız Osmanlı vs diye.. Ama bu diziyi çekenler bilmez mi ki Osmanlı'da haremden Padişahlardan, sultanlara kadar kimse bahsetmezmiş, kaldı ki bahsetti, kurgu dedikleri şey bu kadar mı abazan bi ruh olur !.. Ya anlam vermekte gerçekten zorlanıyorum, elin Hans'ı, Conisi yazıyor Osmanlı haremini.. Bizim insanda "vuuuuuuu şu padişahlara bak beeee " diyor :) " ulan sanki yedi ceddin içerdeydi de biliyorsun bu kadar şeyi ... " diyesim geliyor yani. Adam akıllı şey yapsalar şaşarım zaten ! İlla entrika çevirecekler dizilerde bile.. Arkadaş nedir bu Türk milletine verilen kültür morfini anlamadım ! Sürekli tecavüz, taciz, entrika.. Yuh be kardeşim yuhh ! .......
diziyi savunanlar ne yazıkki siyasi düşüncelerinin etkisinde yorum yapıyor
normal hayattada takip ettigim bir tartışma ve anti-osmanlıcılar diziden çok memnun ;)
TuRkiShPoWeR
07-01-2011, 23:18
ya arkadaşlar biraz uyanık olun memleketin bunca derdi varken işimiz gücümüz harem odasımı?protesto edecekseniz öğrencilere yapılan orantısız gücü protesto edin ,benzin zamlarını işsizliği,hizbullahçının katilin serbest bırakılışını protesto edin
Bunlara tepkisiz kaldığımızı düşündüren de nedir.Arabamın arka camında 1 ay asılı kaldı zam protestosu.Görebildiğimiz ve duyabildiğimiz her yanlışta tepkimizi koyma zamanıdır zaman.Ayrıca bir söz vardır geçmişini unutanın geleceği karanlık olur...
İnceden toplum mühendisliği'ne hizmet eden medyanın , aydın(!) ların basit empoze çalışmaları.Bir çadırdan 700 yıl. Geriye denecek ne kalır ki.
ya harem varmıymış varmış.. kimse de üstüne film dizi yapmamış.. hep şaaşalı zaferleri izleyecek değiliz ya.. azcıkda entrika görelim.. sanki yokmuymuş? diziyi izlemedim ama izleyip detaylı yorum yazarım..
hasanustun
08-01-2011, 14:01
merak edıyorum bu dızıyı bır yunan kanalı aynen show tv dekı 1.bolumun aynısını yayınlamak uzere gosterıme soksaydı tepkının boyutu nasıl olurdu. kendımız yapınca bır bekleyelım elın oglu yapınca serefsızler olmaz oyle sey vs vs.tarıhı bılmeyen dızı hakkında bekleyelım gorelım dıyebılır.ancak her dızının yayına gırısı sansasyonel olmalıdırkı dızı yayında kalabılsın kıtle olusabılsın.sırf yayın propaganası yapmak adına dızının ılk bolumunun bu sekılde cekılmıs olması terbıyesızlıkten baska bır sey degıl.bu dızıyı farklı sekıllerde yayına soksalardı yıne sukse yapabılırdı.kanunıden bahsedıyoruz kolay degıl.
ya arkadaşlar kanunı dönemi ve hürrem sultan hakkında biraz tarihi araştırma yaparsanız olayların öyle çok ta çarpıtıldığını anlarsınsız hürrem sultan sarayda çok etkin biri olacak mesela bu tarih kitaplarındada yazıyor tamam ilk bölümden hareme çok dalmış gibi görünebilir ancak zaten hürrem de böyle kanuni nin gözdesi oluyor.
http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCrrem_Sultan
http://tr.wikipedia.org/wiki/I._S%C3%BCleyman
isteyenler bu linklerden okuyabilir.
" Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. "
Kanuni Sultan Süleyman Han
'Muhteşem Yüzyıl'a gelen tepkiler RTÜK'ü bıktırdı. Fragmanların yayımlanmaya başladığı 11 Aralıktan, 6 Ocak akşamına kadar bütün program türlerinde gelen şikayetlerin büyük bölümü 'Muhteşem Yüzyıl'la ilgili oldu.
Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) 2010 yılının dokuz aylık döneminde 64 bin 664 bin vatandaş bildirimi yapılırken, kamuoyunda tepkilere yol açan ''Muhteşem Yüzyıl'' dizisiyle ilgili 11 Aralık-6 Ocak tarihlerinde 74 bin 911 şikayet geldi.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Davut Dursun, AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtladı.
Dizi yayına girmeden önce ve sonrasında kamuoyunda oluşan tepkinin oldukça ''büyük'' olduğunu dile getiren Dursun, dizinin tanıtım görüntülerinin yayımlanmaya başladığı 11 Aralıktan itibaren kendilerine çağrı merkezinden ya da web sitelerinden izleyici tepkileri geldiğini belirtti.
Üst kurula 2009 ve 2010 yılında gelen toplam seyirci şikayetlerinin ortalamasının 65-70 bin olduğunu kaydeden Dursun, ''Sadece bu program için gelen ve kısa bir süreyi kapsayan şikayetler 74 bin. Bir yıl içerisinde yapılmış olan ortalama şikayeti de aşan bir oranda bu programa yönelik şikayet var. Bunu önemsemek gerekir bu basit bir şey değildir'' dedi.
Genel olarak şikayetlere bakıldığında bu tarihten itibaren giderek artan bir tepki yoğunluğu olduğuna değinen Dursun, ''Şimdiye kadar çok az karşılaştığımız bir durum. 6 Ocak akşamına kadar gelen toplam şikayetin yüzde 93'ü diziyle ilgili. Burada normal tepkinin ötesinde olağanüstü bir tepki var'' diye konuştu.
Tepkiyi, toplumun bu konudaki hassasiyeti bakımından önemsemek, ciddiye almak gerektiğini ifade eden Dursun, vatandaşın yanı sıra sivil toplum örgütleri, sendikalar, muhtelif örgütlerin de tepkilerini RTÜK'e ulaştırdığını bildirdi.
-''DİZİ SEYREDİLMEDEN HASSASİYET OLUŞTU''-
Dursun, dizinin ilk bölümünün 5 Ocakta yayınlandığını ancak şikayetlerin büyük bir bölümünün henüz program yayınlanmadan, tanıtımların dönmeye başladığı 11 Aralıktan itibaren başladığına dikkati çekerek, ''Yani seyredilmeden, dizi henüz yayımlanmadan önce bir hassasiyet oluşmuştu'' diye konuştu.
Bu dönemde izleyicilerden dizinin durdurulması yönünde talepler geldiğini kaydeden Dursun, RTÜK'ün yayımlanmamış bir programla ilgili tasarrufta bulunma ya da yayınlanan bir programı yayından kaldırma yetkisinin bulunmadığını belirtti.
-''İHLAL OLDUĞUNA YÖNELİK RAPOR GELİRSE DEĞERLENDİRİRİZ''-
Dizinin ilk bölümünün 5 Ocakta yayımlandığını kaydeden Dursun, yayımlanan bir programın RTÜK uzmanlarınca, Üst Kurul kanunun 4. maddesindeki yayın ilkelerine uygun olup olmadığı yönünden denetlendiğini hatırlatarak, ''Uzmanlarımız çalışıyorlar. Yayın ihlali olduğu yönünde rapor gelirse, konuyu öncelikli olarak kurul gündemine alırım. Üst Kurul değerlendirir eğer hatalı görürse kendi sistematiği içerisinde müeyyide uygulanır'' şeklinde konuştu.
-''NETİCEDE BU BİR BELGESEL DEĞİL DİZİ''-
Türk toplumunun, tarihteki önemli şahsiyetlerin ve ünlü simaların takdimi konusunda hassasiyeti olduğuna işaret eden Dursun, ''Osmanlı padişahlarının başarıları ve onları sahiplenmemiz konusunda bir hassasiyetimiz var. Ona uygun düşmediğini var saydığımız herhangi bir şey gördüğümüzde tepki gösteriyoruz. Unutmamak gerekir, Neticede bu bir belgesel değil, dizi. Burada bir kurgu söz konusudur'' değerlendirmesinde bulundu.
Dizinin sonunda ''tarihi gerçeklerden hareketle kurgulama yapılmıştır'' şeklinde bir ifadenin yer aldığını hatırlatan Dursun, kurgu bile olsa yayıncıların da izleyicinin hassasiyetini gözeterek senaryoyu oluşturmasının önemine değindi.
-DİZİYLE İLGİLİ ŞİKAYETLER-
RTÜK'e 5 Ocakta yayımlanan ''Muhteşem Yüzyıl'' dizisinin fragmanlarının ekranda yer aldığı 11 Aralık 2010'dan 6 Ocak 2011 akşamına kadar 74 bin 911 şikayet geldi.
Bütün program türlerinde bu tarihler arasındaki toplam şikayet sayısı 80 bin 681 oldu.
Verilere göre şikayetlerin yüzde 93'ü ''Muhteşem Yüzyıl'' dizisine geldi. En çok şikayet dizi yayımlandıktan sonraki gün yapıldı. 74 bin 911 şikayetin 38 bin 96'sı 6 Ocakta bildirildi.
Şikayetlerde göze çarpan bir diğer unsur ise dizinin fragmanları gösterildiği andan itibaren itiraz edilen noktaların, dizi gösterime girmesinden sonra da devam etmesi oldu.
Şikayetlerde, çoğunlukla Osmanlı hanedanının yanlış tanıtıldığı, tarihimize hakaret edildiği konuları üzerinde duruldu.
RTÜK iletişim merkezine ve web sitesine dizi yayına girmeden önce ve sonra gelen şikayetlerden bazıları ise şöyle:
''Muhteşem Yüzyıl isimli dizide gerçeklerle ve tarihle alakası olmayan görüntülere yer verildiği için şikayetçiyim.
Dizide, Osmanlı padişahlarının ahlak dışı yalan yanlış görüntüler içinde yer almasından rahatsız oldum ve şikayetçiyim. Lütfen bu dizi yayınlanmasın.
Osmanlı Devleti'nin, milletimin tarihinin bir avuç kadının çekişmesinden ibaretmiş gibi gösterilmesini, saygı duyduğum insanların ülkeyi boş verip kadınlara odaklanmış şekilde lanse edilmesini, zalim, gaddar addedilmesini izlemek istemiyorum. Kanuni Sultan Süleyman'ın kazandığı onca zafer, ordusunun kazandığı onca savaşın elin tersiyle itilip şaibesi bin kat artırılarak aktarılan şahsi ilişkilerini, evet, devlet yönetimini etkilemiş olsa da devletin sırf bundan ibaretmiş gibi gösterilmesinden hoşnutsuzluk duyuyorum. Benim gibi düşünen onca insanın dikkate alınmasını, gereğinin yapılmasını talep ediyorum.
Tarihimizi yalanlayan, atalarımızı ve Osmanlı devletini aşağılayan, aldatıcı, halkı yanlış bilgilendiren yayın yapılıyor. Lütfen amacına ulaşmadan engellensin.'
Bu ülkenin dinamiklerini anlamıyorum! Anlayamayacağımda sanırım !
TuRkiShPoWeR
08-01-2011, 19:28
Bu ülkenin dinamiklerini anlamıyorum! Anlayamayacağımda sanırım !
Dinamikmi kaldı.Her an değişebilen bir buhran sinsilesi.Her an herşeye hazırlıklı olmak yada tepkisiz kalmak...
boş işler ve saman alevi..bizi en iyi anlatan kelimeler bunlar sanırım.
Dinamikmi kaldı.Her an değişebilen bir buhran sinsilesi.Her an herşeye hazırlıklı olmak yada tepkisiz kalmak...
Aynen öyle ne yazıkki..
multislice55
09-01-2011, 23:05
Osmanlıda harem vardı ve işleyiş bu şekildeydi.Rahatsız olacak bir durum yok.Kimse itiraz etmesin.Sadece ilk bölüm için hızlı bir giriş olmuş o kadar.Bir çok başarımız ve kahramanlıklarımız olduysa da,bunun yanında saray içinde padişahların bir hiç uğruna yaptıkları çok büyük hatalarda olmuş. Daha dizinin ilk bölümünden böyle tepkiler alması gayet normal..İlerleyen bölümleri izleyip görmek lazım..Bence Osmanlıya sahip çıkarken ,bu ülke için Osmanlıdan daha çok şeyler yapmış olan Atatürk'e de sahip çıkmak gerekir.Hiç 'yok'tan bir ülkeyi var etmek pekte kolay bir iş olmasa gerek.Filmdende görüldüğü üzere ,sıfatı makamı ne olursa olsun;haklı veya haksız olup olmamanız önemli olmadan, hayatınızın padişahın iki dudağı arasında olması kadar acı verici bir olay olamaz.
Kimse ceddini inkar etmiyor etmezde,,,
barıs_koc
09-01-2011, 23:11
Osmanlıda harem vardı ve işleyiş bu şekildeydi.Rahatsız olacak bir durum yok.Kimse itiraz etmesin.Sadece ilk bölüm için hızlı bir giriş olmuş o kadar.Bir çok başarımız ve kahramanlıklarımız olduysa da,bunun yanında saray içinde padişahların bir hiç uğruna yaptıkları çok büyük hatalarda olmuş. Daha dizinin ilk bölümünden böyle tepkiler alması gayet normal..İlerleyen bölümleri izleyip görmek lazım..Bence Osmanlıya sahip çıkarken ,bu ülke için Osmanlıdan daha çok şeyler yapmış olan Atatürk'e de sahip çıkmak gerekir.Hiç 'yok'tan bir ülkeyi var etmek pekte kolay bir iş olmasa gerek.Filmdende görüldüğü üzere ,sıfatı makamı ne olursa olsun;haklı veya haksız olup olmamanız önemli olmadan, hayatınızın padişahın iki dudağı arasında olması kadar acı verici bir olay olamaz.
Kimse ceddini inkar etmiyor etmezde,,,
ilginç bir yaklaşım. Atatürk le konunun ne bağlantısını kurdunuz ilginç. Bu ülkede en fazla Atatürk e sahip çıkılıyor zaten. Asıl sizin bu endişeniz çok yersiz. Atatürk ün özel hayatı ile ilgili bir dizi çekilsin bakalım neler olacak bu ülkede. O zaman da bu kadar böylesi "ne olacak canım, abartmayalım" tavrı ile mi konuşacaksınız. Atatürk ün Osmanlı padişahlarından ejdat manasında hiç bir farkı yoktur. Oda benim atamdır ejdadımdır, Kanuni de Fatih de. Tarihi bilmeden okuyan insanları yanıltmayın. Öyle kimsenin hayatı birinin iki dudağı arasında değildi Osmanlı tarihinde. Adalet şimdikeinden kkat be kat daha fazla ince elenir sık dokunurdu. Onun için Osmanlı kaç ülşkeyi kan akıtmadan almıştır. Rica ediyorum bilmediklerinizi doğruymuş gibi aktarmayın.
barıs_koc
09-01-2011, 23:16
İnceden toplum mühendisliği'ne hizmet eden medyanın , aydın(!) ların basit empoze çalışmaları.Bir çadırdan 700 yıl. Geriye denecek ne kalır ki.
Allah mekanlarını cennet eylesin. Bu kalır heral.
Konunun Atatürk ile ne alakası var anlayamadım ? Neden sadece konu üzerinde neden yorum yapamıyoruz da herşeyi birşeylerle kıyas yada başka noktalara çekme merakımız oluyor anlamıyorum.Konuyu kilitlemek herkes için daha doğru olacak.
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Opelim.Net