Orijinalini görmek için tıklayınız : Günün Fıkrası...
ben günü fıkrası olarak bir başlık açtım dileyen burdan devam edebilir...
Yaşlı bir amca, eşeğinin üzerinde karayolunda
seyretmektedir.
Bunu gören trafik polisleri, amcaya takılmak
isterler ve durdururlar.
Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri.)
Amca: Dakmam be iste!
Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik.
Amca: Kes bakalim ne keseceysan da
gidecem, acele isim var.
Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi?
Amca: ???
Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen,
esege üç milyon ödeycen.
Amca: Bana kes o zaman.
Polis: Neden sana keseyon amca?
Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu !!!!!
bkaraman
11-08-2006, 12:53
+10:d
Adam, korkunç bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir.
Bu alışılmadık durum onu oldukça hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır.
Kaza sonucu sigorta şirketinden aldığı rekor tazminat acısını
oldukça hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işini
kurma olanağı vermiştir.
Gelişmekte olan küçük bir bilgisayar şirketini satın alır.
Ancak hiç yöneticilik deneyimi olmadığını görür ve birini
işe almaya karar verir.
Üç tane aday seçer ve her biriyle tek tek görüşür.
İlk aday oldukça iyidir ve
adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar,
"Bende alışılmadık bir şey görüyor musun?"
Adam yanıtlar,
"Eğer onu kastediyorsanız, kulaklarınız yok."
Adam üzülmüştür, derhal adayı odadan kovar.
İkinci aday, birinciden de iyidir.
Konuşmanın devamında adam aynı soruyu ona da sorar,
"Bende alışılmadık bir durum görüyor musun?" Aday,
"Evet" der, "Kulaklarınız yok!"
Adam üzgün ve kızgın, onu da dışarı atar.
Derken sıra üçüncü adaya gelir.
Üçüncü bizim Temel... Tümünden de iyidir.
(tabii ki) Bütün sorulara mükemmel yanıtlar verir.
Adam heyecanla sorar,
"Bende, alışılmadık bir durum görüyor musun?"
Temel, "Evet, kontakt lens kullaniyosun." der.
Adam iyice heyecanlanmıştır,
"Çok iyi! Bu senin zeki biri olduğunu gösterir, nasıl anladın?"
"Ula çok basit" der Temel...
"Kulaklarin olsaydı cözlük takaridin!"
AKSİ KADIN
Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağa çekmiş ve
polis gelmiş:
"Buyrun memur bey?"
"Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz
"Yok efendim sadece bip yaptı, ben de şarjı mi bitiyor diye baktım"
Karisi lafa atlamış:
"Aaa yapma hayatim. yarim saattir ortağınla iş görüşmesi yapıyordun
telefonda"
Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
"Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz???"
"Memur bey takmıştım ama sizin geldiğinizi görünce durduktan sonra çözdüm"
Karisi yine atlamış: "Aman sekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın
mi acaba...."
Adam kadına bir tane patlatmamak için kendini zor tutarken; polis bu sefer
de arabayı incelemeye başlamış vee... -"Beyefendi bakar misiniz sağ
sinyaliniz de kırık"
"Aaaa.. kırık mi?? Sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi... yolda
oldu galiba, hiç de fark etmedik"
Karisi çenesini tutamamış yine:
"Amma da attın kocacım, sana 3 haftadır söylüyorum artık su kırık sinyalin
icabına baktır diye....."
Adam en sonunda dayanamamış bağırmış:
"BANA BAK SEN SUSUCAK MISIN ÇAKICAM SIMDI SURATININ ORTASINA!!"
Polis kadına sormuş: "Hanımefendi esiniz size hep böyle mi davranır?"
Kadın cevap vermiş:
"Yok canim....sadece alkollü olduğu zaman"
ölür müsün öldürürümüsün şimdi??
Adamın biri bara girer ve hemen barmen'e "bana sek bir viski" der,
barmen viskiyi verir.Adam bir dikişte hepsini ağzına atar ve gargara
yaparak çöpe tükürür sonrada "vay anasını ya" der.
Tekrar barmene döner ve bir viski daha der. Barmen bir viski daha
verir ve adam yine viskiyle gargara yapar ve tükürür.sonrada yine
"vay anasını ya"der, ve bir viski daha ister.
Baren bir viski daha verir ve aynı olay tekrarlanır. Bu böyle yedi kez
devam eder ve barmen sonunda dayanamaz adama sorar;" Beyefendi kusura
bakmayın ama niye viskiyle gargara yapıp sonrada vay anasını ya
diyosunuz?"
Adamda anlatmaya başlar. Bara geldim tam sizin barın karşısında park
eden arabalar varya, işte onların arasında bir araba girecek kadar bir
boşluk var ve bir kamyon oraya park etmeye çalışıyordu. Bende gidip
kamyoncuya oraya park edemezsin bu kamyon buraya sığmaz dedim.
Kamyoncuda ben sığdırırım siz kafanızı yormayın dedi. Bende göz var
nizam var bu kamyon buraya sığmaz dedim.Kamyoncu birazda sinirlenerek
sanane kardeşim ben bu kamyonu buraya sokarım sen bak işine dedi. Ben
yine olmaz kardeşim sığmaz deyince adam iyice sinirlendi ve ben bu
kamyonu buraya sokarsam senin ağzına sıçıyım mı lan dedi.
Bir viski daha versene barmen vay anasını ya...
Zengin bir Arap kalp ameliyati geçirecekmis. Doktorlar, ameliyat öncesi bir tedbir olarak bir miktar kan depolamak istemisler. Ama bu (http://www.celebiyiz.biz/)
Arap'in kani çok nadir bir kan imis. Bütün dünyayi arayip taramislar ve sonunda Kudüs'te yasayan bir yahudide bu kanin
oldugu anlasilmis. Yahudi kan vermeye razi olmus ve ameliyat da yapilmis.
Ameliyattan sonra zengin Arap, kendisine kan veren Yahudiye tesekkürleri ile beraber müthis bir otomobil ve bir milyon dolar
para yollamis.
Bir kaç ay sonra Arap'in bir kere daha ameliyat olmasi icap etmis.
Doktorlar yine Yahudi'yi aramislar ve Yahudi'de tekrar kan verecegini söylemis.
Arap yine ameliyat edilmis. Ancak bu defa kendisine kan veren Yahudiye bir tesekkür notu ile bir kutu Sam baklavasi yollamis.
Çok daha kiymetli hediyeler ve para bekleyen Yahudi bu ise çok bozulmus. Kan verdigi Arap zenginine bir telefon açip neden bu kadar cimri davrandigini sormus.
Arap kahkahalar atarak su cevabi vermis 'Ya habibi, gözümün nuru.
Artik damarlarimda Yahudi kani dolasiyor!' (http://www.opelim.net/forums/)
Aşırı sinirli biri, havalimanında 'bavul kabul bankosu'ndaki ilgili
memura etmediği hakareti bırakmamış.. Müşterinin abartılı kabalığı
karşısı banko memuru sakin ve güleryüzlü bir şekilde davranıyor, hiç
cevap vermeden işine devam ediyormuş..
Adam işi bitip gidince, bir arka sıradaki müşteri "Sizi tebrik
ederim..!" demiş memura, "Hiç tahrike kapılmayıp nezaketinizi
sürdürdünüz.. Ama bu kadarı da yanlış..
Yapabileceğiniz bir şeyler olmalı.."
"Olmaz olur mu, var efendim.." demiş, memur gülümseyerek,
"Şerefsiz New York'a gidiyor, Bavulları Bangkok'a..!"
2 tane kekeme bahse girmisler kim daha kisa sürede bakkala girip sigara
alacak diye neyse birincisi girmis bi bi bii mmm ma maal malbora demis
bakkal malbora yi vermis bu çikmis zaman tutmuslar 5 sn. ikincisi
girmis mmm
ma maal malbora demis
bakkal: light mi normalmi
kekeme: eee eebbe ebbbenin ......
--------------
Temel anasini babasini öldürmüs, hakim sormus "ne söyleyeceksin
bakalim son olarak"
Temel "aciyin bu yetime..!" -Heey dostum iyi haberlerini aldim, evlenmissin!!
-evet bu 4. oldu
-onceki ücüne ne oldu peki?
-ücü de öldü..
-yapma ya.. cok uzuldum.. nasil oldu peki?
-ilk karim yedigi mantarlardan zehirlenerek öldü
-bu korkunc bisey.. peki ya ikincisi? (http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum)
-o da mantar zehirlenmesinden öldü. (http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum)
-tanrim ne kaderin varmis senin... ya ücüncüsü? yoksa o da mi...
-hayir hayir.. o boynu kirilarak öldü (http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum)
-anliyorum.. kazaydi yani..
-hayir... mantarlari yemedi....
Las-Vegas'ta harika otellerden birinin gece kulübünde sihirbaz nefis bir gösteri yapmis.. arka sirada oturan bir bey bagirarak sihirbaza o numarayi nasil yaptigini sormus..
"söyleyemem!" demis sihirbaz," ögrenirseniz sizi öldürmek zorunda
kalirim!.. kisa bir duraklamadan sonra
"tamam.." demis adam, "o zaman karima söyleyin!"
Bir adam sabah yururken ilginc bir cenaze kafilesi farkeder;
onde giden kopekli bir adam, arkasinda bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir baska tabut ve tek sira olmus yaklasik 200 adam.
tuhafina gider. kafilenin basindaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir, yanina yaklasir ve sorar;
- "beyefendi, bu uzuntulu gununuzde hatirlatmak istemem ama
olenler neyiniz oluyor?" adam yanitlar
- "ondeki karim arkadakide kayinvalidem."
- "vah vah basiniz sagolsun. nasil oldu?"
- "kopegim karima saldirip oldurmus. kayinvalidemde karima yardima gelmis onu da oldurmus." adam biraz dusundukten sonra sorar;
- "beyefendi kopeginizi odunc alabilir miyim?"
- "siraya gec" (http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum)
Papaz (http://groups.yahoo.com/group/everythink-free)
Papaz ölmek üzere olan adamın üzerine eğilerek:
"Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle" der.
Ancak adamdan ses çıkmaz. Papaz gene: "Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle" der demesine ama adamdan gene ses çıkmaz.
Papaz iyice sinirlenir ve:
- Neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyorsun be adam?
Deyince, adam sakin sakin cevapverir,
- Nereye gideceğimi bilmeden kimse hakkinda yorum yapmak istemiyorum!! (http://groups.yahoo.com/group/everythink-free)
__._,_.___
sonuncusu mükemmel çok güldüm
>Her gün yamaçtan tarlalarına ekine giden bi gelin-kaynana varmış. İki adam
>gelinle kaynanayı gözlerine kestirmişler. Bunları alıp kaldıralım, diye
>düşünmeye başlamışlar..
>Bir gün, gelinle kaynana tarlaya giderken ortalığı yıkan bi ağlama
>duymuşlar. Dinlemişler ki, kulübeden geliyor. Çıkalım bir bakalım,
>demişler.
>Gidip kapıyı çalmışlar. Adamlardan biri açmış.
>Kaynana "Hayırdır" demiş "Ne oldu"
>Adam demiş ki "Cenazemiz var.. Buyurun içeri"
>Gelin kaynana içeri girmişler.. Giriş o giriş...!!!!
>Adamlar işlerini halletmişler..
>Neyse. Gelin kaynana evden çıkmışlar..
>Gelin sormuş,
>"Ana be, naapcaz şimdi?"
>Kaynana cevap vermiş,
>"Valla gelin seni bilmem ama, ben yedisine de gelicem kırkına da"
Hayat böyle tuhaf işte...
Kime iyilik yapacağınızı bileceksiniz...
Adamın biri falcıya gitmiş. Adamın avuç içini inceler incelemez, falcının yüzü karışmış.Adam telaşla sormuş: "Hayırdır... Halim, ahvalim çok mu kötü?"
Falcıdan cevap: "Üzgünüm... Pek yakın bir vakitte, tüm Türkiye'nin
felaketine sebep olacak bir iş yapacaksın!..."
Kendini deccal gibi hisseden adamcağız ne yapsın? Derhal, kendini
en yakın demiryoluna atıp rayların üzerinde hayatına son verecek ilk
treni beklemeye başlar. Aynen, Anna Karenina misali...
Derkeeeeen, yandaki çayırda top oynayan çocuklardan biri topu
demiryoluna kaçırır.Tam o anda da, yaklaşmakta olan trenin çuf çuf sesleri
duyulur.Çocuğu rayların üstünde gören adam, kendi makus talihini unutup
çocuğa doğru bir hamle yapar.Oğlanı kaptığı gibi, son anda rayların dışına yuvarlar.Tren uzaklaşınca, talihsiz adam döner çocuğa sorar: "İsmin
nedir yavrum?"
"Recep Tayyib Erdoğan"
Çok güzeldi beee :D :D :D
:alkis: şahane tek kelime
Hayat böyle tuhaf işte...
Kime iyilik yapacağınızı bileceksiniz...
Adamın biri falcıya gitmiş. Adamın avuç içini inceler incelemez, falcının yüzü karışmış.Adam telaşla sormuş: "Hayırdır... Halim, ahvalim çok mu kötü?"
Falcıdan cevap: "Üzgünüm... Pek yakın bir vakitte, tüm Türkiye'nin
felaketine sebep olacak bir iş yapacaksın!..."
Kendini deccal gibi hisseden adamcağız ne yapsın? Derhal, kendini
en yakın demiryoluna atıp rayların üzerinde hayatına son verecek ilk
treni beklemeye başlar. Aynen, Anna Karenina misali...
Derkeeeeen, yandaki çayırda top oynayan çocuklardan biri topu
demiryoluna kaçırır.Tam o anda da, yaklaşmakta olan trenin çuf çuf sesleri
duyulur.Çocuğu rayların üstünde gören adam, kendi makus talihini unutup
çocuğa doğru bir hamle yapar.Oğlanı kaptığı gibi, son anda rayların dışına yuvarlar.Tren uzaklaşınca, talihsiz adam döner çocuğa sorar: "İsmin
nedir yavrum?"
"Recep Tayyib Erdoğan"
Lakin falcının dediğinin tersi çıkmış anlaşılan. Atatürk'ten buyana en iyi ekonomiye,AB yolunda 44 yılda başarılamayan adıma, kronik düşmez,tek hane mucize denilen enflasyona,Özal'ın hayal ettiği ihracat rakamlarına kavuşmamızı sağladı.Yiğidi öldür,hakkını yeme. Doğruya doğru...
Kara' cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker
- "Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.
Komutanı yere yatmasını istemiş.
Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş
asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek
-"İşte cesaret" demiş.
Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine
- "Emret komutanım "diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş.
Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra
komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yereçakılmış ve can vermiş. Komutan da diğeri gibi dönerek
- "İşte cesaret " demiş.
Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış.
Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve
-"Emret komutanım" demiş. Komutan
- Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma demiş.
Asker;
- "Hadi lan" demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek
- "İşte asıl cesaret bu " demiş
ALBATROS_09
11-11-2006, 12:27
Hepsi güzel emeğinize sağlık...:)
Ben Sahsen Recep Tayyip Erdogani Cok Seviyorum
Magrur,dik,sozunun Eri
Kiskananlar Catlasin
Kayserili Tuhafiyeci dükkanindan geçimini saglayabiliyor, bir kösede üç
bes kurus da biriktirebiliyordu
Günün birinde sagindaki dükkan bosaldi, derken orasi da tuhafiyeci
oldu.
Sonra solunda bir tuhafiyeci daha... Rekabet basladi, isleri kötüye
gitti.
Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :
Sagindaki komsusu, dükkaninin üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdirmisti.
Solundaki, en büyük tuhafiye magazasi, yazili bir bez asmisti.Bizimki,
ikisinin ortasina su yaziyi koydurdu :
Magazaya buradan girilir.
>Çocuk: Baba, sevismek neden eglencelidir?
>
>Baba: Sevismek sana ayni, parmaginla burnunu karistirmak gibi bir duygu
>verir,bu yüzden çok zevklidir.
>
>Çocuk: Peki kadinlar neden erkeklerden daha çok zevk alirlar?
>
>Baba: Burnunu karistirdiginda burnun mu yoksa parmagin mi daha mutlu olur?
>
>Çocuk: O zaman kadinlar neden tecavüze ugramaktan bu derece nefret ederler?
>
>Baba: Tecavüze ugramak, yolda yürürken birinin gelip Burnunu karistirmasi
>gibidir. Bu hosuna gider miydi?
>
>Çocuk: Hmm.. Kadinlar neden adet günlerinde seks yapmazlar?
>
>Baba: Burnun kanarken burnunu karistirir misin? Onun gibi bisii.
>
>Çocuk: Erkekler neden sevisirken prezervatif takmaktan hoslanmazlar?
>
>Baba: Elinde eldiven varken burnunu karistirmaktan zevk alir misin oglum?
>
>Çocuk: Baba, sana ooohaaaa demek istiyorum, süpersin
>yaaa!
:kop: :kop: :kop:
IceBreaker
11-11-2006, 13:11
ellerinize sağlık:)
tnng yln
13-11-2006, 20:12
Vallahi Bende Birsey Kalmadi Morell 0 :)
IceBreaker
13-11-2006, 22:21
ellerinize sağlık arkadaşlar :D
beyazkoza
16-11-2006, 17:37
Usulünce cevap verebilmek de bir meziyettir...
* 80'li yillarin sonlari, bir Besiktas-Boluspor maci sirasinda
Hakem,
Besiktas'in net 2 golunu vermez, Boluspor'a havadan bir penalti
verir.
Mac cigirindan cikmistir. Besiktas'lilar neredeyse sahayi terk
etmeyi
dusunurler. Boluspor 2. golu de atar. Metin TEKIN santrayi yapmaz
bekler.
Hakem dudugu bir daha calar, ama Metin hala topa dokunmaz.
Hakem, "Metin neden baslamiyorsun?, bak kart cikartirim!" der.
Metin cevap verir: "Hocam sahaniza gecin de baslayalim."
....................................
* Show TV'deki Ates Hatti programinda Reha MUHTAR, Prens Charles'in
musluman oldugu yonundeki soylentileri elestirmektedir. Konuyu
Diyanet Isleri Baskani ile tartismaktadir:
- Efenim Prens Charles'in musluman oldugunu soyluyorlar,
peki ama oyle bir adamdan musluman olur mu?
- Olur tabi neden olmasin?
- Ama efenim nasil olur?
- Reha bey siz musluman misiniz?
- Tabi muslumanim efendim.
- Siz namaz kiliyor musunuz?
- Hayir.
- Oruc tutuyor musunuz?
- Hayir.
- Icki iciyor musunuz?
- Evet.
- Ee sizden nasil musluman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar
musluman olur.
..........................................
* Muhabir: Muslum bey, Hakan Tasiyan icin arabeskin yeni peygamberi
diyorlar. Ne diyorsunuz?
Muslum GURSES: Ben oyle bir peygamber gonderdigimi hatirlamiyorum.
..........................................
* Fatih ALTAYLI, Erman TOROGLU icin:
"o kabzimal futboldan ne anlar ki" deyince
E.T.: "Ben eski futbolcu ve hakemim futboldan anlarim,
kabzimalim hiyardan da anlarim"
.....................
* Hulya AVSAR: "Hic aynaya baktin mi? Sen de popstar hali var mi?"
Ajdar: "Aynaya degil ama size bakinca kendimi bayagi star gibi
hissediyorum"
..........................
* Rahmetli Baris MANCO, Fransa'da bir televizyon programina katilir.
Hersey gayet guzel giderken, sunucu klasIk avrupali edasi ile:
"Siz Turkler barbarsiniz" muhabbetine girer.
Bunun uzerine Baris MANCO sunucuya uzerinde para olup olmadigini
sorar.
Sunucu, cebinden birkac banknot cikartip baris manco'ya uzatir:
B.M .: Simdi bu paranin uzerindeki kim?
S. : General bilmem ne, bilmem neredeki savasta kahramanlik
yapmistir, vs. vs. vs.
B.M : Peki bu?
S : Tegmen bilmem ne, boyle etmistir, soyle etmistir.
Bunun uzerine Baris MANCO cebinden birkac banknot cikarir ve
uzerindekileri teker teker anlatir:
B.M.: Bu Mevlana Celaleddini RUMI; unlu bir Turk dusunurudur.
Bu Halit Refik KARAY; unlu bir Turk Edebiyatcisidir.
Bu Mustafa Kemal ATATURK, Turkiye Cumhuriyeti'nin
kurucusudur.
Sesizligin uzerine sunucuya bakarak soyle der:
B.M.: Simdi siz soyleyin, kim barbar?
...................
VE CEVAPLARIN CEVABI, TABİKİ BEKLENEN KİŞİDEN GELİR.....
* Cumhuriyet'in ilânindan sonra, Istanbul'da bir resepsiyon verilir.
Tum dunya ulkelerinin elcileri ve ataseleri de davet edilir.
Davet guzel bir sekilde devam etmektedir, fakat Ingiliz atasesi
olan
Binbasinin bakislari Mustafa Kemal'in gozunden kacmaz.
Butun davet boyunca kendisine dik dik bakmistir ve bakmaya devam
etmektedir. Ne oldugunu ogrenmek icin yaverini gonderir.
Yaver Mustafa Kemal'e soyle der:
- Pasam; kendisine neden ters bir tavir takindigini sordum, o da
bana
Mustafa Kemal'in Canakkale'de babasini öldürdügünü soyledi.
Bunun uzerine Mustafa Kemal soyle der:
- GİT SOR BAKALIM BABASININ ÇANAKKALE'DE NE İŞİ VARMIŞ ?
>Çocuk: Baba, sevismek neden eglencelidir?
>
>Baba: Sevismek sana ayni, parmaginla burnunu karistirmak gibi bir duygu
>verir,bu yüzden çok zevklidir.
>
>Çocuk: Peki kadinlar neden erkeklerden daha çok zevk alirlar?
>
>Baba: Burnunu karistirdiginda burnun mu yoksa parmagin mi daha mutlu olur?
>
>Çocuk: O zaman kadinlar neden tecavüze ugramaktan bu derece nefret ederler?
>
>Baba: Tecavüze ugramak, yolda yürürken birinin gelip Burnunu karistirmasi
>gibidir. Bu hosuna gider miydi?
>
>Çocuk: Hmm.. Kadinlar neden adet günlerinde seks yapmazlar?
>
>Baba: Burnun kanarken burnunu karistirir misin? Onun gibi bisii.
>
>Çocuk: Erkekler neden sevisirken prezervatif takmaktan hoslanmazlar?
>
>Baba: Elinde eldiven varken burnunu karistirmaktan zevk alir misin oglum?
>
>Çocuk: Baba, sana ooohaaaa demek istiyorum, süpersin
>yaaa!
:kop: :kop: :kop:
:) :D :p ;) :eek: :kop: :alkis: :good:
reha muhtara süper laf koymuşlar helal valla..
Lakin falcının dediğinin tersi çıkmış anlaşılan. Atatürk'ten buyana en iyi ekonomiye,AB yolunda 44 yılda başarılamayan adıma, kronik düşmez,tek hane mucize denilen enflasyona,Özal'ın hayal ettiği ihracat rakamlarına kavuşmamızı sağladı.Yiğidi öldür,hakkını yeme. Doğruya doğru...
fallara her zaman inanmamak lazım demekki
Adamın biri, papağan almak ister. Gittiği dükkândaki papağanları sırayla inceler.1.kafeste rengarenk, pırıl pırıl tüyleri olan papağanı beğenir. Etiketinde 5.000 dolar yazılıdır.
- Dükkan sahibine sorar. “Bu kuş niye bu kadar pahalı?”
- Dükkan sahibi “Bu papağan tam 7 dil biliyor, onun için”. Adam başka bir kafeste bembeyaz şahane bir kuş daha görür. Hem de 10.000 dolarlık. Yine sorar. Meğer bu kuş anayasayı ezbere okurmuş da ondan. Adam bir bakar en köşede ki kafeste, tüyleri dökülmüş ve kararmış yaşlıca bir kuş var. Ama o da ne tam 50.000 dolar. Peki der bu perişan haldeki kuşun nesi var.
- Dükkan sahibi “ Vallahi birader, bu kuşun nesi var biz de bilmiyoruz. Ama öteki papağanlar sabahları buna günaydın üstat diyorlar
----------------------------------------------------------------------------------------------
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve LasVegas'ın yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır. Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- "Hayatim, evde misin?"
- "Evet kocacığım."
- "İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım."
- Kadın sevinç dolu bir çığlık atar “Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?? Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?..."
- Adam cevap verir: “ Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.”
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yiyip bir şişe de şarabı devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra Holmes uyanır ve arkadaşını dürtükler.
-"Watson, yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle".
- Watson cevap verir: "Milyonlarca yıldız görüyorum."
- Holmes sorar: "Bu sana neyi gösteriyor?"
- Watson bir an düşünür ve yanıtlar: " Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayısıyla milyarlarca gezegenin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3'üçeyrek geçtiğini çıkarıyorum. Teolojik olarak tanrının kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Meteorolojik açıdan da bugün havanın çok güzel olacağını tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor? " Holmes arkadaşını sabırla dinlemiştir ama artık dayanamaz:
- "Ulan hıyar, çadırımızı araklamışlar!"
Roma'da dünyaca ünlü San Pietro Kilisesi'nde büyük bir pazar ayini... Görkemli bir dinsel tören.. Papa bile katılıyor. Koskoca meydan mahşer yeri gibi..Kilisenin içi de dışı da tıklım tıklım.. Bu arada kilise kapısında iki adam özellikle dikkati çekiyor...İkisinin de boynunda kocaman birer levha asılı..Birinde "Ben koyu bir Hıristiyan'ım ,lütfen bana yardım ediniz " yazılı. Ötekinde ise sadece " Ben koyu bir Yahudi'yim " yazıyor. Tabii ki kiliseden çıkanlar Hıristiyan olduğunu ifade eden adama yanaşıyorlar ve ellerini ceplerine atıp cömertçe bir şeyler veriyorlar. Yahudi olduğunu ifade eden adamda ise siftah yok. Bu arada kiliseden çıkan iyi niyetli biri "Yahudi'yim " yazısı taşıyana sokuluyor.
- " Bana bak kardeş " diyor , "..dürüstlük iyi bir şey, ama binlerce Hıristiyan kiliseden çıkarken , senin Yahudi olduğunu böyle aleni olarak ifade etmen kanımca hiç de akıllıca bir hareket değil. Bak kimse sana para da vermiyor zaten.. Bence çıkar o yazıyı boynundan , sen de su Hıristiyan gibi..." deyince , boynunda "Yahudi'yim" yazılı adam "Hristiyanım" yazılı olana dönüp sesleniyor:
- Heey !.. Salamon !.. Herife bak be !.. Gelmiş bize ticaret öğretiyor..
------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir gün Cennet'in kapıları şiddetle vurulmuş:
-Güm Güm Güm !! İçeriden seslenmişler:
-Kim o?
- Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: “ Biz İstanbul'u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! “ İçeriden hoş geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış:
-Güm Güm Güm !!!
- İçeriden sormuşlar: “Kim o?”
- Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: “Biz İstanbul'u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz!”
- İçeriden hemen cevaplamışlar: “Hadi len! Onlar 40 yıl önce geldi!”
- Dışarıdan yine ses gelmiş: “ Biz mehter takımıyız ancak geldik!!!”
----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası için Teksas'ta dolaşıyorlarmış. Otobüs büyük bir çiftliğin yanından geçerken, otobüs şoförün dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçmuş. Çiftçi koşarak gelmiş, gece kurda kusa yem olmasınlar diye cesetleri gömmeye başlamış. Ertesi sabah,Şerif soruşturma için çiftliğe gelmiş.Çiftçiye sormuş:
-"Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek...Hepsi de ölüydü, eminsin değil mi?"
- Çiftçi cevap vermiş: "Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz....Nasıl yalan söylerler!!!".
----------------------------------------------------------------------------------------------
Temel annesine sormuş:
-Anne ben nasıl dünyaya geldim?
- Annesi " Gece baban ile yatarken yastığın altına bir kutu şeker koyduk sabah bir baktık ki sen doğmuşsun.' der. Bu fikir Temel'in aklına yatar. Gece yatarken yastığının altına bir küp şeker koyar. Sabah kalktığında her yerde karınca vardır.
- Temel içinden söylenir : Ula şeytan diyo ki tut çarşafı silk ama baba yüreği işte dayanmıyor.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Beyaz bir rahip sadece zencilerin yaşadığı bir köye görev yapmaya gider. Aradan bir zaman geçince kasabada melez bir çocuk doğar . Herkes bu duruma şaşırır . Kadının kocasıda rahipten şüphe ederek soluğu rahibin yanında alır. Rahibe durumu anlatıp Çıkışır . Rahip durumu kurtarmak için doğadan örnekler vermeye başlar .
- Bak oğlum der her taraf bu tür mucizelerle doludur . Mesela şu koyun sürüsüne bak . Bütün koyunlar beyazken şu arkadaki koyun neden siyah acaba ? der . Zenci adam bir müddet rahibin yüzüne bakar ve
- Tamam rahip ben çocuğu unuttum sen de koyunu unut .
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. seçtigi adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına çağırdı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:
- "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
- "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiginizi anlamıyorum." Tercüman tercüme etti:
- "Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. " Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beyninedayadı:
- "Şimdi sor bakalım, para nerede." Tercüman işaretle sordu:
- "Para nerede?" Sağır
-dilsiz kan ter içinde isaretle yanıt verdi:
- "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacınn kovuğunda yüz bin dolar var."
- "Ne söyledi?" dedi Baba. Tercüman yanıtladı:
- "Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz göt istermiş."
---------------------------------------------------------------------------------------------------------
Diyarbakır'da Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar, "Şehmus oğlum ne oldu sana", Şehmus der, "Babam dövmiştir". Hoca sorar, "Niye oğlum", "Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy." Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına ; "Şehmus ne oldi kim yapti" der. Şehmus der ki "Bubam yapmıştır." "Niye Şehmus ne oldi", Şehmus anlatır. "Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... hoca derki; oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap. peki demiş Şehmus. Ertesi gün bir bacak kırık. " Bu sefer ne oldu? " der hoca. Hocam, dediğin gibi yapmişem. Hiç ses çıkarmamişem. En son bubam anamın arkasına geçti, "ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca; ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın arkasına, " Ben de bisiklet isterem !!!! ""
------------------------------------------------------------------------------------------------------
Selam, benim adım Wanda.
- Selam, benimkide Slyvia, sen nasıl öldün?
- Donarak öldüm.
- Ne kadar korkunç.
- Yok o kadar kötü değildi, soğuktan titremem geçince ısınmaya başladım ve uyku bastı, sonunda huzur dolu bir ölüm.
- Peki sen nasıl öldün?
- Ağır bir kalp krizi geçirdim. Kocamın beni aldattığını sandım, onu iş üstünde yakalamak için eve erken geldim, fakat evde tek başına televizyon seyreder halde buldum.
- Sonra ne oldu?
- Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim, bütün evi aramaya başladım. Çatıyı, yatakların altını ama her yeri aradım fakat bulamadım. Ama aşırı yorulmuş ve sinirlenmiştim, kalp krizi geçirdim ve öldüm.
- Keşke derin dondurucuya baksaydın, şu anda ikimiz de yaşıyor olacaktık.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kız hayatında ilk defa bir partiye gidecekmiş,annesi o aksam kızına öğüt veriyormuş.
-Kızım bak sen bu partileri bilmezsin burada çapkın erkekler olur seninle yatmak için her şeyi yaparlar eğer böyle bir şey olursa ona çocuğumuzun adı ne olsun diye sor hemen telaşlanır ve senden uzaklaşır. Neyse kız partiye gitmiş biraz sonra bir genç kızı dansa kaldırmış, dans ederlerken genç kızı okşamaya sarkıntılık yapmaya başlamış. Kız hemen "çocuğumuzun adı ne olsun" demiş, genç tırsmış ve gitmiş. Bir sure sonra başka bir genç gelmiş yine aynı sarkıntılıklar başlamış kız yine "Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş ve genç yine panik bir şekilde kaçmış, biraz sonra bir genç daha gelmiş, dansetmeler falan derken yine aynı sarkıntılıklar başlamış, kız yine "çocuğumuzun adı ne olsun demiş ama değişen bir şey yok daha sonra dışarı çıkıp ıssız bir yer bulmuşlar kız yine "Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş gençte yine bir şey yok biraz sonra genç kızın elbiselerini çıkarmış kız yine "Çocuğumuzun adı ne olsun" gençte yine bir şey yok genç kızla sevişmeye başlamış kız "Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş genç yine sessiz bir süre sonra genç işini bitirmiş kız yine "Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş. Genç kalkmış prezervatifi çıkarıp bir düğüm atmış "Buradan çıkabilirse David Cooperfield olsun
emeğine sağlık süperler :)
sbademci
20-11-2006, 13:52
:kop: :alkis: :kop: :alkis: :kop: :alkis: :kop: :alkis: :kop: :alkis: :kop: :alkis:
Hayat böyle tuhaf işte...
Kime iyilik yapacağınızı bileceksiniz...
Adamın biri falcıya gitmiş. Adamın avuç içini inceler incelemez, falcının yüzü karışmış.Adam telaşla sormuş: "Hayırdır... Halim, ahvalim çok mu kötü?"
Falcıdan cevap: "Üzgünüm... Pek yakın bir vakitte, tüm Türkiye'nin
felaketine sebep olacak bir iş yapacaksın!..."
Kendini deccal gibi hisseden adamcağız ne yapsın? Derhal, kendini
en yakın demiryoluna atıp rayların üzerinde hayatına son verecek ilk
treni beklemeye başlar. Aynen, Anna Karenina misali...
Derkeeeeen, yandaki çayırda top oynayan çocuklardan biri topu
demiryoluna kaçırır.Tam o anda da, yaklaşmakta olan trenin çuf çuf sesleri
duyulur.Çocuğu rayların üstünde gören adam, kendi makus talihini unutup
çocuğa doğru bir hamle yapar.Oğlanı kaptığı gibi, son anda rayların dışına yuvarlar.Tren uzaklaşınca, talihsiz adam döner çocuğa sorar: "İsmin
nedir yavrum?"
"Recep Tayyib Erdoğan"
keşke hiç gitmeseymiş falcıya :mad:
_SeRcAn_
27-01-2008, 20:38
>Her gün yamaçtan tarlalarına ekine giden bi gelin-kaynana varmış. İki adam
>gelinle kaynanayı gözlerine kestirmişler. Bunları alıp kaldıralım, diye
>düşünmeye başlamışlar..
>Bir gün, gelinle kaynana tarlaya giderken ortalığı yıkan bi ağlama
>duymuşlar. Dinlemişler ki, kulübeden geliyor. Çıkalım bir bakalım,
>demişler.
>Gidip kapıyı çalmışlar. Adamlardan biri açmış.
>Kaynana "Hayırdır" demiş "Ne oldu"
>Adam demiş ki "Cenazemiz var.. Buyurun içeri"
>Gelin kaynana içeri girmişler.. Giriş o giriş...!!!!
>Adamlar işlerini halletmişler..
>Neyse. Gelin kaynana evden çıkmışlar..
>Gelin sormuş,
>"Ana be, naapcaz şimdi?"
>Kaynana cevap vermiş,
>"Valla gelin seni bilmem ama, ben yedisine de gelicem kırkına da"
mükemmel bir fıkra :good::good::good::alkis::alkis::alkis:
Hepsi güzel de;
David Cooperfield daha bir güzel.
onur_arslan_59
29-01-2008, 01:57
paylasım için tesekkürler mahoni cosmussun ya :)
cevatgüngör
29-01-2008, 16:44
bir petşopta bir papağan varmış fakat bu papağan satıldıktan 1 gün sonra hep geri getiriliyormuş
günlerden birgün bir bayan gelmiş ve papağanı almaya karar vermiş ,evine götürmüş
papağan kadına başlamış küfür etmeye o...f....k......
kadın hemen petşopta soluğu almış ve satıcıya hemen papağanı geri almasını ve parasını geri vermesini istemiş
adam kadına hanımefendi papağan bende 1 gün kalsın yarın gelin alın ben onu eğitirim demiş
satıcı papağanı adam etmek için su dolu bir kovaya başını sokup çıkarıp gün boyu eğitmeye çalışmış papağan kovadan nasibini almış sessiz sakin duruyormuş ve o sırada papağanı alan kadın geri gelmiş
bir deneme yapalım demiş
ben eve geldiğimde ne diyeceksin
hoşgeldiniz hanımefendi
ben eve bir erkekle gelirsen ne dersin
hoşgeldiniz hanımefendi hoşgeldiniz bey efendi
kadın son kez sorar
ben eve iki erkekle gelirsem ne dersin
papağan durmuş ve satıcıya
coşkun abi çabuk kovayı getir abi bu kadın dineme imanıma o.....f....k...
biraz açık bir fıkra ama sansürlü
cevatgüngör
30-01-2008, 12:49
kimse beğenmemiş galiba yorum yok :):):)
kardelen55
30-01-2008, 17:03
hakim temel'e sormuş sabıkan varmı evladım
temel:allah'tan başka kimsem yok hakim bey..
kardelen55
30-01-2008, 17:04
hakim temel'sorar adamın kafasına niye sandalyeyle vurdun oğlum
temel:çaresizluk efendum masayı kaldıramadum kii..!!
bir petşopta bir papağan varmış fakat bu papağan satıldıktan 1 gün sonra hep geri getiriliyormuş
günlerden birgün bir bayan gelmiş ve papağanı almaya karar vermiş ,evine götürmüş
papağan kadına başlamış küfür etmeye o...f....k......
kadın hemen petşopta soluğu almış ve satıcıya hemen papağanı geri almasını ve parasını geri vermesini istemiş
adam kadına hanımefendi papağan bende 1 gün kalsın yarın gelin alın ben onu eğitirim demiş
satıcı papağanı adam etmek için su dolu bir kovaya başını sokup çıkarıp gün boyu eğitmeye çalışmış papağan kovadan nasibini almış sessiz sakin duruyormuş ve o sırada papağanı alan kadın geri gelmiş
bir deneme yapalım demiş
ben eve geldiğimde ne diyeceksin
hoşgeldiniz hanımefendi
ben eve bir erkekle gelirsen ne dersin
hoşgeldiniz hanımefendi hoşgeldiniz bey efendi
kadın son kez sorar
ben eve iki erkekle gelirsem ne dersin
papağan durmuş ve satıcıya
coşkun abi çabuk kovayı getir abi bu kadın dineme imanıma o.....f....k...
biraz açık bir fıkra ama sansürlü
ben beğendim. dinime imanıma...:D:D:D
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Opelim.Net