Kunteper Canavarı
02-08-2006, 13:58
GAZETECİ VEDAT YENERER'İN YAZISI.....
>>>>>
>>>>>Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz ?!..
>>>>>Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu
>>>>>verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını yazmıştım. Yazı
>>>>>sonrasında Silopide madencilik yapan Beşir Yılmaz aradı.
>>>>>Yazacaklarımı lütfen iyi okuyun!... Beşir Yılmaz telefonda
>>>>>"Vedat bey, gelin Silopi' de Cudi eteklerine sizi götüreyim de
>>>>>petrolü kendi gözünüzle görün!.."diyerek feryat ediyordu. "Nasıl
>>>>>yani!.." diye sorduğumda anlatmaya başladı.. "Biz aileden
>>>>>madenciyiz.Irak sınırında yaklaşık 300 km ya da bir başka
>>>>>deyişle yaklaşık 150 milyon ton asfaltit madeni buldum.. Bu
>>>>>madeni bir süre resmi olarak işlettikten sonra devlet 1978
>>>>>yılında kamulaştırıyoruz" diyerek el koydu. Rezervin de 50
>>>>>milyon ton olduğu iddia edildi.Madem asfaltit rezervi az, neden
>>>>>el koyuyorsunuz. Dünyanın neresine giderseniz gidin
>>>>>asfaltit maddesi bulunan her yerin altında petrol vardır.Silopi
>>>>>'nin altı da petrol denizidir.Yaz aylarında etraftaki ocaklardan
>>>>>resmen petrol akar ve Hezil çayına karışır. Gelin görün! Sadece
>>>>>petrol değil, burada çok zengin uranyum Ve nikel madeni de var"
>>>>>Nereden biliyorsunuz? "Türkiye'deki analizlere güvenmediğim için
>>>>>madenin her tarafından örnekler alarak Almanya'ya bizzat
>>>>>götürdüm ve analiz yaptırdım. Raporları gönderdim size (
>>>>>Sonuçlar elimde Yatağan ve Tunçbilek''egöre ikimisli rakamlar
>>>>>var) dünyanın en önemli uranyum madenlerinden birisi buradadır
>>>>>ve aktif haldedir.." Beşir Yılmaz'ın anlatacak o kadar çok şeyi
>>>>>var ki makineli tüfek gibi art arda sıralıyor. Ben de zaman
>>>>>zaman araya girip soru soruyorum-Petrol olduğunu nereden
>>>>>biliyorsunuz? "Bu bölgede
>>>>>İngilizler 1967-87de petrol aramışlar.Açılan kuyulardan
>>>>>gökyüzüne doğru 100 metre kadar petrol fışkırmış.Ardından
>>>>>kapatmışlar ve betonlamışlar. Benim madenimin yanında da bu
>>>>>kuyudan var ve vanasını gelin birlikte açalım eğer beton ve civa
>>>>>basıp tıkamadılarsa bakalım ne kadar petrol fışkıracak. Dönemin
>>>>>köylüleri arasında hâlâ yaşayan görgü tanıkları var ve petrolün
>>>>>100 metre kadar fışkırdığını görenler var. "Beşir Yılmaz
>>>>>konuştukça pür dikkat dinlemeye devam ediyorum.." Vedat bey,
>>>>>asfaltit maddesi olan her yerde petrol vardır. Eğer petrol yoksa
>>>>>bana neden petrol çıkartma ruhsatı vermiyorlar? Musul ve Kerkük'
>>>>>ün rakımı 80-100 metre civarındadır.Cudi Dağı'ndaki petrolümüz
>>>>>resmen Irak'a doğru akıyor ve başta İngilizler ve ABD bunu
>>>>>biliyor.." Beşir Yılmaz bugünlerde Silopi' ye bile zor gider
>>>>>hale
>>>>>gelmiş. Devlet kamulaştırılacak diye el koyduğu madeni şimdi
>>>>>Turgay Ciner 'in sahibi olduğu Park Holding'e devretmiş. Durum
>>>>>böyle olunca, Yılmaz da dava üstüne dava açmış ve yürütmeyi
>>>>>durdurma kararı aldırmış. Eğer tekrar el konulursa AİHM''ye
>>>>>başvuracakmış. Kısacası madeninin peşini bırakmıyor ama artık
>>>>>bölgedeki aşiret ağaları da onun peşini bırakmaz hale
>>>>>getirilmiş.. Bütün dava tutanakları elimde okudukça dehşete
>>>>>kapılıyorum. Şimdi sıkı durun... Beşir Yılmaz Başbakan Tayyip
>>>>>Erdoğan' a bu durum üzerine başvurmuş ve dilekçe vermiş
>>>>>dilekçede aynen şöyle yazıyor.. "Bürokrasi ve çeteler milletin
>>>>>hak ve hukukunu aramaktan bezdirmiştir. Televizyonda ve
>>>>>basındaki konuşmalarınızda "hortumcu çetelerin ve bürokrasinin
>>>>>üstüne gidilecektir" diyorsunuz Millet buna çok seviniyor.. 25
>>>>>yıldır gasp edilen madenimiz çete ve bürokratların,
>>>>>anayasa, kanunlar ve insan hakları hiçe sayılarak ihale yolu ile
>>>>>peşkeş çekiliyor.Allah'a ve sizin yüksek adaletinize
>>>>>sığınıyorum." Beşir Yılmaz devlet tarafından el konulan
>>>>>mallarını ve bunun karşılığında devletin verdiği parayı yazıya
>>>>>eklemiş..
>>>>>1- 35 km yol yaptım.
>>>>>2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var.
>>>>>3- 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış.
>>>>>4- Mazot tankları.
>>>>>5- Dinamit ambarı.
>>>>>6- Kantar ve kantar binası. Resmi olarak bana ait olan ve
>>>>>vergisini ödediği madenimde Bugüne kadar yaptığım işler vehalen
>>>>>bulunan demirbaş ve çıkarılmış maden içinde 5.800.800 TL. (Buna
>>>>>resmen gasp ve devlet terörü denir!) Beşir Yılmaz Başbakan
>>>>>Erdoğan'a yazdığı dilekçede devam ediyor.
>>>>>
>>>>>"Bu para halen bankada duruyor. Buna rağmen Türkiye Kömür
>>>>>İşletmeleri ihaleyi adamlarına ve hortumculara peşkeş çekiyor"
>>>>>Beşir Yılmaz' ın bu başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne kadar
>>>>>cevap vermemiş. Beşir Yılmaz'dan al ve ABD bağlantılı şirketlere
>>>>>ver. Uranyum konusu da bir başka skandal. Güneydoğu resmen
>>>>>petrol denizi üzerinde ve Türkiye ABD Firmalarının peşinde "bize
>>>>>petrol bul" diye yalvarıyor... İddialar devam ediyor:.6
>>>>>mühendisin kafaları kesildi.
>>>>>
>>>>>TPİK diye Türkiye Petrolleri'nin kurduğu bir kurum yurt dışına
>>>>>petrol arama işlerine giriyor ve bugüne kadar milyar dolar zarar
>>>>>ediyor. Beşir Yılmaz diyor ki: "Kimin hain kimin işbirlikçi
>>>>>olduğunu anlamak çok kolay! Eğer bölgede petrol yok ise neden
>>>>>bana petrol çıkartma ruhsatı verilmiyor. Ruhsat verin 800
>>>>>metreden petrolü çıkartmazsam ben bu ülkeyi terk ederim. MTA
>>>>>yıllar önce sondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve ardından
>>>>>delici aletin ucu kırıldığı için sondaja son verildi.Herkes
>>>>>bilir sudan sonra petrol gelir. Biz yerli teknoloji ile 1200
>>>>>metreye kadar sondaj yapabiliriz kimseye ihtiyacımız yok. İzni
>>>>>versinler siz görün petrol nasıl fışkıracak..
>>>>>
>>>>>" Bu görüşmemizden bir gün sonra Beşir Yılmaz tekrar aradı ve
>>>>>Soma'da görevli bir mühendis ile görüşmemi isteyerek telefon
>>>>>numarasını verdi. Adını burada yazmak istemiyor.Mühendis ile
>>>>>görüşmemde daha da çarpıcı gerçekler çıktı ortaya.Altı ay kadar
>>>>>önce Cudi dağları eteklerinde bulanan 6 insan iskeletinin ne
>>>>>olduğunu bilip bilmediğimi sordu. Ben de "bilmiyorum" dedim.
>>>>>Mühendis ekledi "Bu iskeletler 18 Yıl önce Cudi Dağı'nda
>>>>>kaybolan 6 Türk petrol mühendisinin iskeletleri. Kafaları
>>>>>kesilerek öldürülmüş.." Dondum kaldım. Ne diyeyim.Kendisi de
>>>>>mühendis olduğu için yalan söylemiyordur diye düşündüm..Ardından
>>>>>devam etti.. "Vedat bey Türkiye maden bakımından dünyanın en
>>>>>zengin ülkesi. Siz Ödemiş yakınlarındaki Bozdağ'ın dünyanın en
>>>>>büyük altın rezervi olan dağlarından biri olduğunubiliyor
>>>>>musunuz?
>>>>>
>>>>>Ama bu madenleri kimse çıkaramaz. Hatta bu konunun üzerine giden
>>>>>gazeteciler öldürüldü. Uğur Mumcu ve Çetin Emeç'in öldürülmeden
>>>>>kısa bir süre önce bu madenler üzerine gittiğini biliyorsunuz
>>>>>her halde..." İlgiyle dinledim. O kadar çarpıcı şeyler anlattı
>>>>>ki, yazmaya sayfalar yetmez.İddiaların hepsinin belgeli olduğunu
>>>>>söyleyen bu mühendis,gazete ve televizyon kanallarında hiçbir
>>>>>gazetecinin bu yönde bir haber yapamadığını ve milletin resmen
>>>>>uyutulduğunu örneklerle anlattı. Beşir Yılmaz'a son sözüm " Bana
>>>>>anlattıklarınızı Genelkurmay''a anlatınız mı?" oldu. Aldığım
>>>>>cevap da aynen şöyle..
>>>>>
>>>>>" Vedat bey her şeyi belgeleriyle birlikte bir kaç kez askeri
>>>>>büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa boyu ilerleme
>>>>>kaydedemedik!".. Ne diyeyim, bu milleti korumaya yemin etmiş
>>>>>olanlar utansın!.. Son sözüm: "ABve ABD , PKK''yı boşu boşuna
>>>>>özellikle bu bölgede güçlendirip milletin başına bela etmedi.
>>>>>Bölgeye gelecek barış ortamı Türkiye''yi ekonomik olarak
>>>>>uçuracak gelişmelere gebedir!.."
>>>>>
>>>>>Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz ?!..
>>>>>Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu
>>>>>verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını yazmıştım. Yazı
>>>>>sonrasında Silopide madencilik yapan Beşir Yılmaz aradı.
>>>>>Yazacaklarımı lütfen iyi okuyun!... Beşir Yılmaz telefonda
>>>>>"Vedat bey, gelin Silopi' de Cudi eteklerine sizi götüreyim de
>>>>>petrolü kendi gözünüzle görün!.."diyerek feryat ediyordu. "Nasıl
>>>>>yani!.." diye sorduğumda anlatmaya başladı.. "Biz aileden
>>>>>madenciyiz.Irak sınırında yaklaşık 300 km ya da bir başka
>>>>>deyişle yaklaşık 150 milyon ton asfaltit madeni buldum.. Bu
>>>>>madeni bir süre resmi olarak işlettikten sonra devlet 1978
>>>>>yılında kamulaştırıyoruz" diyerek el koydu. Rezervin de 50
>>>>>milyon ton olduğu iddia edildi.Madem asfaltit rezervi az, neden
>>>>>el koyuyorsunuz. Dünyanın neresine giderseniz gidin
>>>>>asfaltit maddesi bulunan her yerin altında petrol vardır.Silopi
>>>>>'nin altı da petrol denizidir.Yaz aylarında etraftaki ocaklardan
>>>>>resmen petrol akar ve Hezil çayına karışır. Gelin görün! Sadece
>>>>>petrol değil, burada çok zengin uranyum Ve nikel madeni de var"
>>>>>Nereden biliyorsunuz? "Türkiye'deki analizlere güvenmediğim için
>>>>>madenin her tarafından örnekler alarak Almanya'ya bizzat
>>>>>götürdüm ve analiz yaptırdım. Raporları gönderdim size (
>>>>>Sonuçlar elimde Yatağan ve Tunçbilek''egöre ikimisli rakamlar
>>>>>var) dünyanın en önemli uranyum madenlerinden birisi buradadır
>>>>>ve aktif haldedir.." Beşir Yılmaz'ın anlatacak o kadar çok şeyi
>>>>>var ki makineli tüfek gibi art arda sıralıyor. Ben de zaman
>>>>>zaman araya girip soru soruyorum-Petrol olduğunu nereden
>>>>>biliyorsunuz? "Bu bölgede
>>>>>İngilizler 1967-87de petrol aramışlar.Açılan kuyulardan
>>>>>gökyüzüne doğru 100 metre kadar petrol fışkırmış.Ardından
>>>>>kapatmışlar ve betonlamışlar. Benim madenimin yanında da bu
>>>>>kuyudan var ve vanasını gelin birlikte açalım eğer beton ve civa
>>>>>basıp tıkamadılarsa bakalım ne kadar petrol fışkıracak. Dönemin
>>>>>köylüleri arasında hâlâ yaşayan görgü tanıkları var ve petrolün
>>>>>100 metre kadar fışkırdığını görenler var. "Beşir Yılmaz
>>>>>konuştukça pür dikkat dinlemeye devam ediyorum.." Vedat bey,
>>>>>asfaltit maddesi olan her yerde petrol vardır. Eğer petrol yoksa
>>>>>bana neden petrol çıkartma ruhsatı vermiyorlar? Musul ve Kerkük'
>>>>>ün rakımı 80-100 metre civarındadır.Cudi Dağı'ndaki petrolümüz
>>>>>resmen Irak'a doğru akıyor ve başta İngilizler ve ABD bunu
>>>>>biliyor.." Beşir Yılmaz bugünlerde Silopi' ye bile zor gider
>>>>>hale
>>>>>gelmiş. Devlet kamulaştırılacak diye el koyduğu madeni şimdi
>>>>>Turgay Ciner 'in sahibi olduğu Park Holding'e devretmiş. Durum
>>>>>böyle olunca, Yılmaz da dava üstüne dava açmış ve yürütmeyi
>>>>>durdurma kararı aldırmış. Eğer tekrar el konulursa AİHM''ye
>>>>>başvuracakmış. Kısacası madeninin peşini bırakmıyor ama artık
>>>>>bölgedeki aşiret ağaları da onun peşini bırakmaz hale
>>>>>getirilmiş.. Bütün dava tutanakları elimde okudukça dehşete
>>>>>kapılıyorum. Şimdi sıkı durun... Beşir Yılmaz Başbakan Tayyip
>>>>>Erdoğan' a bu durum üzerine başvurmuş ve dilekçe vermiş
>>>>>dilekçede aynen şöyle yazıyor.. "Bürokrasi ve çeteler milletin
>>>>>hak ve hukukunu aramaktan bezdirmiştir. Televizyonda ve
>>>>>basındaki konuşmalarınızda "hortumcu çetelerin ve bürokrasinin
>>>>>üstüne gidilecektir" diyorsunuz Millet buna çok seviniyor.. 25
>>>>>yıldır gasp edilen madenimiz çete ve bürokratların,
>>>>>anayasa, kanunlar ve insan hakları hiçe sayılarak ihale yolu ile
>>>>>peşkeş çekiliyor.Allah'a ve sizin yüksek adaletinize
>>>>>sığınıyorum." Beşir Yılmaz devlet tarafından el konulan
>>>>>mallarını ve bunun karşılığında devletin verdiği parayı yazıya
>>>>>eklemiş..
>>>>>1- 35 km yol yaptım.
>>>>>2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var.
>>>>>3- 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış.
>>>>>4- Mazot tankları.
>>>>>5- Dinamit ambarı.
>>>>>6- Kantar ve kantar binası. Resmi olarak bana ait olan ve
>>>>>vergisini ödediği madenimde Bugüne kadar yaptığım işler vehalen
>>>>>bulunan demirbaş ve çıkarılmış maden içinde 5.800.800 TL. (Buna
>>>>>resmen gasp ve devlet terörü denir!) Beşir Yılmaz Başbakan
>>>>>Erdoğan'a yazdığı dilekçede devam ediyor.
>>>>>
>>>>>"Bu para halen bankada duruyor. Buna rağmen Türkiye Kömür
>>>>>İşletmeleri ihaleyi adamlarına ve hortumculara peşkeş çekiyor"
>>>>>Beşir Yılmaz' ın bu başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne kadar
>>>>>cevap vermemiş. Beşir Yılmaz'dan al ve ABD bağlantılı şirketlere
>>>>>ver. Uranyum konusu da bir başka skandal. Güneydoğu resmen
>>>>>petrol denizi üzerinde ve Türkiye ABD Firmalarının peşinde "bize
>>>>>petrol bul" diye yalvarıyor... İddialar devam ediyor:.6
>>>>>mühendisin kafaları kesildi.
>>>>>
>>>>>TPİK diye Türkiye Petrolleri'nin kurduğu bir kurum yurt dışına
>>>>>petrol arama işlerine giriyor ve bugüne kadar milyar dolar zarar
>>>>>ediyor. Beşir Yılmaz diyor ki: "Kimin hain kimin işbirlikçi
>>>>>olduğunu anlamak çok kolay! Eğer bölgede petrol yok ise neden
>>>>>bana petrol çıkartma ruhsatı verilmiyor. Ruhsat verin 800
>>>>>metreden petrolü çıkartmazsam ben bu ülkeyi terk ederim. MTA
>>>>>yıllar önce sondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve ardından
>>>>>delici aletin ucu kırıldığı için sondaja son verildi.Herkes
>>>>>bilir sudan sonra petrol gelir. Biz yerli teknoloji ile 1200
>>>>>metreye kadar sondaj yapabiliriz kimseye ihtiyacımız yok. İzni
>>>>>versinler siz görün petrol nasıl fışkıracak..
>>>>>
>>>>>" Bu görüşmemizden bir gün sonra Beşir Yılmaz tekrar aradı ve
>>>>>Soma'da görevli bir mühendis ile görüşmemi isteyerek telefon
>>>>>numarasını verdi. Adını burada yazmak istemiyor.Mühendis ile
>>>>>görüşmemde daha da çarpıcı gerçekler çıktı ortaya.Altı ay kadar
>>>>>önce Cudi dağları eteklerinde bulanan 6 insan iskeletinin ne
>>>>>olduğunu bilip bilmediğimi sordu. Ben de "bilmiyorum" dedim.
>>>>>Mühendis ekledi "Bu iskeletler 18 Yıl önce Cudi Dağı'nda
>>>>>kaybolan 6 Türk petrol mühendisinin iskeletleri. Kafaları
>>>>>kesilerek öldürülmüş.." Dondum kaldım. Ne diyeyim.Kendisi de
>>>>>mühendis olduğu için yalan söylemiyordur diye düşündüm..Ardından
>>>>>devam etti.. "Vedat bey Türkiye maden bakımından dünyanın en
>>>>>zengin ülkesi. Siz Ödemiş yakınlarındaki Bozdağ'ın dünyanın en
>>>>>büyük altın rezervi olan dağlarından biri olduğunubiliyor
>>>>>musunuz?
>>>>>
>>>>>Ama bu madenleri kimse çıkaramaz. Hatta bu konunun üzerine giden
>>>>>gazeteciler öldürüldü. Uğur Mumcu ve Çetin Emeç'in öldürülmeden
>>>>>kısa bir süre önce bu madenler üzerine gittiğini biliyorsunuz
>>>>>her halde..." İlgiyle dinledim. O kadar çarpıcı şeyler anlattı
>>>>>ki, yazmaya sayfalar yetmez.İddiaların hepsinin belgeli olduğunu
>>>>>söyleyen bu mühendis,gazete ve televizyon kanallarında hiçbir
>>>>>gazetecinin bu yönde bir haber yapamadığını ve milletin resmen
>>>>>uyutulduğunu örneklerle anlattı. Beşir Yılmaz'a son sözüm " Bana
>>>>>anlattıklarınızı Genelkurmay''a anlatınız mı?" oldu. Aldığım
>>>>>cevap da aynen şöyle..
>>>>>
>>>>>" Vedat bey her şeyi belgeleriyle birlikte bir kaç kez askeri
>>>>>büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa boyu ilerleme
>>>>>kaydedemedik!".. Ne diyeyim, bu milleti korumaya yemin etmiş
>>>>>olanlar utansın!.. Son sözüm: "ABve ABD , PKK''yı boşu boşuna
>>>>>özellikle bu bölgede güçlendirip milletin başına bela etmedi.
>>>>>Bölgeye gelecek barış ortamı Türkiye''yi ekonomik olarak
>>>>>uçuracak gelişmelere gebedir!.."