RAINMAN
22-08-2006, 15:21
:D :D >Memur-Sef diyaloglari
>
>Kötü bir sey olmamistir insallah...
>(Yine geç geldi hiyar.)
>
>MEMUR: Sormayin müdür bey, basima neler geldi bir bilseniz!
>(Ulan bu da beni her gün kapida bekliyor herhalde...)
>
>SEF: Hayirdir n'oldu?
>(Gözleri kan çanagi, aksam odun gibi içmis bu hiyar!)
>
>MEMUR: Efendim dün halamin oglunun evinde kaldim, gecenin vakti
karakola
>düstük maalesef.
>(Inandi galiba. Isterse detay sorsun, yol boyunca hikaye düsündüm)
>
>SEF: (Inanmis gibi yaptim ya, gözleri parladi. Yol boyunca yalan
>düsünmüstür zaten)
>Allah Allah geçmis olsun, gelin oturun söyle...
>(Hala les gibi içki kokuyor it!)
>
>MEMUR: (O kadar da sakiz çignedik ama kokuya uyandi galiba lavuk)
>Simdi efendim, benim dayimin oglu
>(lan demin halamin oglu mu demistim yoksa?)
>kedi ticaretiyle ugrasiyor...
>
>SEF: (Oha! Uydurdugu meslege bak)
>Aaa, çok ilginç bir is. Para birakiyor mu bari...
>
>MEMUR: ( Sanane lan parasindan)
>Sokak kedisi degil efendim, amcamin oglu
>(Lan valla iyice karistirdim. Amcaoglu muydu, dayioglu mu?)
>Van kedisi satiyor.
>
>SEF: Eee, n'olmus, kedi mafyasiyla basi derde mi girmis?
>(Lafi soktuk ama anlayacak adam nerede?)
>
>MEMUR: (Espri yapti hayvan)
>Yok efendim, öyle degil. Simdi teyzemin oglu
>(Ulan suna bastan kuzen desene, is iyice moka sardi)
>Van kedisi satiyor. Istanbul'da bu isi sayili adam yapiyor
biliyorsunuz...
>
>SEF: Bu meslek dalini ilk kez sizden duydum, sayisini bilemiycem.
>(Yahu, laf sokmaya çalisacagima kafayi uçsam ya suna. .. Neyse
>sakinleseyim)
>
>MEMUR: Neyse beyefendi, diger saticilardan biri,
>sokak kedilerini toplayip gözlerine lens takiyormus meger (uçtuk mu
ki?),
>sonra da degisik göz renkleri var diye Van kedisi olarak satiyormus.
>
>SEF: (Vay ki vay, vay ki vay! Bu itin idrarini tahlile göndericem,
alkol
>kafasi degil bu)
>Bakin siz su sahtekarlara...
>
>MEMUR: Kesinlikle haklisiniz efendim, neler var. Baksaniza, sen tut
>hayvanlarin gerçek gözünün
>üstüne renkli lens tak, sonra da Van kedisi diye sat...
>(Kesin abarttik)
>
>SEF: (Onu anladik essek sipasi, gerisinde ne yumurtlayacan ben onu
merak
>ediyorum)
>Sizin kuzenin ne alakasi var ki bununla?
>(Kuzen dedim ya, sevindi, gözleri parladi. Salak...Salaak...
Salaaak...)
>
>MEMUR: (Kuzen dedi, valla kuzen dedi. Kurtuldum stresten)
>Efendim, Istanbul'da ne kadar Van kedisi ticareti yapan varsa
>topluyorlar...
>
>SEF: Dogru ya, zaten sayili.. .
>(Bunu dövmek de kesmeyecek, ne yapsam acaba?)
>
>MEMUR: Aynen öyle beyefendi. Neyse, evdeyim diye beni de aldilar.
>(Of be, kurtulduk galiba)
>
>SEF: (Karsi saldirinin zamani geldi),
>Neyse olayin ayrintilarini okuruz gazetelerden, ilginç
>olay, kesin haber olur.
>(bakalim nasil karsilayacak?)
>
>MEMUR: (Bunu da hesapladim dallama, ulan ne zekiyim be...)
>Yok efendim, yapanlar bulundu. Sonra araya bir sürü insan girdi,
>bizim yegen
>(hay anasini mictik)
>de suçsuz oldugu için,ticari itibari sarsilmasin diye gazetelere
>yansimayacak olay...
>
>SEF: (Bak, bak, bak. Yavsaga bak! Analitik düsünüyor ya, bunu da
>hesaplamis. Analitik kötek
>aticam bu deveye)
>Neyse, geçmis olsun. Siz bugün eve gidin, iyice bi dinlenin
isterseniz.
>Moraliniz bozulmus, uykusuz kalmissiniz...
>(Lan bi git, daha kapida yersin uçan tekmeyi. Bu sefer girismezsem
>serefsizim)
>
>MEMUR: (Hisar'da manitalar bekliyor, tabii giderim kerizim. Lan bu
lambayi
>da müdür yapmislar ya
>buraya, helal olsun valla. He he he ...)
>Sagolun, aslinda iyi degilim, dinlensem gerçekten iyi olur...
>(Lan herif saatini falan çikariyor, odunu yiyecez galiba, vazgeçelim)
>Ama gece ne güne duruyor ki beyefendi, gece dinlenirim. Zaten
>geç geldim, arkadaslara da ayip oldu...
>
>SEF: (Saati bosuna çikardik, uyandi hayvan)
>E hadi yerinize geçin o zaman. Tekrar tekrar geçmis olsun.
>(Isten kovmak tatmin etse, dakikada kovucam da, dövmem lazim, söyle
evire
>çevire
>dövmem lazim ki hincimi alabileyim. Neyse bir
>dahaki sefere)
>
>MEMUR: Sagolun efendim, anlayisiniza tesekkür ederim
>(Lan gitse miydim ki? Saati öylesine çikardi belki de...)
>
>Kötü bir sey olmamistir insallah...
>(Yine geç geldi hiyar.)
>
>MEMUR: Sormayin müdür bey, basima neler geldi bir bilseniz!
>(Ulan bu da beni her gün kapida bekliyor herhalde...)
>
>SEF: Hayirdir n'oldu?
>(Gözleri kan çanagi, aksam odun gibi içmis bu hiyar!)
>
>MEMUR: Efendim dün halamin oglunun evinde kaldim, gecenin vakti
karakola
>düstük maalesef.
>(Inandi galiba. Isterse detay sorsun, yol boyunca hikaye düsündüm)
>
>SEF: (Inanmis gibi yaptim ya, gözleri parladi. Yol boyunca yalan
>düsünmüstür zaten)
>Allah Allah geçmis olsun, gelin oturun söyle...
>(Hala les gibi içki kokuyor it!)
>
>MEMUR: (O kadar da sakiz çignedik ama kokuya uyandi galiba lavuk)
>Simdi efendim, benim dayimin oglu
>(lan demin halamin oglu mu demistim yoksa?)
>kedi ticaretiyle ugrasiyor...
>
>SEF: (Oha! Uydurdugu meslege bak)
>Aaa, çok ilginç bir is. Para birakiyor mu bari...
>
>MEMUR: ( Sanane lan parasindan)
>Sokak kedisi degil efendim, amcamin oglu
>(Lan valla iyice karistirdim. Amcaoglu muydu, dayioglu mu?)
>Van kedisi satiyor.
>
>SEF: Eee, n'olmus, kedi mafyasiyla basi derde mi girmis?
>(Lafi soktuk ama anlayacak adam nerede?)
>
>MEMUR: (Espri yapti hayvan)
>Yok efendim, öyle degil. Simdi teyzemin oglu
>(Ulan suna bastan kuzen desene, is iyice moka sardi)
>Van kedisi satiyor. Istanbul'da bu isi sayili adam yapiyor
biliyorsunuz...
>
>SEF: Bu meslek dalini ilk kez sizden duydum, sayisini bilemiycem.
>(Yahu, laf sokmaya çalisacagima kafayi uçsam ya suna. .. Neyse
>sakinleseyim)
>
>MEMUR: Neyse beyefendi, diger saticilardan biri,
>sokak kedilerini toplayip gözlerine lens takiyormus meger (uçtuk mu
ki?),
>sonra da degisik göz renkleri var diye Van kedisi olarak satiyormus.
>
>SEF: (Vay ki vay, vay ki vay! Bu itin idrarini tahlile göndericem,
alkol
>kafasi degil bu)
>Bakin siz su sahtekarlara...
>
>MEMUR: Kesinlikle haklisiniz efendim, neler var. Baksaniza, sen tut
>hayvanlarin gerçek gözünün
>üstüne renkli lens tak, sonra da Van kedisi diye sat...
>(Kesin abarttik)
>
>SEF: (Onu anladik essek sipasi, gerisinde ne yumurtlayacan ben onu
merak
>ediyorum)
>Sizin kuzenin ne alakasi var ki bununla?
>(Kuzen dedim ya, sevindi, gözleri parladi. Salak...Salaak...
Salaaak...)
>
>MEMUR: (Kuzen dedi, valla kuzen dedi. Kurtuldum stresten)
>Efendim, Istanbul'da ne kadar Van kedisi ticareti yapan varsa
>topluyorlar...
>
>SEF: Dogru ya, zaten sayili.. .
>(Bunu dövmek de kesmeyecek, ne yapsam acaba?)
>
>MEMUR: Aynen öyle beyefendi. Neyse, evdeyim diye beni de aldilar.
>(Of be, kurtulduk galiba)
>
>SEF: (Karsi saldirinin zamani geldi),
>Neyse olayin ayrintilarini okuruz gazetelerden, ilginç
>olay, kesin haber olur.
>(bakalim nasil karsilayacak?)
>
>MEMUR: (Bunu da hesapladim dallama, ulan ne zekiyim be...)
>Yok efendim, yapanlar bulundu. Sonra araya bir sürü insan girdi,
>bizim yegen
>(hay anasini mictik)
>de suçsuz oldugu için,ticari itibari sarsilmasin diye gazetelere
>yansimayacak olay...
>
>SEF: (Bak, bak, bak. Yavsaga bak! Analitik düsünüyor ya, bunu da
>hesaplamis. Analitik kötek
>aticam bu deveye)
>Neyse, geçmis olsun. Siz bugün eve gidin, iyice bi dinlenin
isterseniz.
>Moraliniz bozulmus, uykusuz kalmissiniz...
>(Lan bi git, daha kapida yersin uçan tekmeyi. Bu sefer girismezsem
>serefsizim)
>
>MEMUR: (Hisar'da manitalar bekliyor, tabii giderim kerizim. Lan bu
lambayi
>da müdür yapmislar ya
>buraya, helal olsun valla. He he he ...)
>Sagolun, aslinda iyi degilim, dinlensem gerçekten iyi olur...
>(Lan herif saatini falan çikariyor, odunu yiyecez galiba, vazgeçelim)
>Ama gece ne güne duruyor ki beyefendi, gece dinlenirim. Zaten
>geç geldim, arkadaslara da ayip oldu...
>
>SEF: (Saati bosuna çikardik, uyandi hayvan)
>E hadi yerinize geçin o zaman. Tekrar tekrar geçmis olsun.
>(Isten kovmak tatmin etse, dakikada kovucam da, dövmem lazim, söyle
evire
>çevire
>dövmem lazim ki hincimi alabileyim. Neyse bir
>dahaki sefere)
>
>MEMUR: Sagolun efendim, anlayisiniza tesekkür ederim
>(Lan gitse miydim ki? Saati öylesine çikardi belki de...)