avcı87
18-12-2006, 01:20
ŞU ÇILGIN TÜRKLER KİTABINDAN ALINTI
> >> >>>> >>> >>>>
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi.Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde
yere düştüğünü gördü. İnsanın başını
bir saniye siperden çıkaramayacağı gibi bir ateş altındaydılar.
Asker teğmenine koştu hemen:
- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyim mi?
- Delirdin mi?" der gibi baktı teğmen...
- Gitmeğe değmez oğlum, arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatini da
tehlikeye atma sakın!
Ama asker o kadar ısrar etti ki, teğmen izin vermek zorunda kaldı.
- Peki, dene bakalım!
Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri, arkadaşınına yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtlandığı gibi taşıdı. Birlikte siperin
içine yuvarlandılar.
Teğmen koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yıkılmış askere döndü:
- Sana hayatini tehlikeye atmaya değmez, dememiş miydim! Bu zaten ölmüş...
- Değdi Komutanım, değdi! dedi asker.
- Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
- Gene de değdi komutanım, çünkü yanına vardığımda henüz yaşıyordu...
Ve onun son sözlerini dünyalara bedeldi benim için...
Ve, hıçkırarak, arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
"Geleceğini biliyordum!"
GELECEGINI BILIYORDUM!
Kalbimizde arkadaşlık" denilen bir mucize var. Nasıl olduğunu, nasıl başladığını bilemezsiniz. Gerçekten de arkadaşlar nadide mücevherlerdir.
Yüzünüzü güldürüp, başarmanız için cesaret verirler. Sizi
dinlerler ve kalplerini açmaya hazırdırlar.
Bugün arkadaşlarınıza, onlarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin. Bu yazıyı arkadaş olarak gördüğünüz herkese gönderin....
> >> >>>> >>> >>>>
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi.Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde
yere düştüğünü gördü. İnsanın başını
bir saniye siperden çıkaramayacağı gibi bir ateş altındaydılar.
Asker teğmenine koştu hemen:
- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyim mi?
- Delirdin mi?" der gibi baktı teğmen...
- Gitmeğe değmez oğlum, arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatini da
tehlikeye atma sakın!
Ama asker o kadar ısrar etti ki, teğmen izin vermek zorunda kaldı.
- Peki, dene bakalım!
Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri, arkadaşınına yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtlandığı gibi taşıdı. Birlikte siperin
içine yuvarlandılar.
Teğmen koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yıkılmış askere döndü:
- Sana hayatini tehlikeye atmaya değmez, dememiş miydim! Bu zaten ölmüş...
- Değdi Komutanım, değdi! dedi asker.
- Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
- Gene de değdi komutanım, çünkü yanına vardığımda henüz yaşıyordu...
Ve onun son sözlerini dünyalara bedeldi benim için...
Ve, hıçkırarak, arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
"Geleceğini biliyordum!"
GELECEGINI BILIYORDUM!
Kalbimizde arkadaşlık" denilen bir mucize var. Nasıl olduğunu, nasıl başladığını bilemezsiniz. Gerçekten de arkadaşlar nadide mücevherlerdir.
Yüzünüzü güldürüp, başarmanız için cesaret verirler. Sizi
dinlerler ve kalplerini açmaya hazırdırlar.
Bugün arkadaşlarınıza, onlarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin. Bu yazıyı arkadaş olarak gördüğünüz herkese gönderin....