PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : niye kendi aracımızı üretmiyoruz!!!


orhaninho
21-10-2006, 20:33
ARKADAŞLAR KLASİK OLABİLİR AMA YİNEDE BU KONUYU AÇACAĞIM VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM... BEN ARABAMDAN ÇOK MEMNUNUM NAZARDA DEĞMESİN....AMA NİÇİN ÜLKEMİZDE KENDİ MARKAMIZLA AYNI ŞİMDİ BİNDİĞİMİZ GİBİ KALİTELİ VE GÜZEL ARABALARA BİNEMİORUZ,NİÇİN KENDİ ARABAMIZI ÜRETMEYİP MİLYARLARCA DOLARIMIZI HER YIL BAŞKA ÜLKELERE AKITIYORUZ...HİÇ Mİ GİRİŞİMCİ İNSANLARIMIZ MÜHENDİSLERİMİZ YOK DÜNYAYA KAFA TUTACAK...KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİ DUYARIM PARÇALARI BİZ SATARIZ AVRUPAYA ADAMLAR ONLARI TOPLAR BİZE SATAR....İRAN BİLE KENDİ ARABASINI ÜRETİYORMUŞ VE BAYRAMDAN SONRA TÜRKİYEYE GİRCEKMİŞ,HİNDULAR TATA SIYLA PİYASADA V.B.:cool: :mad:

CeyCeyX
21-10-2006, 21:38
bizde anadol var di yeni sattik babam sifir almis.. 31 sene kullandik
yapsak cok guzel olurr

IceBreaker
21-10-2006, 22:48
bizde o teknoloji yok..... keşke olsa ya
hertürlü parça yı kendimizin yapacağı bir altyapıyı hazırlamak.tesisleri kurmak.kimse buna yatırım yapmaz.ayrıca bizim teknolojimiz o kadar ilerlemedi ayrıca hiçbir yatırımcı da buna yatırım yapmaz.
bildiğim kadarıyla da anadol tamamen türk malı sayılmaz ...parçalar tamamen türk mühendisleri tarafından tasarlanmadı diyebiliyorum.
hertürlü parçalarını kendimizin ürettiği en küçük viına dek bir arabayı kullanmanın zevki çok başka olurdu heralde .

ama hayal gibi görünüyor:(

RespecT
21-10-2006, 23:21
bizde o teknoloji yok..... keşke olsa ya
hertürlü parça yı kendimizin yapacağı bir altyapıyı hazırlamak.tesisleri kurmak.kimse buna yatırım yapmaz.ayrıca bizim teknolojimiz o kadar ilerlemedi ayrıca hiçbir yatırımcı da buna yatırım yapmaz.
bildiğim kadarıyla da anadol tamamen türk malı sayılmaz ...parçalar tamamen türk mühendisleri tarafından tasarlanmadı diyebiliyorum.
hertürlü parçalarını kendimizin ürettiği en küçük viına dek bir arabayı kullanmanın zevki çok başka olurdu heralde .

ama hayal gibi görünüyor:(


ben tamamen katılmıyorum.mekanik teknoloji de iyi durumda elektronik teknolojide türkiye de .sadece sorun diplomatik ve yasal zorluklar.Bir otomobilin üretilemiyecek yada yapılmıyacak hiçbir parçası yok Tr de.Hatta
birçok yeniliğin(otomatik vitesin mucidinin bile) Türk olduğunu biliyorum.Ben Medikal cihaz ithal eden bir firmada çalışıyorum.Emin olun iyi bir ekiple o cihazı hatta gelişmişini üretirim.Cihaza ek devre ile özellikler katıyorum.İtalya da adamlar çekinik kalıyor.Yani bizim kadar bilemedikleri noktalar dahi var.Ama aynı cihazı Tr de üretmek değil satabilmek için alınması gereken CE ve bunun gibi diğer yasal izinler vergiler harçlar hesaba girdiğinde olay 2 katını buluyorki bu da ithalatı destekliyor.aynı şekilde Testaş ta bir zamanlar entegre üretiliyordu ama bu gibi sebeplerle çip başı maliyet ithalının 2 katı.pazara satamıyorsun dolay olarak da üretmiyorsun(üretememek değil yani) öncelikle yasal ve işleyişte iyi destekler ayrıca ben ithal eder satarım.paramı kazanırım yerine aynı parayı kazansamda uğraşırım Tr de yapıldı olur.ülkem gelişir zihniyetinde olan gerçel beyinli girişimciler lazım.

ismail
21-10-2006, 23:33
güzel olur

Experience
22-10-2006, 14:41
İşin bir de şu kısmı var.Her ne kadar başarılı mühendislerimiz,tasarımcılarımız,teknisyenlerim iz olsa da araba işi çok büyük bir tecrübe gerektiren bir iş.Anadol'u geçelim,motoru bile ford'du.Kaza sırasında şasinin, kasadan ayrılıp dagıldığı örneklerini bile gördüm.O apayrı bir örnek...Şimdi deneyeceğimiz örnekler ise bence en ucuz çin otomobillerini geçemeyecektir,bunun nedenleri çok.Geçemeyeceği için bir süre sonra da türkiye'ye kakaladılar yıllarca bu arabaları deyip söylenecek milletimiz.Bütçesi kısıtlı bir kesim dışında kimse de almayacaktır.Bu yatırıma da kimse girmeyecektir..

Keşke bizim de otomobilimiz olsa,keşke paramız bizde kalsa,vw'de mercedes'te o kadar büyük tasarımcılarımız varken gidip abuk subuk ülkelerin otomobillerine binmek zorunda kalıyoruz.Ayrıca eminim bu işlerin perde arkasında da bir çok olay dönüyordur,izin vermezler...

New Astra
22-10-2006, 14:56
antepte tamamen ferrari görünümlü arac öretmişler sanayide ama ruhsat mı ne alamamiş öyle duydum artık ne kadar dogru yanlış.. antep bu konuda canavar zaten ustalar getirin lomborgini bile yapariz diolarmiş :D

orhaninho
22-10-2006, 18:08
ben de çeklerle ilgili duymuştum ,,,halk tipi araba üretmişler bayağı bi önce,,,türk parasına çevirmişlerdi bayağıda ucuzdu,,,,öyle bir projeyle başlanabilir aslında ,,,servetimizi akıtıyoruz,,,,bizden bişe olmaz dememek gerekiyor...:cool:

M@honi
22-10-2006, 20:44
orhaninho ya katılıyorum en azından birileri bu işin ucundan tutup yavaş yavaş başlamalı belki mercedes de ilk piyasaya çıktığında kimse beğenmedi ama daha sonraları kendini geliştirerek dünyanın en iyi arabalarından biri olmayı hak etti bende açıkçası beklemiyorum birileri direk piyasaya girsin bi vw kadar bi opel kadar bi bmw kadar iyi araba üretsin ama zamanla diyorum şimdi başlansa belki 50 sene belki 80 sene sonra bizimde mercedes gibi çok iyi bi arabamız olabilir kim bilir :good:

skyeye
23-10-2006, 10:17
Arkadaşlar hep beraber bir hafızalarımızı tazeleyelim.Şu anda rahatız, istediğimiz aracın bayiine gidip istediğimiz modelini alabiliyoruz ama bu kaç senedir böyle?20 sene öncesini bi hatırlamaya çalışın, yaşı müsait olmayanlar da büyüklerine sorsunlar, Türkiye'de Renault ve Tofaş harici ne vardı araba olarak?Yıllar yılı Koç ve Koç'la anlaşmalı hükümetler bizi bu arabalara mahkum etmediler mi?Ben Anadol'u alırken İstanbul'da 3 ay sıra olduğundan gidip Antalya'dan o da torpille aldığımızı bilirim.Daha hala da kim bilir ne numaralar dönüyo otomobil sektöründe ki ABD'de .... Porto Riko'lusu üstüne alacak kıyafeti yok, Acura RSX'le geziyo, bi hala bi tarfımızı yırtıyoruz dandik bi araba alabilmek için... Kısacası kaz gibi yolunuyoruz arkadaşlar ve hala arzu ettiğimiz otomobili istediğimiz fiyata alamıyoruz.

Gelelim asıl mevzuya, neden kendi otomobilimizi üretmiyoruz.

1- Sizce Koç ve Sabancı kendi markaları dururken buna müsaade eder mi?
2- Hadi ürettiniz, ihracatınız olmadan ne yapacaksınız?İnanın markalaşmanın maliyeti makine ve üretim maliyetlerinin çok üzerinde olabiliyor.Kim yılda 5.000-10.000 araba satacam diye bu işe girer ki?adamlar zaten gelip piyasamızı ele geçirmişler, bi de bununla kalmayıp yurt içine sattığının kat ve katını ülkemizden dışarı ihraç ediyorlar...

Unutmayın arkadaşlar, çalışan kazanır ama çalıştıran daha da çok kazanır...

Sselim
23-10-2006, 22:42
arkadaşlar bugüne kadar yüzde yüz türk malı tek bir araba üretilmiştir,,,
adıda devrim,,,
o gün bugündür başka üretilmemiş,,,
bunun siyasi ve ekonomik birçok nedeni var,,,
bi kere dışa bağımlı yaşamaya alıştık,,,
üreticilere dışarıdan gelen parçaları birleştirmek daha cazip geliyor,,,
düşünsenize sadece parçaları birleştirerek x lira para kaznıyorsunuz,,,
birde kendiniz parçaları üretip kendiniz birleştirip x liraya satıyorsunuz,,,
ayrıca kendiniz ürettiğiniz zaman bunun ek birsürü masrafı çıkacak,,,
ee iki iş sonunda da aynı parayı kazanıyorsunuz neden zahmete giresiniz,,,

birde dış politikalar var,,,
buna kolay kolay onay vermezler,,,

ORDUdrift
23-10-2006, 23:16
arkadaslar proton u çıkardılarda ne oldu bırakın Allah aşkına biz yapsak her şeyin en iyisini yaparız ama bizim aklımız sadece kusura bakmayın ama fırlamalığa çalışır

Sselim
24-10-2006, 10:17
proton türk üretimi bir araç değildi,,,
parça üretimi yurt dışında yapılıyor türkiyede toplanıyordu,,,
ve türk damgasıyla piyasaya sürüyorlardı,,,
yani onu bile başaramadılar,,,

corsa_tolga
24-10-2006, 10:28
bizde o teknoloji yok..... keşke olsa ya
hertürlü parça yı kendimizin yapacağı bir altyapıyı hazırlamak.tesisleri kurmak.kimse buna yatırım yapmaz.ayrıca bizim teknolojimiz o kadar ilerlemedi ayrıca hiçbir yatırımcı da buna yatırım yapmaz.
bildiğim kadarıyla da anadol tamamen türk malı sayılmaz ...parçalar tamamen türk mühendisleri tarafından tasarlanmadı diyebiliyorum.
hertürlü parçalarını kendimizin ürettiği en küçük viına dek bir arabayı kullanmanın zevki çok başka olurdu heralde .

ama hayal gibi görünüyor:(


her parçasını kendi yapabilecek altyapı mercedeste bile yok!

orhaninho
24-10-2006, 10:47
her parçasını kendi yapabilecek altyapı mercedeste bile yok!

tabiki her parçayı biz üretemeyiz,bence arkadaşın dediği tam olarak o değil ama çoğu parçasınıda biz yaparız...böyle birşey de istemem araba üretiyoruz motoru pegout dan, orası burdan,burası şurdan da olmasın ...


öyle bir ülke olsak ki onlar araba üretirken motor türklerin dese vs...
bi görsem o günlerrrrrriiiiii.....

orhaninho
24-10-2006, 11:00
http://www.aktifhaber.com/images/news/samandiranliaraba.jpg

orhaninho
24-10-2006, 11:03
:) :) :) resim bomba ama
http://www.a-c-d.dk/brochurer/biler_piger/anadol20_small.jpg

VSS-1
24-10-2006, 20:30
...pahalıya yaparızda ondan - kimse yapalım diye hislerinle bu ise girisemez, o kadar isci ve ailesi ayın sonunda para bekler - PARA. Senin ürettigin araba pahalıya gelirde ondan. Bu islerin hepsinin bilancosu yapıldı, yine yapıldı...

opelgt
26-10-2006, 13:32
süper yorumlar yapılmıs hepinize bir parcada olsa katılıyorum...baslıklarınız cok anlamlı...

jordan
26-10-2006, 15:44
üretemediğimiz için

torsion
26-10-2006, 16:57
Skyeye Ye Aynen Katiliyorum

BY_Corsa
27-10-2006, 14:16
arkadaşlar bugüne kadar yüzde yüz türk malı tek bir araba üretilmiştir,,,
adıda devrim,,,


evet arkadaşlar, Tek Gerçek Türk Otomobili Devrim in hikayesi :
BİRAZ UZUN AMA, OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM...

---alıntıdır---


Türkiye, destansı filmlere konu olabilecek "büyük cesaret öyküleri"nin öyle pek sık yaşanmadığı bir ülke. Bu da bizi yöneten güçlerin son derece bilinçli bir tercihi. Gündelik hayatında "kira ve fatura ödeme" çemberinin içine sıkıştırılmış olan bir toplumun mensupları, bu kısır döngüden sıyrılıp kendilerini nasıl aşabilirler ki? Bizlere dayatılan tek boyutlu hayat ve buna bağlı olarak gelişen köşeye sıkışmışlık duygusu, sadece ilginç ve sıradışı toplumsal portreler üretmedeki kabızlığımızın değil, edebiyatımızda polisiye, bilim-kurgu ya da gerilim gibi popüler türlerin esamesinin okunmamasının da temel nedeni kanımca. Türk milletinin mensupları boylarını aşan işlerle uğraşmayıp sürekli "ekmek" derdi peşinde koşmalı, öyle değil mi ya!
İşte "Devrim", bundan tamı tamına 42 yıl önce, hayal kurması şiddetle yasaklanmış olan böyle bir toplumda doğdu. Türkiye'nin ilk gerçek yerli otomobil prototipiydi o. Koç topluluğunun resmi tarihe göre "ilk" sayılan "Anadol"undan daha önce doğmuştu. Ancak, dedik ya, bu sıkıştırılmış toplum için haddi fazlasıyla aşan bir çabanın, cüretkar bir hayal gücünün ürünüydü "Devrim". Nitekim, anında cezalandırıldı. Bir daha da yıllar boyunca kimseler adını bile anmayacaktı. Anmamak şöyle dursun, üretilmiş olan üç tane gıcır gıcır "Devrim"den ikisinin karanlık güçler tarafından preslenerek yok edildiğini biliyoruz bugün. Sonuncu prototip otomobili ise ona emek veren Eskişehirli yurtsever işçiler güç bela kurtardılar hayal düşmanlarının ellerinden...
"Devrim"in göz yaşartıcı doğuş öyküsünün bir benzeri, ABD'de 1940'larda "Tucker" otomobillerini üreten serbest girişimci Preston Tucker'ın trajik hayatıyla büyük ölçüde paralellikler gösteriyor. Soyadıyla anılan özgün bir otomobil üreten bu cesur adam, halkın yeni otomobili çok tutması nedeniyle telaşlanan Amerikan otomotiv devlerinin hışmına uğrar ve şirketi kısa süre içinde çeşitli ayak oyunlarıyla batılır. Tucker da beş parasız ve ülkesine kırgın bir insan olarak hayata veda eder. Bu konuda okuduğum son haberde, Amerikan karayollarında yarım yüzyıl sonra hala 50 dolayında Tucker'ın "tıkır tıkır" dolaştığını öğrenmiştim. Ama vahşi kapitalizmin tiranları o kaliteli otomobile hayat hakkı tanımadılar. Tıpkı "Devrim"e tanımadıkları gibi...
Bereket versin ki, sinema diye bir sanat dalı var ve çağımızda pek çok iade-i itibar işlemi devletler eliyle değil, yine bu sanatın aracılığıyla yerine getiriliyor. 1988 yılında "Tucker: A Man and His Dream" (Tucker: Bir Adam ve Rüyası) adında yumruk gibi bir film çeken "baba" yönetmen Francis Ford Coppola, Preston Tucker'a beyazperde yoluyla da olsa itibarını iade etti. Darısı "Devrim"in başına...

"Bana bir otomobil yapın"

Yıl 1961... Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes idam edileli kısa süre olmuştur. Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine gönderilen ayrı ayrı mektuplarla "mühim bir konuyu istişare etmek üzere" Ulaştırma Bakanlığı'na davet edilirler. Bu insanların bazıları yurt dışında görev yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes "devletin isteği başımız üstüne" diyerek işini gücünü bırakıp Ankara'ya gelir.
O yılın 16 Haziran'ında bakanlıkta biraraya gelen mühendislere, bizzat Cemal Gürsel'den gelen "çok gizli" damgalı bir emir okunacaktır: "Bu yılın Cumhuriyet bayramı törenlerinde halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere, hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil üretmenizi istiyorum."
O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri "Türk insanının makus talihine karşı bir meydan okuma" olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları'nın Eskişehir'deki Cer Atelyesi seçilir. Zaman müthiş dardır, Cumhuriyet Bayramı'na kadar yalnızca 129 günü vardır ekibin...
Günde bir kaç saat uyuyarak ve bu süre zarfında tesislerden hiç ayrılmaksızın, modeli tümüyle kendilerine ait olan, tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş, 4 silindirli ve direksiyondan vitesli harika bir "aile otomobili" yaparlar kahramanlarımız. Hem de bir tane değil, tam üç tane!
Üç araç da insanüstü bir çabanın sonucunda 28 Ekim akşam saatlerinde tamamlanmıştır. Araçlara "Devrim 1", "Devrim 2" ve "Devrim 3" adı verilir. Mühendislerden biri Cumhurbaşkanı'nın alternatif bir renk isteyebileceğini düşünerek, araçlardan birinin siyah olmasını teklif eder. Böylelikle, iki araç krem rengi kalırken, üçüncüsü ise onu 29 Ekim geceyarısı Ankara'ya götüren "Karakurt" treninde binbir güçlük içinde siyaha boyanır.
Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin bulunmayan "Devrim"ler, 29 Ekim törenlerinde Cemal Gürsel'e hipodrom önünde kılpayı yetiştirilir. Çevresinde yarattığı panik ortamıyla araçlara doğru düzgün bir benzin ikmali yapılma şansı dahi tanımayan Milli Şef, bindiği krem renkli "Devrim"den inip siyah "Devrim"e geçince, aracın zaten az miktarda olan benzini de biraz sonra biter. Ve siyah "Devrim" durur.
Gürsel'in, şoför koltuğundaki mühendise sorusu kısa ve nettir: "Ne oldu?"
Şoför, "Benzin bitti Paşam" der korkarak. Bunun üzerine "Garp kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama şarklı olduğunuz için benzin koymayı unutuyorsunuz" diyerek hışımla aracı terkeder Gürsel. Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayı da bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz ve "Devrim'ler" daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülürler. Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23 tane gözüpek mühendisi bırakarak...

"Ve "Devrim" koruma altında...

Aradan geçen yıllarda Eskişehir DDY tesislerinin, hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlara vagon ve makine üreten bir dev bir devlet şirketine dönüştüğünü görüyoruz. "Tülomsaş" adını alan şirketin bahçesindeki bir depoda, tamamen orada çalışan insanların özverisiyle korunmaya çalışılan "Devrim 1", kendi hakkında sarfedilen onca hakaret cümlesine inat, adeta akıllı bir varlık gibi yokoluşa direndi. Zaman zaman test sürüşleri için çalıştırılması dışında, işçiler bu eşsiz yadigarı yıpratmamaya azami özen gösterdiler. Ancak, ben geçtiğimiz yıllarda bu aracı gördüğümde sağında solunda zamanın yıkıcı tesirleri yine de kendisini ufak ufak belli etmeye başlamıştı. "Bunu büyük kentlerde daha geniş kitlelerin görebilmesi için herhangi bir müzeye, mesela şu anlı şanlı sanayi müzesine vermeyi hiç düşünmediniz mi?" diye sorduğum bir yetkili, "Asla!" diye cevap vermişti o zaman soruma, "Asla vermeyeceğiz. Bundan önce iki Devrim'i acımasızca yokettiler. Arabaların ikisi Ankara'ya gitti ve bir daha onları gören olmadı. Oysa hepsi gıcır gıcırdı ve kusursuz biçimde çalışıyorlardı. Duyduğumuza göre ikisini de metal presinde ezmişler. Sonuncuyu hiç bir yere vermeyeceğiz. Zaten bugün ulusal otomotiv sanayini yöneten çevreler de bu aracı ilk Türk otomobili olarak kabul etmiyorlar. Ama biz Eskişehirliler neyin ne olduğunu biliyoruz ya, bu yeter!"
O gün saatlerce "Devrim"i inceledim. Bir işçinin refakatinde araca bindim, Tülomsaş'ın bahçesinde bu eşsiz otomobil ile turlar attık. Evet, motoru biraz zorlanmakla birlikte hala çalışıyordu. Sağındaki solundaki bir kaç kırığı sorduğumda "Yapılacak birşey yok" dedi işçi arkadaş, "Bütün parçalar el yapımı ve orijinal, kırılan bir parçayı yerine koyamıyoruz. Tek yapabildiğimiz şey, bundan sonra daha fazla zarar görmesini engellemek."
Müthiş birşeydi doğrusu. El yapımı orijinal jantların göbeklerinde "Devrim" yazıyordu, aynı şekilde aracın ön kaputunda da. Ama beni en çok "Devrim"in ön paneli etkilemişti o zaman. Kadranlarındaki bütün ibareler Türkçeydi. "Hararet", "benzin", "yağ" gibi sözcükleri görünce kendimi bir an için Alman gibi hissettim. Diyeceksiniz ki bu ne demek şimdi? Hani Almanların yüzde yüz kendi üretimleri olan BMW, Mercedes, Opel, Volkswagen gibi dünya markası olmuş otomobillerine bindiklerinde yüzlerine yayılan mağrur bir ifade vardır ya, "Devrim"in milliyetçi kadranı da bana bir an için ona benzer bir gurur duygusu vermişti işte. Bu karşılaşmadan önce ve sonra bir daha hiç yaşayamadığım türden bir gurur...
Geçtiğimiz günlerde, "Devrim"in son durumunu öğrenmek üzere, uzun bir aradan sonra yeniden Tülomsaş'ı aradım ve Basın-Halkla İlişkiler Müdiresi Semiha Ünal ile görüştüm. Ünal, bu görüşmemizde bana müthiş sevindirici bir haber verdi. 2002 Nisanında Tülomsaş Genel Müdürü Dilaver Zeki Daloğlu'nun direktifleriyle tesisin bahçesinde bir "mini müze" oluşturulmuş ve "Devrim" bu müzede yıpratıcı iklim koşullardan etkilenmeyeceği camekanlı bir bölüme konulmuş. Yalnız "Devrim" de değil, "Devrim"i 29 Ekim 1961'de Ankara'ya taşıyan ünlü "Karakurt" lokomotifi ve diğer bazı tarihsel değeri olan araçlar da orada toplanmış. Ne güzel! Birileri yıkmaya çalışırken, birileri de herşeye rağmen direniyor ve bir kentin onuru olan bu eşsiz eseri koruma altına alıyor. Tülomsaş ailesine buradan içten bir selam gönderirken, yolu bundan sonra Eskişehir'e düşecek okurlarımıza da ısrarla sesleniyorum: Gidin ve Tülomsaş'ın bahçesindeki "Devrim"i mutlaka görün. Onu, bu ülkede toplu iğne bile üretilemediği bir dönemde Türk mühendisleri yaptı. Ve bir çoğu o günlerde henüz otomobil kullanmayı dahi bilmiyordu.

orhaninho
27-10-2006, 16:35
:alkis: http://www.tulomsas.com.tr/gfx/1961.jpgpzeronero nun yazısını okuyan arkadaşlar bilmiyordum ben ama zamanında her parçası türk malı olan araba üretmişiz işteee


İŞTE ARABAMIZ DEVRİM


ŞU SİTEDEN DETAYLI BİLGİ ALABİLİRSİNİZ
http://www.tulomsas.com.tr/1961eng.html

commodore
27-10-2006, 16:39
Bu konu ile ilgili 1 anım var arkadaşlar. Kanal D genç bakış programında rahmi koç'a bu soru soruldu ve gelen cevap çok ucuzdu... Maliyeti çok fazla tutar, fiat varken neden böyle bir işe girelim vs vs. . . Peki Fiatın ürünlerini üretip kazanmak ülkene mi kazanç yoksa kendi cebine mi? Bir marka yaratıp vatanına milletine olan borcunu ödesen daha güzel olmaz mı? Atatürk osmanlı imparatorluğunu mu toplamaya çalıştı? Atatürk arapça alfabeyle mi yola gitti? Bunlar tabi Atamızın yaptıklarının yanında sade bir kaç fedakarlık...ama onlarda haklı... Tekne ile dünya turu yapmak varken neden bir otomobil üretecek halkına iş imkanı sunacaksın? Vatan millet çanakkalede kaldı...

tuner_rafet
27-10-2006, 16:52
Arkadaşlar hep beraber bir hafızalarımızı tazeleyelim.Şu anda rahatız, istediğimiz aracın bayiine gidip istediğimiz modelini alabiliyoruz ama bu kaç senedir böyle?20 sene öncesini bi hatırlamaya çalışın, yaşı müsait olmayanlar da büyüklerine sorsunlar, Türkiye'de Renault ve Tofaş harici ne vardı araba olarak?Yıllar yılı Koç ve Koç'la anlaşmalı hükümetler bizi bu arabalara mahkum etmediler mi?Ben Anadol'u alırken İstanbul'da 3 ay sıra olduğundan gidip Antalya'dan o da torpille aldığımızı bilirim.Daha hala da kim bilir ne numaralar dönüyo otomobil sektöründe ki ABD'de .... Porto Riko'lusu üstüne alacak kıyafeti yok, Acura RSX'le geziyo, bi hala bi tarfımızı yırtıyoruz dandik bi araba alabilmek için... Kısacası kaz gibi yolunuyoruz arkadaşlar ve hala arzu ettiğimiz otomobili istediğimiz fiyata alamıyoruz.

Gelelim asıl mevzuya, neden kendi otomobilimizi üretmiyoruz.

1- Sizce Koç ve Sabancı kendi markaları dururken buna müsaade eder mi?
2- Hadi ürettiniz, ihracatınız olmadan ne yapacaksınız?İnanın markalaşmanın maliyeti makine ve üretim maliyetlerinin çok üzerinde olabiliyor.Kim yılda 5.000-10.000 araba satacam diye bu işe girer ki?adamlar zaten gelip piyasamızı ele geçirmişler, bi de bununla kalmayıp yurt içine sattığının kat ve katını ülkemizden dışarı ihraç ediyorlar...

Unutmayın arkadaşlar, çalışan kazanır ama çalıştıran daha da çok kazanır...

bende bu düşüncelerimi nasıl dile getirim diye düşünüyordum ki arkadaşımızın yazdığını okudum...
aynen katılıyorum ve bir şey eklemek istiyorum
İMZA otomobilini cenevrede fuarda gittim gördüm eğer o araç piyasaya çıksaydı çok büyük bir darbe olurdu diğer markalar için.
o otomobilin üretilmemesindeki sebeb bence sabancı ve koç! jetpa dolandırıcılık için deyil bu işi çok ciddiye almıştı ki türkiyede üretilmesine bile müsade ettirmediler!

oysaki ne kadar mutlu olmuştum aracı görüp incelediğimde!!!
yazık çok yazık
http://archive.cardesignnews.com/events/geneva2000/gallery/images/jetpa-imza080.jpg
http://archive.cardesignnews.com/events/geneva2000/gallery/images/jetpa-imza081.jpg

swing1.2
27-10-2006, 17:05
Merhaba,
Türkiye de bu konuda bir oyun oynandı. Bundan yaklaşık 50 yıl önce markası "devrim" olan bir %100 türk aracı eskişehir lokomotif fabrikasında üretildi. 3500 motor ve tam bir amreikan arabası görüntüsünde olan araç üzerinde çok büyük bir politik oyun oynandı ve bu arabanın seri üretime geçmesi engellendi. Ve türk otomativ sanayii en büyük darbesibi aldı. O araçtan 4 adet üretildi biri halen türkiyede ( sanırım eskişehirde) bir tanesi amerikada, diiğer ikiside jilet fabrikasına yollanmıştı. Sonradan Anadıl hikayesi yaşandı- Ford motorlu tüek aracı olarak, onda da aracın kaportasının içine porejinde olmamasına ragmen pressurize edilmiş saman katıldı ve tabiiiki etrafında inekler varken fotorafları çekilip imajı yok edildi. Daha sonrada hüsranla sonuçlanan kuş serisi ... Biz araba yapabiliriz ülkemizde mühendisler var , ham madde var, teknoloji var herşey var, ama bazen bizlerin işine gelmiyor, bazende politik olaylara otomativ endüstrisini kurban veriyoruz. Çün araba üretiyorsa biz neden üretemiyelim? Kore üretiyorsa biz neden yapamıyalım? neden?

aga78
27-10-2006, 18:40
belki biraz siyasi olacak ama yazıcam
benim düşüncem türkiyede gözü olan devletlerin 50 yıl 100 yıl sonrki türkiye sevdalarının bir göstergesi gelişen ve büyüyen bir türkiye dünya devletlerine sorun olacagı düşüncesiyle engelleniyor
buyrun bor madenleri ne halde türkiye toplam rezervenin % 80 nine sahip
%20 diger bi kac ülkede ve şu an bor madeninin kullanılmadıgı sektör nerdeyse yok gibi

amarika ne yapıyo sen işlersen bu madeni sana maliyeti 10 lira olur bana ver ben sana 3 liradan ihtiyacın olanı veririm diyo birileride tamam diyip düşünmeden imzayı atmış oluyo

biz kendi aracımızı üretirsek dünyada en çok aracın oldugu ülkelerden biriyiz ne olurdu sizce paramız kendimize kalırdı büyürdük f 16 bile yapan türkler

bi bmw yapamazmı sanıyorsunuz alasını yapar ama bizler başka ülkelerin
ürünlerine mecburuz bizim ve bizim çoçuklarımızın geleceginide mecbur bırakanlar utansın adamlar araba yapıp yolluyolar bizimkiler burda servisine bile sahip çıkamıyo buyrun araba yapın...

bu arada http://www.youtube.com/watch?v=lsH3S9iFf5k
bakın bakalım bu kadarını yapan türkiye bi motormu yapamaz bu arac suda deniz altı gibi gitme özelliginede sahip araştırın iyi sohbetler

M@honi
27-10-2006, 20:08
gerçekten burda yorum yazan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum demekki düşüncelerimde yalnız değilmişim keşke diğer insanlarında düşünceleri burdaki yorum yazan arkadaşlarınki gibi olsa da artık gelişmeye büyümeye kalkınmaya başlasak

aga78
27-10-2006, 21:05
biz osmanlı torunuyuz sendromudayız hala bize bişiy olmaz diyoz
ama biz fatihin bilime ve teknolojiye verdigi önemi anlayıp vermemiz gerekirken sadece konuşa biliyoruz

çok iyi egitimli mühendislerde de zaten barınamıyo ve başka ülkelerde çok önemli konumlarda görev yapıyolar

başta porce olmak üzre bazı otomobil firmalarında kalite konturol ve
geliştirme görevlerini türk mühendisler yapıyo ve bazı tasarımcılarımızda tasarımlarıyla parmak ısıttırıyo ama başka ülkeler ekmek yiyo bizde ortakları var bilinen kişiler

aracıma lastik alcam ne alayım diye düşünüyom valla en iyileri fransız malı alsam kendi kendimi vatan hayini gibi görürüm
diye alamıyom şöyle güzel bi isimle dünya standartında lastik bile üretemiyoz

kutluhan23
25-11-2006, 17:28
mahoni avatarındaki arabayı merak ettim opel ama modeli ne bilgi verirmisin konuyla alakasız oldu ama merak ettim kusura bakmayın

marikan
25-11-2006, 17:33
üretiriz hemde en alasını üretiriz ama ürettirmezler... bunlar siyasi oyunların bi parçası. girmek istemiyorum... eğer üretirsek önce avrupa karşı çıkar sonra bizim kendi aydın(!)larımız... kısacası fazla söze gerek yok... ürettirmezler bize araba maraba...

marikan
25-11-2006, 17:38
gerçekten burda yorum yazan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum demekki düşüncelerimde yalnız değilmişim keşke diğer insanlarında düşünceleri burdaki yorum yazan arkadaşlarınki gibi olsa da artık gelişmeye büyümeye kalkınmaya başlasak

tabi ki herkes ülkesinin kalkınmasını ister... bişe üretmesini dünyaya açılmasını ister.. ama yaptırmıyolar...

mefayi
25-11-2006, 18:08
ben tamamen katılmıyorum.mekanik teknoloji de iyi durumda elektronik teknolojide türkiye de .sadece sorun diplomatik ve yasal zorluklar.Bir otomobilin üretilemiyecek yada yapılmıyacak hiçbir parçası yok Tr de.Hatta
birçok yeniliğin(otomatik vitesin mucidinin bile) Türk olduğunu biliyorum.Ben Medikal cihaz ithal eden bir firmada çalışıyorum.Emin olun iyi bir ekiple o cihazı hatta gelişmişini üretirim.Cihaza ek devre ile özellikler katıyorum.İtalya da adamlar çekinik kalıyor.Yani bizim kadar bilemedikleri noktalar dahi var.Ama aynı cihazı Tr de üretmek değil satabilmek için alınması gereken CE ve bunun gibi diğer yasal izinler vergiler harçlar hesaba girdiğinde olay 2 katını buluyorki bu da ithalatı destekliyor.aynı şekilde Testaş ta bir zamanlar entegre üretiliyordu ama bu gibi sebeplerle çip başı maliyet ithalının 2 katı.pazara satamıyorsun dolay olarak da üretmiyorsun(üretememek değil yani) öncelikle yasal ve işleyişte iyi destekler ayrıca ben ithal eder satarım.paramı kazanırım yerine aynı parayı kazansamda uğraşırım Tr de yapıldı olur.ülkem gelişir zihniyetinde olan gerçel beyinli girişimciler lazım.emrecim sana katılıyorum :D

TuorAncalime
27-08-2008, 19:19
Biz üretmesine çok güzel üretiriz Allahın renosunu fiatını fordunu hundayını v.s bursada kocaelinde orda burda dış yatırımlarla üretebiliyoruz yakın bir tarihte Şamil ve Etox("zafer" modeli bu sanırım) diye iki araç çıktı hemde dizeldi etox güzel bir araçtı bi kaç dergide testide yapıldı hatta oldukça lükstü ceylan derisi koltuklar vs. ve fiyatıda o lükse karşı 1.5 dizel motorla 55bin ytl civarındaydı. Şamil denilen araba ise tamamen bir hüsran üreten insanların kafası nerdeydi bilmiyorum ama bi tane üretmişler araç rezalet üstelik süper spor yapmaya kalkmışlar 12 silindirden bahsediliyordu 300-400bin ytl fiyat biçmişler motoru kendiniz koyuyorsunuz. yani araç kısaca berbattı o aracı üretene kadar makul fiyatlı ve o şamil denilen araçtan çizimleri daha kaliteli olan adam akıllı ve makul dediysem kuş serisi kıvamına indirmeden birşey deneseler belkide şimdi satmışlardı baya hatta seri üretime geçmişlerd 1 sene oldu sanırım ilan koymuşlar sahibinden.com'a
Etox güzel bir araçtı yazık oldu üretilmesini isterdim o aracın tek kapıydı ama yinede Şamile göre hem kaliteli hem makul hemde daha güzel bir tasarıma sahipti Etox isimli aracın web sitesinin linki aşağıda aşagıda arkadaşlar bi inceleyin isterseniz
http://www.etox.com.tr/index_tur.html

TuorAncalime
27-08-2008, 19:21
arkadaşlar düzeltiyorum sanırım üretime hazır halde ilk sahibini bekliyor araç

Vladimir
27-08-2008, 19:27
ali 2 yıllık konuyu hortlatmışsın hortlatman iyi olmuş konuşacak bişiler yoktu son zamanlarda etox çok iyi tamam güzel ama 70 80bin ytl fiyat isteniyor hoş sözde araba spor araba ama 1.5dci renault motoru var trde araç üretimi çok zor insanların ilk önce kafa yapılarını değiştirmeleri gerekli araba konusunda

TuorAncalime
27-08-2008, 19:31
hehe valla şöyle bi gezerken rastladım konuya baktım hep aynı hep aynı :)
evet baya bi pahalı bu araç yakında kendi motorlarını üreticeklerini söylüyorlar bide 125hp bi motor seçeneği varmış sanırım o aracın tanıtım fiyatı 90bin ytl civarı. Bizim girişimcilerden cacık olmaz bu gidişle. Her kesimin alıcağı aracı değilde insanların almaya zorlanıcağı yada belli kesime hitap eden araçlar üstünde çalışıyorlar

gh912
27-08-2008, 19:39
Biz üretmesine çok güzel üretiriz Allahın renosunu fiatını fordunu hundayını v.s bursada kocaelinde orda burda dış yatırımlarla üretebiliyoruz yakın bir tarihte Şamil ve Etox("zafer" modeli bu sanırım) diye iki araç çıktı hemde dizeldi etox güzel bir araçtı bi kaç dergide testide yapıldı hatta oldukça lükstü ceylan derisi koltuklar vs. ve fiyatıda o lükse karşı 1.5 dizel motorla 55bin ytl civarındaydı. Şamil denilen araba ise tamamen bir hüsran üreten insanların kafası nerdeydi bilmiyorum ama bi tane üretmişler araç rezalet üstelik süper spor yapmaya kalkmışlar 12 silindirden bahsediliyordu 300-400bin ytl fiyat biçmişler motoru kendiniz koyuyorsunuz. yani araç kısaca berbattı o aracı üretene kadar makul fiyatlı ve o şamil denilen araçtan çizimleri daha kaliteli olan adam akıllı ve makul dediysem kuş serisi kıvamına indirmeden birşey deneseler belkide şimdi satmışlardı baya hatta seri üretime geçmişlerd 1 sene oldu sanırım ilan koymuşlar sahibinden.com'a
Etox güzel bir araçtı yazık oldu üretilmesini isterdim o aracın tek kapıydı ama yinede Şamile göre hem kaliteli hem makul hemde daha güzel bir tasarıma sahipti Etox isimli aracın web sitesinin linki aşağıda aşagıda arkadaşlar bi inceleyin isterseniz
http://www.etox.com.tr/index_tur.html
etox nissan 350 z modeline benzemiş ama yinede başarılı.bu aracın seri üretime gececegini bilmiyordum

Vladimir
27-08-2008, 19:53
seriye geçmesi oldukça zor bence demişlerki konsol %100 dana koltuklarda geyik bu kadar lüks olucaktı madem neden premium bi spor araba dizayn etmemişler araç dışarıdan çok berbet görünüyor ya bunları geçtim spor araba diyorlar sportiflikten eser yok almanyada piyasaya yeni çıkan Artega GT yi bi incelesinler nasıl spor araba üretiliyor yani amatör bi girişimci üretti Artega GTyi neyse ne yazsak boş trde çok zor

TuorAncalime
27-08-2008, 20:02
seriye geçmesi oldukça zor bence demişlerki konsol %100 dana koltuklarda geyik bu kadar lüks olucaktı madem neden premium bi spor araba dizayn etmemişler araç dışarıdan çok berbet görünüyor ya bunları geçtim spor araba diyorlar sportiflikten eser yok almanyada piyasaya yeni çıkan Artega GT yi bi incelesinler nasıl spor araba üretiliyor yani amatör bi girişimci üretti Artega GTyi neyse ne yazsak boş trde çok zor

Yinede şamil'den iyi valla :) bilmiyorum Şamil'i gördünmü? Bende beğendiğimi söyleyemem ama adamlar çalışmış o kadar Türk tasarımcımız var gidip böyle bi tasarım bulmuşlar özgün değil araç bi kere. Nissan'dan esinlenerek çizildiği belli. Motor o kasaya (1420kg boş agırlık sanırım) ufak bence. Seri üretime geçsede çok satılıcağını zannetmiyorum sayılı olur. İranlıların Samand bile daha orjinal fuarda baktım dün adamlar kendi çaplarında iyi iş başarmış

Vladimir
27-08-2008, 20:09
Şamili görmemmi adamın biri meraktan yapmış yapmış ama sadece dış kabuk oda kilden bide göstermelik jant okadar otomobil üretmek kolay iş değil bende düşünüyorum üretmeyi ama hiçbirşey kolay değil kolay elde edilmiyor kolay kazanılmıyor
http://www.opelim.net/forums/showthread.php?t=30668&highlight=dizayn+maceramda
incele üstteki benim altta verdiğimde umut abimin tasarımları
http://www.opelim.net/forums/showthread.php?t=30788&highlight=tasar%FDmlar%FDm

TuorAncalime
27-08-2008, 20:27
Valla çizimler gerçekten hoş inşallah bu çizimleri yollarda görürüz bi gün çağın ilerisinde çizimler harika hatta.
Çok zor bi iş hakkaten umarım aklı başında biri çıkarda olabilicek bi projeyle. Yerli üretim bi aracımız olur

burock2000
27-08-2008, 20:28
Bu arada yanlış bir fikri düzeltmek istedim. Hiçbir otomobil firması en küçük civatasına kadar kendi üretmez. Belli başlı ana parçalar vardır, üretir bazı sistemleri ürettirir. Hatta bazı kendi yaptığı parçaları belirli kalite sistemleri dahilinde alt yüklenicilere ürettirir.

Örneğin; Man firmasının otobüsleri var ve Ankara'da havaalanı yolunda fabrikası. Belki aranızda gören olmuştur. Burası otobüslerin, kamyonların şaselerini kendi tezgahlarının haricinde çoğunlukla sincandaki bir imalat fabrikasına veriyor. Tek başına hiçbir fabrika yeterli kalmaz. BMW bile ön konsoldaki bir çok aksamı tedarikçilerine yaptırıyor ama tabi belirli kalite standartları dahilinde kalite kontrolden geçirip onaylayıp teslim alıyor. O yüzden en ufak parçasına kadar kendimizin ürettiği bir otomobil çok zor. Ancak üretimdeki belirli parçaları kendi fabrikası ve alt yükleniciler ile paylaşan bir fabrika olursa olur.

Bunun yanında yapacak teknolojimiz yok diyenlerin ve öööyle bildiğiyle oturup kalanlar zaten bu ülkeyi sanayi alanında ileri götüremezler. Teknolojimiz var. İnanın var. Bilmediğiniz ne üretim teknolojilerimiz var saymakla bitmez. Sadece paramız yok, yatırım yapacak risk alacak yöneticiler yok.

Kendi uçağımızı yapıyoruz da kendi otomobilimizi neden yapamayalım sizce ?

TuorAncalime
27-08-2008, 20:30
Katılıyorum şu an kendi Opellerimizde elektirik aksamı Delphi en azından benimkinde:)

Vladimir
27-08-2008, 20:41
corsa d nin harnessları trde üretilmiyorki

TuorAncalime
27-08-2008, 20:42
valla o kadarını bilemem daha detaylı inceleyemedim ama kaputu açtım görebildiğim roleler akü kablolar vs. hepsinin üstünde delphi yazıyodu

atomkarinca
27-08-2008, 20:47
Acaba kendi markamızla ne üretiyoruz ?
Adı Türk Sanı Türk kaç markamız var dünyaya taşıdığımız ?

burock2000
27-08-2008, 20:53
oktay buzdolapları vardı :D

Vladimir
27-08-2008, 21:08
valla o kadarını bilemem daha detaylı inceleyemedim ama kaputu açtım görebildiğim roleler akü kablolar vs. hepsinin üstünde delphi yazıyodu
delphi 265 ülkede fabrika sahibi bi firma 9 ay kadar izmir fabrikasında çalıştım iyi biliyorum içerisi bnm corsada da Avusturya üretimi yazıyor.

iason
27-08-2008, 22:32
Dünyaca ünlü Türk firmaları..
Mavi Jeans.. Reklamları mübalağa değil, NY'da 5th Avenue'da eşşek kadar reklamını görünce insan gururlanıyor.
Beko.. Tüm dünyaya satılan, Arçelik'in ihracat markası.. Hiç mi denk gelmediniz Premiere League maçlarında reklam panolarında.
Aksa.. Jeneratör olan değil.. Akrilik Kimya Sanayii.. Tek çatı altında dünyanın en büyük akrilik elyaf üreticisi.. Şu anda dünyanın 3. karbon elyaf (formula 1 arabalarının yapımında kullanılan, aluminyumdan kat kat daha hafif ama kat kat daha dayanıklı bir kompozit malzeme) üreticisi..
Vestel.. Avrupa'nın tek LCD panel üreticisi Manisa'da..
Prag'ın banliyösündeki bir otelin yanındaki ufak markette, her ne kadar sevmesem de, Ülker Negro satıldığını görmek gururunu okşuyor insanın..

Bunlar ilk aklıma gelen markalar.. Hepsi özbeöz Türk markaları, hepsi de dünyaya yayılmış durumdalar.. Yığınla da üretici firma tanıyorum, henüz iç piyasaya fatura kesmemiş, sadece ihracat çalışan..(sac presciler, pneumatikciler vs..)

Yanisi şu, dünyaya açılmış markalarımız yok değil, var, bunları başaracak insan gücüne de, teknolojiye de, zekaya da, mühendisliği de sahibiz.

He peki, her şey var da neden kendi otomobilimiz yok..? Çünkü gerek yok..

Daha önce de yazmıştım, Türkiye tarım devrimini tamamlayamadan sanayi devrimini yapmaya çalıştığından endüstiyelleşmemiz geç oldu. Bugünün kalbur üstü otomobil firmaları 2 yüzyıl önce kuruldu.. Kaldı ki kendi otomobilini üretme lüksüne sahip olmayan tek ülke biz değiliz. Kanada, ki G8 üyesidir, üretmiyor kendi otomobilini. AB'nin 25 üyesi var, bu üyelerden 7 tanesi kendi otomobilini üretiyor; Almanya, Fransa, İngiltere, İsveç, İtalya, İspanya ve Çek cumhuriyeti; ki VW güdümündeki son iki tanesinin ne kadar kendi otomobillerini ürettikleri tartışmalıdır bence.. Geri kalan ve aralarında Danimarka, Hollanda, Finlandiya gibi endüstriyelleşmiş ülkelerin de 18 ülkenin kendi otomobili yok.. Zaten gerek de yok..

TR'nin oturmuş bir üretim potansiyeli var ve bu potansiyeli dünya markalarıyla da kullanıyor (Fiat, Renault, Hyundai, Honda, Ford, Toyota) üstelik bazı modellerin üretim üssü de Türkiye'de.. Bence başlı başına ciddi bir üretim teknolojisine sahip olmaktır bu. İlla kendi markalarımızla dünyaya açılacağız diye birşey yok. Üzerinde Made in Turkey yazan her ürün ülkemin bir onurudur benim için..

emrastra
28-08-2008, 09:00
bizim aracımız üretildi fakat sağolsun (gerçi şimdi öldü)başbakanımız arabanın üretimini onaylamadı neden?devrim aracını üreten mühendisler trende araba gelirken herhangi bir olay çıkmasın diye belli miktarda benzin koymuşlar,neyse tren gelmiş başbakanın önüne arabayı indirmişler o sırada heyecandan benzin koymayı unutmuşlar başbakan 100m gittikten sonra araba iteklemeye başlamış ve durmuş ,başbakan orada sadece bir söz "Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk"ne dedilerse kabul etmemiş...çok acıklı bir hikaye
DEVRİMi üreten mühendislerden biri sağ ve iki sene önce ntv ye konuşmuştu adam gözyaşları içinde anlattı benim de içim gitti adamlar chevroletin 6 silindirini 4 silindire indirmişler ,kadranı türkçe yapmışlar yani bunlar anlatılmaz yaşanır çok kötü bir hikaye:(:(:(
http://img375.imageshack.us/img375/1764/devrimotomobilijm8.jpg

UMUT
28-08-2008, 09:11
Dünyaca ünlü Türk firmaları..
Mavi Jeans.. Reklamları mübalağa değil, NY'da 5th Avenue'da eşşek kadar reklamını görünce insan gururlanıyor.
Beko.. Tüm dünyaya satılan, Arçelik'in ihracat markası.. Hiç mi denk gelmediniz Premiere League maçlarında reklam panolarında.
Aksa.. Jeneratör olan değil.. Akrilik Kimya Sanayii.. Tek çatı altında dünyanın en büyük akrilik elyaf üreticisi.. Şu anda dünyanın 3. karbon elyaf (formula 1 arabalarının yapımında kullanılan, aluminyumdan kat kat daha hafif ama kat kat daha dayanıklı bir kompozit malzeme) üreticisi..
Vestel.. Avrupa'nın tek LCD panel üreticisi Manisa'da..
Prag'ın banliyösündeki bir otelin yanındaki ufak markette, her ne kadar sevmesem de, Ülker Negro satıldığını görmek gururunu okşuyor insanın..

Bunlar ilk aklıma gelen markalar.. Hepsi özbeöz Türk markaları, hepsi de dünyaya yayılmış durumdalar.. Yığınla da üretici firma tanıyorum, henüz iç piyasaya fatura kesmemiş, sadece ihracat çalışan..(sac presciler, pneumatikciler vs..)

Yanisi şu, dünyaya açılmış markalarımız yok değil, var, bunları başaracak insan gücüne de, teknolojiye de, zekaya da, mühendisliği de sahibiz.

He peki, her şey var da neden kendi otomobilimiz yok..? Çünkü gerek yok..

Daha önce de yazmıştım, Türkiye tarım devrimini tamamlayamadan sanayi devrimini yapmaya çalıştığından endüstiyelleşmemiz geç oldu. Bugünün kalbur üstü otomobil firmaları 2 yüzyıl önce kuruldu.. Kaldı ki kendi otomobilini üretme lüksüne sahip olmayan tek ülke biz değiliz. Kanada, ki G8 üyesidir, üretmiyor kendi otomobilini. AB'nin 25 üyesi var, bu üyelerden 7 tanesi kendi otomobilini üretiyor; Almanya, Fransa, İngiltere, İsveç, İtalya, İspanya ve Çek cumhuriyeti; ki VW güdümündeki son iki tanesinin ne kadar kendi otomobillerini ürettikleri tartışmalıdır bence.. Geri kalan ve aralarında Danimarka, Hollanda, Finlandiya gibi endüstriyelleşmiş ülkelerin de 18 ülkenin kendi otomobili yok.. Zaten gerek de yok..

TR'nin oturmuş bir üretim potansiyeli var ve bu potansiyeli dünya markalarıyla da kullanıyor (Fiat, Renault, Hyundai, Honda, Ford, Toyota) üstelik bazı modellerin üretim üssü de Türkiye'de.. Bence başlı başına ciddi bir üretim teknolojisine sahip olmaktır bu. İlla kendi markalarımızla dünyaya açılacağız diye birşey yok. Üzerinde Made in Turkey yazan her ürün ülkemin bir onurudur benim için..

:good::good:

benim açıklama yapmama gerek kalmamış , bişey yazmaya gerek yok :)

gdonmez77
28-08-2008, 16:02
Birde dünyada üretim tekelini elimizde tutabileceğimiz mallara önem versek tam süper olacak kanımca :D
Bor rezervlerini üretime dönüştürsek, altın madenlerimizi kanadalı Eldorado şirketi yerine türk şirketleri işletse ve çıkarıp istanbul altın borsasında satılsa, dışardan doğalgaz alıp onunla elektrik üreteceğimize, hidroelektrik santrallerimizi tam kapasite çalıştırıp, fazla üretimimizi ihrac etsek. Akarsularımızdan denize dökülen tatlı suyumuzu dünyadaki su fakiri (ancak petrol zengini) ülkelere petrol karşılığı satsak.

Çok şeymi istiyorum sizce ;)

punisher
28-08-2008, 16:05
Birde dünyada üretim tekelini elimizde tutabileceğimiz mallara önem versek tam süper olacak kanımca :D
Bor rezervlerini üretime dönüştürsek, altın madenlerimizi kanadalı Eldorado şirketi yerine türk şirketleri işletse ve çıkarıp istanbul altın borsasında satılsa, dışardan doğalgaz alıp onunla elektrik üreteceğimize, hidroelektrik santrallerimizi tam kapasite çalıştırıp, fazla üretimimizi ihrac etsek. Akarsularımızdan denize dökülen tatlı suyumuzu dünyadaki su fakiri (ancak petrol zengini) ülkelere petrol karşılığı satsak.

Çok şeymi istiyorum sizce ;)
:alkis::alkis::alkis::good::good::good:

Vladimir
28-08-2008, 16:20
Birde dünyada üretim tekelini elimizde tutabileceğimiz mallara önem versek tam süper olacak kanımca :D
Bor rezervlerini üretime dönüştürsek, altın madenlerimizi kanadalı Eldorado şirketi yerine türk şirketleri işletse ve çıkarıp istanbul altın borsasında satılsa, dışardan doğalgaz alıp onunla elektrik üreteceğimize, hidroelektrik santrallerimizi tam kapasite çalıştırıp, fazla üretimimizi ihrac etsek. Akarsularımızdan denize dökülen tatlı suyumuzu dünyadaki su fakiri (ancak petrol zengini) ülkelere petrol karşılığı satsak.

Çok şeymi istiyorum sizce ;)
dediklerinize son kelimesine kadar katılıyorum :alkis::alkis::alkis:

gh912
28-08-2008, 16:39
bizim aracımız üretildi fakat sağolsun (gerçi şimdi öldü)başbakanımız arabanın üretimini onaylamadı neden?devrim aracını üreten mühendisler trende araba gelirken herhangi bir olay çıkmasın diye belli miktarda benzin koymuşlar,neyse tren gelmiş başbakanın önüne arabayı indirmişler o sırada heyecandan benzin koymayı unutmuşlar başbakan 100m gittikten sonra araba iteklemeye başlamış ve durmuş ,başbakan orada sadece bir söz "Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk"ne dedilerse kabul etmemiş...çok acıklı bir hikaye
DEVRİMi üreten mühendislerden biri sağ ve iki sene önce ntv ye konuşmuştu adam gözyaşları içinde anlattı benim de içim gitti adamlar chevroletin 6 silindirini 4 silindire indirmişler ,kadranı türkçe yapmışlar yani bunlar anlatılmaz yaşanır çok kötü bir hikaye:(:(:(
http://img375.imageshack.us/img375/1764/devrimotomobilijm8.jpg
devrim hala calısıyor bu arada.ntv de göstermişlerdi tek marsta calısmıstı araba

TuorAncalime
28-08-2008, 18:32
valla helal olsun zamanında o günkü şartlara göre anlayabildiğim kadarıyla baya kaliteli bi otomobil üretilmiş. Sonuç? Hüsran:( Bugün çok farklı yerlerde olabilirdik o gün o kararlar verilmese

Vladimir
28-08-2008, 18:42
kesinlikle haklısın

punisher
29-08-2008, 00:23
kimmiş ozaman başbakan.yenilikci değilmiş demekki Cumhuriyete yakışmamış davranışı:(

BAYBARS
29-08-2008, 00:44
Eğer duyduklarım doğru ise TOFAŞ, Doğan veya Şahin in yeni modellerini çıkaracakmış....İNşallah...

gdonmez77
29-08-2008, 10:04
efsane devam edecek yani :D hadi hayırlısı

punisher
29-08-2008, 11:40
Doğan görünümlü faça şahincilerin gözü aydın ozaman.tofaş fiat yeni modellerini satamayınca şimdi doğan klasik, doğan s klasik,doğan sl klasik, doğan slx klasik, doğan s lpg li klasik, doğan s lpg siz klasik (alfabetik sıraya göre uzar gider:D) çıkarır sanırım.:D:D:D

TuorAncalime
29-08-2008, 11:43
:D:D O zaman tüm taksiler yine Tofaşa döner yakında:D Allahtan reno hyundai Dacia fln olmustu he hatta izmirde Mercedes bile var bi tane E200 jantlı falan kıyak makine:D Fazla süremicek demekki:D

BAYBARS
29-08-2008, 11:54
İnşalah çıkarırlar. Lineayıda Tofaş adı altında çıkacak diye bekliyorduk ama olmadı:(

TuorAncalime
29-08-2008, 12:02
valla bende duymuştum öyle bişeyler ama çıkmadı aslında çıksa çok güzel olurdu

gdonmez77
30-08-2008, 09:57
:D:D O zaman tüm taksiler yine Tofaşa döner yakında:D Allahtan reno hyundai Dacia fln olmustu he hatta izmirde Mercedes bile var bi tane E200 jantlı falan kıyak makine:D Fazla süremicek demekki:D

hatta izmir de hatay da bi durakta zafira bile var taksi. Adam 2. el almış lpg li 1.6 motor. Hayatından çok memnun. Müşteri geniş diye onu tercih ediyormuş, hatta çoğu zaman o da efes in oralarda sıraya giriyor.

pexmanq
30-08-2008, 15:37
kendi aracımızı uretmeye bence coookk ama hemde cok var..bırakın kendı aracımızı uretmeyi su anda turkıye hicbisi uretmıyo...uygulanan politiklarla sanyıcı kacıyo tarım bitti cıftcı ekmıyo ekende bioyakıt ıcın kullanıyo tekstilci mısıra rusyaya kacıyor cinden bahsetmeye gerek yok zaten..herseyi ithal eder durumdayız mısırı bugdayi bile..araba ıthal etmısızde nolmus..turkıye yakında saglam bi şepeşille yıyecek ama cok gec olacak

iason
03-09-2008, 11:20
Öncelikle.. Tofaş diye üretici bir firma artık yok. Bursa'daki fabrika tamamen İtalyanların yönetimi altında çalışan bir FIAT fabrikası.. Tofaş işin satış pazarlama tarafında daha etkin..

Bu fabrikanın üreteceği Doğanlar, Şahinler vs.'ler türk otomobili değildir, düpedüz Fiat Regatta'dır. Kendi "Türk" arabamız falan değildir anlayacağınız.. Yıllarca Fiat lisansı ile üretilmiş otomobillerdi, artık fiat lisansıyla değil, direkt Fiat ismiyle üretiliyorlar.

Fiat'ın bu arabaları üretmesi safsatadır, büyük ihtimalle gerçekleşmeyecektir zira bu otomobillerin üretildiği üretim bantları çoktan tarih oldu, şu an yerlerine yapılmış daha modern üretim bantları var ve kalkıp bu bantları tekrar değiştirerek katma değeri olmayacak olan ucuz kuş serileri üretmeye başlamaz Fiat. Hiç ihtimal vermiyorum ama keza olursa bile, bu araçlar TR piyasasına değil, bizdekinden çok daha uzun yıllar satıldığı ve piyasası olan Ortadoğu ve bazı Afrika pazarlarına satılır.

UMUT
03-09-2008, 11:34
tofaş arge deki arkadaşlarımın verdiği bilgilere göre yeni kuş serisi gibi bir çalışma söz konusu değildir..

turkerrr
03-09-2008, 12:12
arabadan önce üretilmesi gerekn o kadar çok şey var ki bence araba sırada bekleyebilir ama amatör üreticilere izin verilmesi biraz destek olunması güzel olur..


örneğin ariel atom gibi bir araba türkiyede neden üretilmesin kendi garajında üretirsin el yapımı en çok istediğim şeydir parayı vurursam ilk işim olucak :D yurtdışında adı sanı duyulmamış az sayıda araba üretip satan üretici azımsanmayacak kadarr çok...

punisher
03-09-2008, 13:29
bence bu kuş serisini modernize edilmiş kasalarla ve ufak tefek güvenlik eklemeleriyle yeniden üretseler yani eski kasayı değilde yeniden dizayn edilmiş işeyi adı doğan kartal şahin diye pazarlasalar yine psikolojik olarak patlama yapar.bizim milletimiz için fiat tarafından tofaş tarafından alman yada amerikan olması farketmez.adı doğan,şahin olsun kapış kapış gider.benim kuzenimde 1994 model slx var halen ona biniyor.sıfır km almıştı.bunun üzerine araç tanımam diyorr.valla sorun yaşamadanda biniyor.araba çalındı 1 ay sonra bulundu yinede vazgeçmedi:D seven seviyo.kargaya yawrusu kartal gelirmiş arkadaşlar saygılar.